Artık çok iş az laf yapmamız gerekiyor

  • Giriş : 25.11.2006 / 00:00:00

Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Türkiye'de ve dünyada kadın hakları konusunda şimdiye kadar hep çok laf az iş yapıldığını söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


AK Parti İstanbul Kadın Kolları tarafından düzenlenen 'Kadın ve Şiddet' konulu panel, Grand Cevahir Kongre Merkezi'nde düzenlendi. Panele, İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu, Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, AK Parti İstanbul İl Başkanı Mehmet Müezzinoğlu ve çok sayıda vatandaş katıldı. Toplantıda konuşan Adalet Bakanı Cemil Çiçek, kadın hakları konusunda ilginç tespitlerde bulundu. Kadın hakları konusunun birşeyler yapılmasının zor bir alan olduğunu söyleyen Çiçek, Türkiye' ve dünyada şimdiye kadar bu konuda çok laf az iş yapıldığını söyleyen Çiçek, "Türkiye'de ve hatta dünyada lafın çoğunu yaptık, işin azını yaptık. Bu konuşulması kolay yapılması zor bir alan. Onun için gelin işin bir tarafından başlayalım. Çok laf etmek yerine iş yapalım. İş yapılması gereken bir olaydır. Çünkü kadınların menfaatine olan da bu dur." diye konuştu.

Konuşmasında 'kadına yönelik şiddet'e kendine göre bir tanımlama da yapan Çiçek, " Toplantıya gelirken bu gün burada ne söylemem gerekir diye düşündüm. Kendi kendime kadına karşı şiddet tarifi bende oluştu. Onu yapıp sözlelerime bağlayacağım. Kadına karşı şiddet: 'Kadın hak ve özgürlüklerine karşı işlenmiş biresyel bir terör eylemidir.' Bunun uluslararası bir dayanağı yok. Yani 'Hangi sözleşmede nerede vardır?' derseniz yok. Benim algılayışım da bu var. Çünkü şiddetin olduğu birçok eylem aynı zamanda terör suçunun da unsurlarını oluşturuyor. Terörün hedefi hak ve özgürlükler olduğuna göre, kadına karşı terör de kadın haklarına yönelik özgürlükleri kısıtlayan bir kısım davranış bozukluklarıdır." şeklinde konuştu.

58 ve 59. hükümet dönemlerinde kadına karşı şiddet ve kadın haklarının korunması konusunda büyük adımlar atıldığını aktaran Çiçek, kadına karşı şiddeti önleme konusunda mevzuat açısından bir problem bulunmadığını aktardı. Çiçek, "Mevzuatımızda bir problem yok. Mevzuatımız tam ve başımızı ağrıtacak kadar da genelge var. Genelge üstüne genelge. Bu genelgeler bir işe yaramıyor. Bunu içselleştirmemiz lazım. Yeni ceza kanununda suçun ağırlaştırıcı sebep olarak ortaya koyduğumuz 16 tane kadınlarla ilgili suç var. Bu kadar çok maddenin konulmuş olması dahi insanlık adına bir ayıptır. Ben olsam bir kanun çıkarırım, asarım keserim, şunu yapıramı bunu yaparım, denilecek olursa Türkiye bunun hepsini yapmıştır. Dolayısıyla insanlığa karşı insanların her döneminde olan kadına karşı bu tür kabul edilmeyen fiileri cezalandırmak gerekiyorsa ceza kanununun hiçbir eksiği yok. Fazlası var eksiği yok. Problem uygulamada, problem insanda. İnsanı eğitmek lazım en evvel de uygulayıcıları eğitmek lazım. İşte en son gördünüz. Terö cinayeti işleyen birisi müebbet hapis yatıyor." şeklinde konuştu.

- "KADIN HAKLARI KONUSUNDA YETERLİ PERFORMANSI GÖSTEREMEYEN ÜLKELER DEMOKRATİK OLMA İDDİASINDA BULUNAMAZ"-

İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu'da Türkiye'de kadınların hakları konusunda çağdaş ülkelerdeki kadınlarla aynı seviyeye ulaşması için çaba gösterdiklerini söyledi. Aksu, ''Her şeyden önce biz demokrasiyi, insan haklarını ve hukukun üstünlüğünü ilerlemenin ve gelişmenin en önemli unsurları olarak görmekteyiz. Bizim kadınlarımızın da diğer çağdaş ülkelerdeki gelişmeleri hak ettiğini biliyor ve ileri ülkelerdeki hayat seviyesine ulaştırılmasına canla başla gayret ediyoruz. Çünkü kadın hakları hususunda yeterli performansı göstermeyen rejimler, demokratik rejim olma iddiasında da bulunamazlar.'' şeklinde konuştu.

Bu kapsamda çalışmalarının devam ettiğini dile getiren Aksu, Ailenin korunmasına yönelik kanunun da yürürlüğe girdiğini hatırlattı. Sadece yasal düzenlemeler yapmakla kalmadıklarını uygulama konusunda da ciddi adımlar attıklarını belirterek, "Bakanlık görevine başladıktan hemen sonra yayınladığım genelgeyle valilerimizi kadınların ve çocukların istismarını engelleyecek tedbirler almaları konusunda uyardım. TBMM'de toplumun kanayan yarası olan töre ve namus cinayetleri ile kadına ve çocuğa yönelik şiddetin önlenmesi komisyonu kuruldu. Bu komisyon önemli çalışmalar yaptı" şeklinde konuştu.

Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Nimet Çubukçu ise, şiddete karşı sosyal duyarlılığın giderek artırıldığını aktardı. 'Kadına Karşı Şiddet'e Son' kampanyası çerçevesinde ağlayan kadın figürü taşıyan rozet hazırladıklarını ve TBMM'deki bütün milletvekillerine dağıttıklarını dile getiren Çubukçu," Bunlar şiddet çemberini kıracak olan bilincin toplumun tüm katmanlarında oluşmaya başladığını göstermektedir. Ayrıca ülkemizde toplumsal cinsiyet eşitliğinin ve kadının insan haklarının tam olarak sağlanması konusunda bütün yasal düzenmlemeleri de tamamlamış durumdayız." dedi.

Çubukçu sözlerini şöyle sürdürdü: " Şiddete uğradığı için kadının duyduğu utanç duygusu aslında hepimizin utancıdır. Şiddet uygulayanın ayıbı, hepimizin ayıbıdır. Şiddetin insan ruhlarında ve bedenlerinde açtığı yaralar hepimizin yarasıdır."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious