Arınç'tan fıkralı yanıt

  • Giriş : 14.11.2006 / 00:00:00

Meclis'e silah sokan milletvekilinin ismini vermekten ısrarla kaçınan TBMM Başkanı Bülent Arınç, olayın kınanacak ve etik dışı bir davranış olduğunu kaydetti

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


TBMM'de açılan "Gökkubbe Altında Birlikte Yaşamak" konulu sergiye gezen Bülent Arınç, gazetecilerin, bir milletvekilinin, Meclis'e silahla girmek isteyen ziyaretçilerine izin verilmemesi üzerine silahları Meclis'e milletvekilinin kendisinin soktuğu yolundaki açıklamalasını anımsatması üzerine, içtüzükte amir hükümler bulunduğunu ve bunlara uyulması gerektiğine işaret etti.

Arınç, "Kim olursa olsun TBMM'ye silahlı giremez. Biz, gelen ziyaretçilerimize üzerinde silah olup olmadığını soruyoruz. Varsa emniyete alıyoruz, yok değilse üst aramasında ya da araç aramasında silah çıkarsa kendisini ters yüz ediyoruz. Yani Meclise sokmuyoruz. Sizin söylediğiniz olay ve buna benzer olaylarla ilgili bazı milletvekili arkadaşlarımızın dışardan gelen ziyaretçileriyle ilgili içeriye silahla girmelerine mani oluyoruz. Bunlara sekreterler, danışmanlar basın mensupları da dahil. Mesela bir basın mensubu arkadaşımız 'aracımda silah yoktur' dedi, ancak aramada bulunan silah içeriye sokulmadı. Son söylediğim olay üzücü bir olay olduğu için akşam dile getirdim. Ziyaretçisi geliyor, aramada silah çıkıyor. 'Giremezsiniz' diyorlar. Onlar telefon ediyor, milletvekili geliyor. O silahı üzerine alıyor ve tekrarlamaktan hicap duyuyorum o cümleyi söylüyor, ziyaretçileriyle birlikte silah üstünde Meclis'e giriyor" dedi.

'DAHA ÖNCE DE İKAZ ETTİM'

Tutanağın kendisine geldiğini belirten Arınç, "Kendilerini daha önce de ikaz ettiğim için yapacağım tek şey, o arkadaşımızın mensup olduğu grup başkanlığına, kendisine bir yazı yazmak ve olayı kınamaktır" dedi. Arınç, Meclis içine bir kişinin silahla girmesinin, kendisi giremiyorsa bu silahı bir milletvekilinin alarak Parlamentoya sokmasının, kınanacak ve etik dışı bir davranış olduğunu belirtirken, bunun aynı zamanda güvenlik yönetmeliğine de aykırı olduğunu söyledi. Sözkonusu milletvekilinin ismini dün akşam da vermediğini, şu anda da vermeyeceğini kaydeden Arınç, "Yarası olan gocunur. Zaten ben yazıyı yazdığım zaman, o yazıdan haberdar olacaksınız ve o sayın milletvekili arkadaşımızın kim olduğunu hepiniz öğreneceksiniz" dedi.

Gazetecilerin milletvekilinin kim olduğu yolundaki ısrarlı sorular karşısında Arınç şu fıkrayı anlattı:
"Nasrettin Hoca'nın bir gün canı çok sıkılmış, o kızgınlıkla sokağın içine dalmış ve ağzına geleni söylemeye başlamış: Şunlar, bunlar... Vay filanlar, vay falanlar. Herkes balkonlara üşüşmüş... Nasrettin Hoca sonra kendi kendine demiş ki (Ne kadar da çok varmış)."


Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious