Arınç’ın ‘demokrasi manifestosu’ gündeme oturdu

  • Giriş : 28.04.2006 / 00:00:00

Meclis Başkanı Bülent Arınç’ın 23 Nisan özel oturumunda yaptığı konuşma siyasetin ana gündemini oluşturdu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


‘Demokrasi manifestosu’ niteliğindeki açıklamalar iktidar partisi ile Anavatan’ın desteğini alırken, anamuhalefet partisi CHP ve 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in tepkisini çekti. Meclis Başkanı’nın özellikle Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’ne yönelik eleştirilerine hak veren AK Parti Grup Başkan Vekili Salih Kapusuz, ‘Arınç’ın tavrının tarafsızlığını gölgelediği’ yönündeki eleştirilere karşı çıktı. Kapusuz, Meclis Başkanı’nın TBMM çatısı altına kendi fikirlerini gündeme getirmesinin normal olduğunu söylerken, CHP Grup Başkan Vekili Ali Topuz’un Meclis Başkanı için yaptığı ‘Bülendinejad’ benzetmesi ile ‘PKK gibi çocukları kullanıyorlar’ eleştirisini ise ‘yakışıksız’ buldu. Kapusuz, “Elma ile armudu toplamak gibi garip değerlendirmeler yapılması üzücü. Demokrasi ve özgürlüklerin, ulusal egemenliğin yıldönümünde, Meclis Başkanı fikirlerini söylediğinde bu tür ithamlarla karşılaşıyorsa fevkalade yanlış olur. Meclis Başkanı düşüncesini söyledi diye böyle itham edilebilir mi¿ Ulusal egemenlik bayramında Meclis’e gelen çocuklarımızı terör örgütü PKK’nın kullandığı çocuklarla nasıl mukayese edersiniz.” diye konuştu.



Arınç’ın, düşüncelerini söylediği için bu şekilde itham edilmesinin doğru olmadığını kaydeden Kapusuz, tepkilerin demokrasi ve özgürlük alanında daha yapılacak çok iş olduğunu gösterdiğini belirtti. TBMM’nin her şeyin konuşulduğu bir platform olduğunu söyleyen Kapusuz, “Meclis’te konuşulmayacak da nerede konuşulacak¿ Bunun tarafsızlığını yitirmeyle alakası yok.” diye konuştu.



Arınç’a en net destek ise Anavatan lideri Erkan Mumcu’dan geldi. Türkiye’nin sivil ve demokratik bir Anayasa’ya ihtiyaç duyduğunu bildiren Mumcu, Arınç’a Anayasa değişiklikleri konusunda inisiyatif alma çağrısında bulundu: “Her ne kadar çok geç kalmış olsa da, özellikle iktidar partisinin bu konudaki isteksizliği ümidimizi kırıyor olsa da, Sayın Başkan’ın çıkışını bir fırsat olarak değerlendiriyoruz. Ve hiçbir şeyin sözde kalmaması için harekete geçilmesi gerektiğini söylüyoruz.”



Mumcu, laiklik konusunda AB anlayışına uygun bir tanım getirilmesinin, Türkiye için çıkış olacağını ifade ederken, Köşk tartışmalarının da cumhurbaşkanının kimliği sorunundan çıkarılıp, sistem ve kuvvetler ayrılığına uyumu bakımından ele alınması gerektiğini söyledi. Mumcu, şu değerlendirmeyi yaptı: “Meclis Başkanı’mızın ifade ettiği hususların neredeyse tamamına yakını doğrudur; ancak eksik hususlar vardır. Bu eksik hususların başında TBMM’nin anayasal görevi olan denetim işlevini yerine getirmekten aciz bırakılmış olması yatmaktadır. Parlamentolar hükümetleri etkili bir biçimde denetlemedikçe, Türkiye yolsuzluk, israf, kayırmacılık sorunlarıyla baş edemeyecektir. Konuyu sadece cumhurbaşkanlığı, laiklik ve rejim tartışmaları içinde tartışmak yerine, sistemin etkinliği ve verimliliği bağlamında ele almak gerekir.” Bakanlar Kurulu toplantısının ardından açıklama yapan Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek de Arınç’ın ‘kırmızı kitap’ eleştirisinde yadırganacak bir durum olmadığını söyledi. Çiçek, “Bu demokratik bir izah tarzıdır.” dedi.



Cengiz Çandar - Teşhis ve tespitleri doğru



Meclis Başkanı’nın teşhis ve tespitleri doğru. Anayasa demokratik değil, değişmesi gerekir. Demokratik bir ülkede ‘gizli anayasa’ ve ‘kırmızı kitap’ gibi tabirlerin kabul edilemeyeceği’ görüşüne katılıyorum. Ama sözlerine hayatiyet kazandırmaları kendilerinin yapması gereken işler. Baskıları kaldırsınlar. İktidar seçmene ‘ülkeyi yönetemiyorum’ diye şikayette bulunabilir mi¿ Arınç’ı Meclis Başkanı seçtiren parti büyük parlamento çalımıyla iktidarda. Başbakanlık ve Meclis Başkanlığı gibi sıfatlar durum tespiti ya da şikayet yerleri değil, uygulama yerleri. Doğru sözlerinin gereğini yapacak uygulamalara girsinler.



Mehmet Altan - AK Parti bunları niye yapmıyor¿



Bu laflar tabana giden laflar. İnsanların içini rahatlatıyor. Bunları söylüyorlar; ama yapmıyorlar. Ben bu siyasetçilerden şikayetçiyim. Meclis Başkanı’nın partisi AK Parti. Meclis’teki sayısı oldukça yüksek. Peki niye yapmıyorlar¿ Dolaylı olarak Başbakan’a mesaj veriyor diye düşündüm. Savcı harcanırken hiçbir şekilde kılını kıpırdatmıyor. HSYK kararları yargıya kapalı. Bunu düzeltmiyor. Bir taraftan bunları söylüyor. Bir taraftan antiterör yasası, bir taraftan da kurşun atan da yiyen de kutsaldır diyen başbakan düzeyinde Şemdinli sanıklarını kurtarmak için yasa tasarısı hazırlıyorlar.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious