Arınç'ın seçim yorumu

  • Giriş : 06.07.2006 / 00:00:00

TBMM Başkanı Bülent Arınç; 'Cumhurbaşkanlığı seçimi, kurtuluş savaşı değil' dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


TBMM Başkanı Bülent Arınç, herkesin Cumhurbaşkanı adayı beğenmeye başladığı, isim telaffuz etmeye başladığı, hedef gösterdiği, 'bu olmaz ama şu olabilir' dediği bir ortamın, Türkiye için sadece zihinleri meşgul etmeye yönelik bir siyaset çalışması olduğunu söyledi. Arınç, ''Cumhurbaşkanlığı seçimi, dünyanın sonu olan bir hadise değil. Bu bir Kurtuluş Savaşı falan da değil. Bu, birbirimizin gözlerini faltaşı gibi açacak bir konu da değil'' dedi.
22. Dönem 4. yasama yılının bitişi nedeniyle bir değerlendirme toplantısı düzenleyen TBMM Başkanı Bülent Arınç, bir gazetecinin Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili sorusunu cevapladı. Meclis'in 1 Ekimde 5. yasama yılına başlayacağını, Türkiye'nin 1980'den bu yana ilk kez 5. yasama yılını yaşayacağını ifade eden Arınç, "Halk iradesinin de istediği doğrultuda 5 yıllık bir yasama dönemi ilk defa gerçekleşmiş olacaktır. Bu büyük bir memnuniyettir. Bu halkımızın, milletvekillerimizin ve parlamentomuzun başarısı olacaktır" dedi.

5. yasama yılının yine olacağan bir yıl olacağını ancak Cumhurbaşkanı'nın görev süresinin dolmasıyla yapılacak cumhurbaşkanlığı seçiminin dikkatle takip edildiğini vurgulayan Bülent Arınç, bu konunun uzun bir süredir Türkiye'nin gündemine sokulmak ve üzerinde tartışma yapılmak istendiğini kaydetti. Arınç, bu tartışmaların bir kısmının iç politikaya yönelik olduğunu ve siyaset yapılmak istendiğini söyledi.

TBMM Başkanı Bülent Arınç, Cumhurbaşkanlığı gibi yetkileri çok bol ve güçlü bir konumda bulunan bir mevkiye kimin seçileceğinin tartışmasının yapıldığını, bunun normal karşılanabileceğini belirterek, şöyle konuştu: "Anayasa'da bir Cumhurbaşkanlığı makamı boşaldığında nasıl seçim yapılacağı, hangi ölçütlerde hangi şartları taşıyacağı, ne zaman kaç turda hangi şekilde bu seçimin yapılacağı çok açıkça yazılmıştır. Dolayısıyla bir makamın boşalmasına daha bir yıl gibi bir süre varken, bunun üzerinden spekülasyonlar yapmanın, bunun üzerinde iç politikaya yönelik siyaset üretmenin, kişisel kanaatimi söylüyorum; doğru olmadığını biliyorum. Bunu, bu konu sorulduğunda da bunları cevaplamaya çalıştım. Anayasa gereğince herkes üzerine düşeni yapacaktır ve parlamentomuz yeni bir Cumhurbaşkanını başarıyla seçecektir. O Cumhurbaşkanı da anayasamızın 101 ve 104. maddelerindeki özelliklere uygun bir kişi olacaktır.''

Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili Anayasa'da olmayan bazı yazılı konuların, Anayasa hükmüymüş gibi ortaya konulmasını yadırgadığımı ifade eden Bülent Arınç, "Yani eşinin giyimi böyle olursa ne olur veya böyle olmazsa ne olur? Şu partiden olursa, bu partiden olursa ne olur? Filan kişi olursa nasıl olur, olmazsa nasıl olur? Herkesin Cumhurbaşkanı adayı beğenmeye başladığı, isim telaffuz etmeye başladığı, hedef gösterdiği, 'bu olmaz ama şu olabilir' dediği bir ortamın Türkiye için sadece zihinleri meşgul etmeye yönelik bir siyaset çalışması olduğunu düşünüyorum. Ama bunun Türkiye'ye, Türk siyasetine, Türkiye'nin bütünlüğüne, Türkiye'nin huzuruna çok da katkı yapmadığına inanıyorum'' şeklinde konuştu.

Daha önce kendi adaylığı ile ilgili sorulara, ''Bu konu, bugünün konusu değildir. Bunu soracaksanız 2007 Nisanını bekleyeceksiniz. Kim öle kim kala... Daha bugünden o güne bir şey söylemek mümkün değil'' karşılığını verdiğini dile getiren Bülent Arınç, ''Bu, 'evet' anlamına gelir, 'hayır' anlamına gelir niyet okumaya da gerek yok'' dedi.

Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili olarak, ''Kim seçilir, nasıl seçilir, arkasındaki milletvekili desteği hangisinin daha çok olur? Bunlar, Mart, Nisan, Mayıs aylarında görülecek şeylerdir" diyen bülent Arınç, Ahmet Necdet Sezer'in Cumhurbaşkanı seçildiği oylamaları hatırlattı. 5 parti genel başkanının Sezer'in adaylığının altına imza atmasına rağmen Sezer'in 450 oyla seçilemediğini hatırlatan Arınç, şöyle konuştu: "Yani 5 parti genel başkanı altına imza koydu diye 450 oyla seçileceğini zannettiğimiz bir adayın sonunda 3 veya 4. turda daha az bir oyla seçilmesi mümkündür. Buradan şunu söylemek istiyorum; adaylar ortaya çıkar, partiler bir çalışma yapar, partilerin genel başkanları arasında görüşme olur, sivil toplum dinlenebilir, gazeteciler dinlenebilir, kamuoyu önderleri dinlenebilir. Nihayet seçilecek kişi Cumhurbaşkanıdır ama bütün bunların ötesinde seçecek olan da TBMM'dir. Sonunda milletvekilleri, adaylar arasından en yakışanını, en doğru bulduğunu oylarıyla göstermiş olacaktır."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious