Arslan'a silah temin edilmiş

  • Giriş : 11.08.2006 / 00:00:00

Sanık Aykut Metin Şükre, Alparslan Arslan'a 6 milyar 800 milyon TL karşılığında iki silah temin ettiğini söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Danıştay 2. Dairesi ve Cumhuriyet Gazetesi'ne yapılan saldırılarda silahları sağladığı öne sürülen sanık Aykut Metin Şükre, Alparslan Arslan'ın 6 milyar 800 milyon TL karşılığında iki silah temin etmesinde aracı olduğunu, ancak bu silahların Danıştay saldırısında kullanılacağını bilmediğini söyledi.
Danıştay 2. Dairesi ve Cumhuriyet Gazetesi'ne yönelik saldırılarla ilgili dava, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Mahkeme, sanıklardan Aykut Metin Şükre'nin avukatı İzzet Cemal'in yetki ve görevsizlik konusundaki itirazını oybirliği ile reddetti.

Savunması alınan Şükre, 1997 yılında çay bahçesi işlettiğini ifade ederek, "Alparslan Arslan ve Süleyman Esen'de buraya geliyorlardı. Yani müşterimdiler." dedi. Danıştay olayından bir ay önce Alparslan Arslan'ın kendisini arayarak kiralık arabaya ihtiyacı olduğunu söylediğini anlatan Şükre, "Daha önce bu işi yapıyordum ama bıraktım. Arslan'a kiralık araba veremeyeceğimi söyledim. Beni daha sonra aradı ve bir parkta buluştuk" diye konuştu. Bu buluşmada Arslan'ın belinde aracından inerken bir silah farkettiğini anlatan Şükre, "O da bana -artık avukat olduğunu, taşıyabildiğini, varsa benden de alabileceğini - söyledi." ifadesini kullandı. Kendisinin durumu Selçuk Özkan'a anlattığını aktaran Şükre şöyle devam etti: "O da bana silah satan bir arkadaşı olduğunu ve ondan temin edebileceğini söyledi. Arslan, tanesi 3.5 liraya iki silah alabileceğini söyledi. Arslan'dan 6 milyar 800 milyon TL alarak Özkan'a verdim. O da bir müddet sonra bu silahları benim huzurumda Arslan'a verdi. Alparslan'ın bu silahları Danıştay saldırısında kullanacağından haberim yoktu."

AYHAN PARLAK'IN SAVUNMASI

Tutuksuz sanıklardan Ayhan Parlak, kendisine isnat edilen suçu kabul etmediğini söyledi. "Ben sanıkların kurduğu iddia edilen örgüte katılmadım, maddi destek de bulunmadım" diyen Parlak, Alparslan Arslan'ın, kardeşine ait icra dosyalarını takip ettiğini anlattı. Parlak, "Davaları takip etmeyince biz de icra dosyalarını aldık, bir daha Alparslan ile görüşmedim. Benim iddia edilen suçlarla ilgim yoktur" diye konuştu.

Parlak, emniyet ve savcılıkta verdiği ifadeyi kabul etti.

SÜLEYMAN ESEN'İN SAVUNMASI

Tutuklu sanıklardan avukat Süleyman Esen, Salih Kurter'i ile camide tanıştığını ve evine dini sohbet için gittiğini söyledi. Alparslan Arslan ile de okuldan arkadaş olduklarını aktaran Esen, "O da benimle beraber, Salih Kurter'in evine dini sohbet yapmak için geldi. Birlikte tahminen 5- 10 kez sohbet etmek için Kurter'in evine gittik" dedi.

Süleyman Esen, Alparslan Arslan'a bomba ve 2 milyar TL para vermediğini söyledi.

Sanık savunmalarının dinlenmesinin ardından davacı Avukatı Akın Atalay; Erhan Timuroğlu, İsmail Sağır ve Tekin Irşi'ye Cumhuriyet Gazetesi'ndeki karikatür olayı ve Danıştay'ın verdiği karardan nasıl haberdar olduklarını sordu. İsmail Sağır, Alparslan Arslan, Osman Yıldırım, Erhan Timuroğlu ile birlikte Ankara'ya gelirken aracın vites kolunun yanındaki Vakit Gazetesi'nden türban kararını veren Danıştay üyelerinin isimlerini gördüklerini, karardan o zaman haberdar olduklarını söyledi. Erhan Timuroğlu ve Tekin Irşi ise Danıştay kararından haberdar olmadıklarını ifade etti.

Duruşmada sanık Erhan Timuroğlu'nun avukatı Mustafa Ergin, müvekkilinin bar işletmecisi olduğunu, yaptığı iş nedeniyle kendisine isnat edilen suçu işlemesinin mümkün olmadığını belirterek, bu nedenle tahliyesini istedi.

Sanık Süleyman Esen'i avukatı Mehmet Ener, müvekkilinin mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı için tahliye talebinde bulundu.

Tekin Irşi'nin avukatı Atılgan Göymen, müvekkilinin Danıştay saldırısına katılmadığını belirterek tahliyesini talep etti.

Ayhan Parlak'ın avukatı Osman Oğuzhan, müvekkilinin icra avukatlığını yapan Burhan Gür ve Turgay Özdoğan'ın tanık olarak dinlenmesini istedi.

Osman Yıldırım'ın avukatı Ahmet Doğan ile Aykut Metin Şükre'nin avukatı İzzet Cemal Fidan'da müvekkillerinin tahliyesini talep etti.

Alparslan Arslan'ın avukatı Ahmet Doğan ise, müvekkilinin savunmasına iştirak etmediğini belirterek, daha önce alınmış kan örneği ile şimdi alınacak kan örneklerinin bilirkişilerce karşılaştırılarak kimyasal bir tepkisi bulunup bulunmadığının tespitini istedi.

Yaklaşık 9 saat süren duruşmada, Savcı Salim Demirci'nin, Alparslan Arslan'ın "Süleyman Esen benim liderim" şeklindeki sözlerini hatırlatması üzerine, Arslan, "Yüce Allah'ın isimlerinden biri de Rahman. Rahman, Allah'ın yarattığı tüm mahlukata şevkat ve merhametle yaklaşması... Hz. İsa benim de peygamberim, İseviyim; Hz. Musa benim de peygamberim, Museviyim; Hz. Muhammed peygamberim, Muhammediyim. Yaratılanı, Yaratan'dan ötürü severim. O nedenle Süleyman Eser benim liderim demek doğru olmaz" diye konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious