'Aşçı başıyım, mutfağı ustalara bıraktım'

  • Giriş : 11.04.2007 / 00:00:00

Çeşitli araştırma kuruluşlarının verilerine göre televizyon karşısında en fazla vakit geçiren birkaç milletten biriyiz.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


İzleme tamam da televizyona, haberlere inanmaya, güvenmeye sıra gelince vatandaşların çoğu tereddütle yaklaşıyor. Eskiden 'gazete yazıyor', ‘televizyon söylüyor' lafı vardı. Yani gazete yazdığına göre televizyon söylediğine göre ‘gerçek' demek ki anlamı taşıyordu. Şimdi gazete yazıyor televizyon söylüyor ama ‘ne kadar doğru' anlayışı yerleşti halk arasında. Gerek yazılı gerekse görsel medyanın Türkiye'deki etkinliğinin azalmasında, itibar ve güven kaybetmesinde magazinsel haberlere yönelmesi önemli bir faktördü. Haberciliğin en basitiydi. Kolaycılığı, ucuzu ve masrafsız yolu tercih eden medya, dönüşü olmayan yola girmişti. Çünkü bu gidişin bu yolun sonu uçurumdu haber merkezleri açısından. Reytingi her şey olarak gören zihniyetin bir dönem medyanın güvenirliğine ve inandırıcılığına verdiği zarar hiç kuşkusuz derin olmuştur.

‘Hayat magazin yaşam magazin, günlük hayatımız baştan aşağıya magazin' diyen haber yöneticilerinin olduğu ülkemizde aslında habercilik adına, televizyonculuk adına fazla bir şey beklemek pek akılcı değildi. Tek umutları magazin oldu. Kimi zaman hayali bir kahraman ortaya çıkararak üzerinden reyting almaya gitti kimi zaman ise 5 saniyelik görüntü ile haber bülteni bitirdi. Hem de bunu ‘halk böyle istiyor' gerekçesiyle yayınladılar. Öyle bir noktaya gelindi ki, Türkiye ve dünyada neler olup bittiğini öğrenemeden haber bültenleri bitiriliyordu bir dönem.

Neyse ki o eski, magazin haberlerine boğulduğumuz dönem bitti. Halkın tercihleri değişti! Artık magazin ağırlıklı haberlerin reyting almaması hem izleyici açısından hem de haber merkezilerde çalışanlar açısında sevindirici olmuştur. Çünkü bu gidişatla muhabirler işsizlikle baş başa kalabilirdi. Haber formatı değişmesiyle magazin haberlerinden uzaklaşmalar yaşandı. Halk da bu değişimi benimseyerek doğru ve dürüst haber almak istediği mesajını verdi. Yıllardır süregelen magazin haberi olmadan reyting alınamayacağı kanısı yıkıldı. Bu düşüncenin ne kadar yanlış ve yalan olduğunu net bir şekilde görmekteyiz. Nereden mi biliyoruz magazin haberi olmadan reyting alınabileceğini? Kanal D Haber bunun en açık örneği.

Kanal D Haber Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Ali Birand, kendi tabiriyle ‘cıvık magazin' haberleri olmadan reyting alınabileceğini, bültenin beğendirilebileceğini Kanal D Haber’in kanıtladığını söylüyor.

Haberciliğe neler getirdi?

Uzun yıllar 32. Gün ve Manşet programını yapan Mehmet Ali Birand, programcılık kazanımlarını haber merkezine taşımış durumda. Birand, daha iyi metin yazılımını, daha iyi montaj ve bu montaja uygun haber anlatım dilini haberciliğe kazandırdığını söylüyor. Görüntü ile metnin uyuşması, birbirini tamamlaması gerektiğini ifade eden Birand, "İleriye dönük programla yapıyoruz. Bir ay sonra ne yapacağız? İki ay sonra ne yapacağız? Haber merkezine Türkiye'de olmayan bir uygulamayı getirdim." diyor.

Her ne kadar Kanal D Haber'in yükselişini başarı olarak görmese de izlenmelerinin nedenini Birand şu sözlerle açıklıyor: "Demek ki seyircinin gerçek habere ihtiyacı varmış. Seyircinin bir kısmı cıvık magazin olmayan haber bülteni arıyormuş. Ana haberin yorumunu duymak istiyormuş. Ana haberin perde arkasını görmek istiyormuş.

Ogün dünyada ve Türkiye'de neler olduğunu neler konuşulduğunu ve bunun yan unsurlarını almak istiyormuş. Bizim ortaya koyduklarımıza izleyiciden gelen tepkiler olumlu olunca karşımıza bu sonuçlar çıkıyor. Biz daha beter 7’nci, 8’inci ve 9’uncu sıralarda da olabilirdik. Gerçek haberleri isteyen, cıvık magazin olmadan o gün Türkiye ve dünyadaki önemli gelişmeleri duymak isteyen bir seyirci kitlesi olduğunun farkındaydık. Buradan yola çıktık. Gördüğünüz gibi iyi tepkiler almaya başladık. Önce bir bocalama dönemi oldu ama bir süre sonra yerli yerine oturdu."

Birand, halka haber vermek adına Kanal D Haber olarak normal olanı yaptıklarını yoksa başkasının aklına gelmeyen sıra dışı işler yapmadıklarını söyledi. "İsteyen istediği gibi haber bülteni yapmakta özgürdür. Benim haber bülten tarzım bu. Başkası maymunlar haber bülteni yapar, bir başkası papağanları haber bülteni yapar. Ama bunun zararını medya olarak hepimiz çekeriz" diyen Mehmet Ali Birand, kendine has üslubuyla diğer kanallara sesleniyor: "Aman çocuklar! Biz bu yola dönmezsek hep birlikte bunun zararını ödeyeceğiz. Eğer bu yaklaşımımızı benimserlerse hepimiz kazanacağız. Yoksa haber bültenleri haber olmaktan çıkacak. Etkinliği, güvenirliği yok oluyor. Bir süre sonra kanalın sahipleri haber bültenlerinin yerine bir dizi ya da magazin programı koyarsa ne olacak? O magazin programıyla o saatimi kapatırım düşüncesi hâkim olmaya başladığı an haberciliğin ölümü gerçekleşmiş demektir."

Ajanslar kurtarıcımız oluyor

Kanal D Haber Müdürü Mustafa Aşçıoğlu, izleyicilerin neden Kanal D Haber'i tercih ettiğini şu sözlerle anlatıyor: "Kanal D Haber'in dili sade. Her kelimeyi, her cümleyi özenle kullanıyoruz. Görüntü seçimine de dikkat ediyoruz. Ekranı kirletecek görüntüden uzak duruyoruz. İzleyiciye çok özel, çok lezzetli, keyif alacağı bir haber bülteni sunuyoruz. İzleyiciden bunun ödülünü de alıyoruz."

"Ajansların haber merkezlerine katkısı yadsınamaz" diyen Kanal D Haber Müdürü Mustafa Aşçıoğlu, "Öyle anlar oluyor ki haber ajansları kurtarıcı oluyor. Haber merkezi olarak gündemimizi oluştururken seçici davranıyoruz. Gündemin yoğun olduğu dönemlerde kuşkusuz yetişemediğiniz oylar da var. İşte o anlarda ajanslar yardıma koşuyor." diyor.

Kanal D Haber'in yükselişindeki kişisel katkısını Birand şu sözlerle açıklıyor: "Kişisel katkım mutlaka vardır. Ama ben bunu abartmıyorum. Burada katkı oranları aranacak en büyük katkıyı eskiden beri burada çalışan ve yeni gelip çalışmaya başlayanlar sağlamakta. İşin mutfağı dediğimiz kısımda bütün işleri onlar yapıyor. Habere onlar gidiyor. Metni onlar yazıyor. Ben sadece bakıyorum. Benim en büyük becerim o insanları bulmak. O işi en iyi yapanları bulup bir araya getirmek. Bende bir başarı arıyorsanız işte benim başarım bu. Mutfağı gerçek ustalara teslim ettim. Ben baş aşçıyım. Mutfakta yemeği yapanlar en iyi ustalar olduğu için bu değişim bu başarı buradan geliyor."

Kanal D Haberi farklı kılan yorumlar

Kanal D Haberi farklı kılan bir başka unsur ise Mehmet Ali Birand'ın haber içinde gündemdeki önemli olaylara ilişkin yaptığı yorumlar. Burada önemli olan izleyiciyi yorum süresinde ekranlarda tutmak. Çünkü izleyici sıkılıp kanal değiştirebilir. Birand, bu zoru nasıl başardığını şöyle anlatıyor: "Yorumlara başlayınca seyirci 'aman' deyip başka kanallara gidebilir endişesini taşıyordum. Gördük ki gitmiyor. Çünkü en zor olanı yapıyorum. Yorumu kısa tutuyorum. Yorumlarım 42 saniyeden fazla sürmüyor. Yorumu başlığıyla alt başlığıyla en kısa sürede veriyorum. İzleyici kanal değiştirmiyor. Beğenerek izliyor."

Bugüne kadar birçok siyasiden yorumları nedeniyle tepki aldığını belirten Mehmet Ali Birand, gerçekleri söylediğini belirterek yorumların arkasında duruyor ve ekliyor: "Dünyada herkesi memnun edemezsiniz. Benim için önemli olan seyircinin memnun olması."

Randevu saatine sadık izleyicimiz var

Haber saatlerindeki tuhaflığı herkes bilir. Yayın akışında 19.00'da ana haber bülteni olan bir kanal 18.45'te haber bültenini yayınlamaya başlayabiliyor. Bu da izleyicinin haberi ıskalaması anlamına gelir. Kanallar haber saatlerine sadık değil. Mehmet Ali Birand bu noktada televizyonculuğun basit bir ilkesini dile getiriyor: "Alışkanlık".

Haber bülteninin yayın akışı saatinden biraz daha önce girdiği zaman reytingin artmadığını ifade eden Birand, sadık bir izleyici kitlesine sahip olduğunu saat 18.58'de izleyiciyle buluştuğunu anlatıyor.

Kanal D Haberi diğer kanallardan ayıran bir başka önemli özellik ise yurtdışı haberlerine ağırlık vermesi. Yurtdışı haberlere fazla yer vermenin belki de dezavantajları var. İzleyici kaybedebilirsiniz. Birand, dış haber vermenin püf noktasını şöyle anlatıyor: "Yurtdışı haberlerine ağırlık verilince seyirci kaçacak deniliyordu. Hangi haberi nasıl verdiğiniz önemli. Siz kalkıp da tatsız tuzsuz hiçbir anlamı olmayan haber verirseniz izleyici doğal olarak kaçar. Uluslararasında söz sahibi önemli kişilerle söyleşiler veriyoruz. İzleyici bundan kaçmıyor. Demek ki önemli olan nasıl yapılacağını bilmekmiş."

Reytinglerde düşüş olursa

‘İleriki dönemlerde Kanal D Haber'in reytinglerinde bir düşüş olursa bu tarzdan vazgeçilecek mi' sorusuna Birand net ve kesin bir cevap veriyor: "Reyting alacağım diye bundan başkasını yapamam. Kendimi inkar etmiş olurum. Bu saatten sonra kendimi inkar etmeye hiç ihtiyacım yok. Benim nereden geldiğim ne yaptığım ve nereye gittiğim belli. Kanal reyting kaybederse kaybeder. O zaman kanal ve yönetimi kendi kararını verir."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious