Arinç; 'Basörtüsünde beyaz sayfa açilsin'

Arinç; 'Basörtüsünde beyaz sayfa açilsin'.10551
  • Giriş : 15.11.2005 / 00:00:00

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bu öneriyi AIHM'ye götürmeyi düsünüyormusunuz?' seklindeki sorusuna cevap verdi.

Kendisinin dogrudan YÖK'e veya AIHM'ye bir teklif yapmadigini sadece basörtüsü sorununun degerlendirdigini ve bir çözüm önerisi getirdigini ifade eden Arinç, bu sözlerinin muhatabinin sadece Teziç degil bu konuya taraf olan herkes oldugunu, herkesin bu konuyu kendi vicdaninda degerlendirmesi gerektigini söyledi. Bazi kesimlerin 'türban geleneksel degildir, siyasi bir simgedir o yüzden okullarda yasak olmalidir' görüsünü savundugunu dile getiren arinç, "Bundan türban takilmayacaksa bas örtmek serbesttir anlami çikar. O yüzden hangi örtünmenin yasak hangisinin yasak olmadigini ayrintili olarak tarif edilmesi gerekir. Türban degil, siyasi simge degil ama bas nasil örtülecek onlari tarif etmemiz lazim." seklinde konustu.

Ne sartla olursa olsun basi örtmek yasaktir diyenlere söyleyecek sözünün olmadigini belirten Arinç, sadece türbani yasak görenleri dürüst olmaya ve soruna bir çözüm bulmaya davet etti. 'Ben basimi örtmek istiyorum ama, suç da islemek istemiyorum. Suç islemeden nasil basimi örtebilirim?' diyenlere yol gösterilmesi gerektigini ifade eden Arinç, "AIHM'nin kararindan sonra bu is bitmistir demekle is bitmiyor. Bir sorun varsa bunun çözümü için herkese görev düsüyor. Herkesin katkida bulunmasi gerekiyor. Herkesin pesin hükümlerden siyrilarak beyaz bir sayfa açmasi olaya dogrudan taraf olmak yerine toplumun huzuru insanlarimizin huzuru, barisi ve kardesligi için bir çözüm bulmaya mecburuz. Ben size soruyorum türbana siz siyasi simge diyorsunuz. Türban örtünme biçimlerinden biridir. Böyle bir kabul varsa bu Anayasa Mahkemesi'nin kararina girmis olabilir. Devletin tüm kurumlari bu konuda hassasiyet göstermis olabilir. Peki eyvallah. Türban olmasin da ne olsun? Ben bunu soruyorum. Herkesi dürüst olarak konuyu degerlendirmeye çagiriyorum. Dürüst olalim bu ise bir çözüm bulalim." seklinde konustu.

Kamusal alanla ilgili sinirlamalar konusunda görüslerini de açiklayan Bülent Arinç, Anayasa'da, kanunlarda, tüzük ve yönetmeliklerde kamusal alan tarifi olmadigini söyledi. Kamusal alan ile ilgili yasaklarin sadece belli yerler ile sinirli tutulmasinin yanlisligina isaret eden Arinç, "Eger birileri burasi bir kamusal alan diyorsa; hastane ve tapu kadastro daireleri ve belediye ve belediye otobüsü de kamusal alandir. Böyle düsünülürse o zaman Türkiye bir cezaevine dönüstürülmüs olur. Bu konuda kamu görevlileri ile kamudan hizmet alanlar arasinda bir ayrim yapilmasi lazim. Kamu görevlileri için bir kilik kiyafet yönetmeligi zaten var. 1983'ten beri bu yönetmelik uygulaniyor. Ama 70 milyon insan bir hizmet almak için kamu kurumundan içeri girdigi zaman bunlara kamu görevlisi olarak bakamayiz." dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious