Asgari geçim indirimi sistemi ne getirecek?

  • Giriş : 29.11.2007 / 18:17:00
  • Güncelleme : 01.09.2016 / 02:40:03

Vergi iadesinin yerini alan asgari geçim indirimi sistemi yıl başında ücretlere yansıyacak.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Vergi iadesi sisteminin sona ermesiyle fiş toplama zorunluluğu kaldırıldı. Onun yerine asgari geçim indirimi adı altında bir sistem yürürlüğe girdi. Sistemde çalışanların maaşı değil, medeni hali esas alınacak. Maliye Bakanlığı Gelirler Eski Kontrolörü Nedim Türkmen, asgari geçim indirimi sistemiyle ilgili merak edilen sorulara NTV’de yapılan bir söyleşide açıklık getirdi. İşte vergi iadesi yerine gelecek sistemle ilgili ayrıntılar...

Vergi iadesinin yerine gelecek olan asgari geçim indirimi sistemi kişilere göre nasıl hesaplanacak. Kim ne kadar alacak belli mi?

Bu sistem aslında 1950’lerden bu yana öyle ya da böyle bizde vardı ama vergi iade sisteminin kalkmasıyla birlikte 1 Ocak 2008’de yürürlüğe girecek. Burada her şeyden önce önemlisi 2008 yılının başında belirlenecek olan asgari ücretin brüt tutarını 12 ile çarpacağız. Yani yıllık asgari ücreti bulacağız, bu rakamı bir yere yazacağız. Sonra kişilerin durumuna bakacağız. Kişi evli mi, bekar mı önemli. Kişinin kendisi için yüzde 50’lik bir oran, eşi çalışmıyorsa yüzde 10, ilk iki çocuk için yüzde 7.5-yüzde 7.5 ondan sonraki çocuklar için de yüzde 5-yüzde 5 şeklinde bir indirim uygulanıyor. Yani şöyle buluyoruz; Örneğin 6 bin YTL ise asgari ücret işte bunun yıllık tutarını buluyoruz. Burada kişinin asgari geçim indirim oranı ne olacak? Bir kişi evli, eşi çalışmıyor ve iki çocuğu varsa yüzde 50 kendisi için yüzde 10 eşi için yüzde 60, yüzde 7.5-7.5 yüzde 75 eder. Yani asgari ücretin bir yıllık tutarının yüzde 75’i kadar kısmı bulacağız. Sonra bunu bir de yüzde 15 ile çarpacağız. Bulduğumuz bu rakamı da 12’ye böldükten sonra aylık.

Her şeyden önce çocuk sayısı dedik ama asgari ücretten bir yılda kesilen vergilerin tutarını aşamayacak. Yani sizin 10 tanede çocuğunuz olabilir, siz ayda 100 YTL de hak edebilirsiniz ama asgari ücretten kesilen vergi şu anda 75 YTL civarında bunu aşamayacak. Birinci sınır bu. Bunun dışında 43 YTL ile 74 YTL arasında bir rakam.

Fiş sisteminin kaldırılmasıyla birlikte ücretliler bir gelir kaybına uğrayacaklar. Diyorlar ki 3 milyar YTL’lik bir yükü vardı, şimdi 6 milyar çıktı. Daha çok parayı cebimize koyuyoruz. Hakikatten böyle mi oluyor? Vergi iadesi kalkıp asgari geçim indirimi geldiğine göre 70-80 YTL’lik bir para cebimize geldiğine göre kazancımız bizim bunun neresinde onu anlayamadık.

Bu sistem asgari ücretle çalışanlar için vergi iadesine göre daha avantajlı. Neredeyse iki kat avantaj sağlıyor. Onu bir tespit etmemiz lazım. Ama yüksek ücretliler için yaklaşık 1.500 YTL’ye yakın yıllık kayıp söz konusu. Burada düşük ücretlilerin lehine bir uygulama söz konusu. Burada gelir kaybı olduğu doğrudur. Devletin de eğer teorik olarak hesapladığınızda doğru 6 milyar YTL’lik bir yük getirecektir ama 10 milyon 600 bin kişi yararlanabilecek. Devlet memurlarıyla ilgili bir problem çıkacağını düşünmüyoruz. Ancak özel sektörde çalışan 8 milyon civarındaki insan için önemli bir problem var çünkü bunu işveren uygulayacak.

Ne gibi bir problem var?

Şimdi burada Türkiye’de ücretler hep net olarak konuşuluyor. Şimdi ücreti brütleştireceksiniz sonra size 450 YTL veriyorken 500 vermesi gerekecek. Acaba işveren bunu verecek mi, vermeyecek mi? İşverenle işçi arasındaki bir ilişki bu devletin buna müdahale yapması söz konusu olamayacak. Siz çok fazla ısrar ederseniz, iş akdinizin feshedilmesi sonuyla karşılaşabilirsiniz. Bütün bunlar Türkiye’de uygulama güçlükleri açısından sorun teşkil edecek.


Mesela sen net maaş üzerinden paranı alıyorsun. Senin vergin artıyor ama onu zaten işveren karşılıyor. Şimdi de şurada 3-5 kuruş bir para sana verdiler. Bunu da sen işverenle pazarlık konusu etme, buraya mı gelecek iş?

Şimdi size yasal olarak tanınmış ama sonuçta işverenin uygulamasına bağlı olarak değişecek. İşveren ‘bunu ben sizinle net konuştum; zaten ben karşılıyordum’ diyebilir. Maliye Bakanlığı’nın yayınladığı tebliğ taslağında net ücret üzerinden yapılan anlaşmalarda da uygulanır diyor. Tamam ama bu nasıl olacak uygulamada bunu göreceğiz. Şimdi 1 Ocak’tan itibaren asgari geçim bildirimi verecek işverenler ve Şubat ayının başından itibaren de Ocak ücretleriyle beraber bu paraların ödenmesi gerekiyor çalışanlara. Uygulamada güçlükler doğabileceğini düşünüyoruz.

Vergi iadesi uygulamasına son verilemesindeki amaç neydi? Orada eğer daha az vergi iadesi ödeniyorsa niye onu kaldırdılar o zaman buradaki amaç ne?

Şimdi vergi iadesinin kaldırılması gerekçe olarak, naylon fatura kullanılıyordu bu sistem yolundan çıktı. Bir de uluslararası karşılaştırmalarda Türkiye’de vergi yükünü yüksek gösteriyordu tarzında bir savunma yapıldı. Burada IMF 3 milyar YTL’lik bir bütçeden ayrılan ödenekten tasarruf etmek yoluna gitti. Burada bu uygulama güçlükleri nedeniyle yani asgari geçim indiriminde 3 milyar YTL’den daha fazla bir tasarruf yapacağını umuyor. Ama biz bunu emeklilerde gördük. Emeklilerde fişin kaldırılması ve yüzde 4’lük ödemeyle devlet yılda yaklaşık 400 milyon YTL’lik bir tasarrufta bulundu. Bu uygulamaya dayanılarak bu yapıldı. Ama buradaki vergi iadesi sisteminin Türkiye’de kayıtdışı ekonomiyi engelleme ve vergi gelirlerini arttırma konusunda ne kadar önemli olduğu ilk 10 aylık bütçe sonuçlarında gözüktü.

Üretici fiş alınmaması karşılığında ne tür bir kar elde ediyor? Fiş alınmayınca bunun o kişiye ne tür bir yararı oluyor?

Türkiye’deki temel problem KDV oranının yüzde 18 olmasıdır. Yani insanların yüzde 5, yüzde 7 karla satış yaptığı bir dönemde KDV oranı yüzde 18 olursa alıcının da satıcının da gözü o yüzde 18 KDV’de. Pazarlıklar gündeme geliyor. Siz 100 liralık bir malla ilgili fiş almadığınızda bu 18 liralık katma değer vergisini pazarlık konusu yapabilirsiniz. Burada hem üreticinin hem tüketicinin bununla ilgili bir katkısı var. Ayrıca satıcı açısından gelir ya da kurumlar vergisini de beyan dışı bıraktığı için gelir vergisine yüzde 15 ile 35 kurumlar vergisinde de yüzde 20’lik ekstra avantajı olabilir.

İşsizlik ödeneği alan biri, bu paradan asgari geçim indirimi de alabilir mi?

Alamaz. İşsizlik ödeneğinden kesilen bir gelir vergisi söz konusu değil. Burada çalışan ücretlilerle ilgili olarak işveren tarafından kesilen gelir vergisinden bir mahsup söz konusu. Orada gelir vergisi olmadığı için bir problem yok.

Ocak 2008’de çalışanlara ait hazırlanacak maaş bordrolarında asgari ücret indirimi adı altında gelir vergisi istisnası yapılacak mı?

Her ay itibarıyla memurlarda da yapılacak. Burada kişilerin medeni durumlarına göre bunlar zaten belli. Örneğin insanlar evlenmişse işverene bildirmesi gerekiyor. Buna göre hesaplamalar yapılacak; ilk Ocak ayında alacakları maaşta bu uygulama yapılacak ve kendileri gelir vergilerini daha az ödeyecekleri için az ödedikleri gelir vergisi kadar maaşlarında bir artı görecekler.

Maaşı 1.200 YTL olan bir çalışan yeni sistemde ne kadar geçim indirimi alacak? Bu kişinin kazancı mı olacak, kaybı mı?

Çocuğunun eşinin çalışıp çalışmadığına ilişkin bilgileri bilmiyoruz ama bekar olduğunu var sayarsak yaklaşık 44 YTL’lik aylık bir kazancı olacak. O da yıllık 520 YTL civarında bir şey olacaktır.

Emekli olan fakat çalışmaya devam edenler yeni uygulamadan nasıl etkilenecek?

Emeklilerle ilgili sadece SSK’ya tabi dayanışma fonuna bir kesinti söz konusu. Emeklilikle ilgili sistemden yararlandığı için burada o sistemden yararlanması söz konusu olmayacak.

Geçim indirimi 2008 Ocak ayı itibarıyla verilecek. 2007 yılının vergi iadesi ne olacak? Devlet bir yıllık vergi iadesine el mi koymuş oluyor? Vatandaş bir kayba uğramıyor mu?

Şimdi yasal düzenleme gereği ne olacaktı; bu yıl bitip Ocak ayının 20’sinde bu fişler verilip alınacaktı. 2007 yılına ilişkin bir kayıp olduğu söylenebilir. Gerçi bunu hükümet başka şekilde açıklıyor. Eğer normal uygulanmış olsaydı 3.7 milyar YTL’lik bir kaynak bütçeden çalışanlara aktarılmış olacaktı. Burada bir kayıp olarak nitelendirilebilir. En azından teorik olarak öyle.

Artık fiş için herhangi bir şey doldurulmayacak. Dolayısıyla 2007 yılı için vergi iadesi açısından cebimize bir para girmeyecek değil mi?

Çalışanlar açısından bu bir kayıptır. Çünkü 2007 yılına ilişkin olarak Ocak ayında alabileceğiniz bir parayı şu anda alamıyorsunuz. Önümüzdeki yıldan itibaren her ay alacaksınız ve bununla ilgili hiç bir belge vermeyeceksiniz.

Fiş toplayanların sayısında herhangi bir azalma ya da artış var mı? Eğer vergi iadesi kalktıktan sonra bir azalma varsa bu kayıtdışı ekonomiye bir anlamda destek olmuyor mu?

Bu sonucu bütçe sonuçları doğruluyor. 20.2 milyar YTL’lik KDV hedefi ilk 10 ayda sadece 14 milyar YTL’de kaldı. 2008 hedefine bakıyoruz 17.5 milyar YTL. Yani 2007 hedefinin de altında. Zaten Maliye tekrar dönüş yapamadığı için şimdi alışveriş timi kurmak, ’100 bin YTL’ye kadar ilk okul öğrencileri fişleri getirsinler, piyango çekeceğiz, laptop vereceğiz, bisiklet vereceğiz’ tarzında lotaryalar düzenlemeye çalışıyor. KDV’deki azalma piyasanın daralmasına bağlı ancak büyük ölçüde fiş ve faturaların kaldırılmasından kaynaklanıyor.

Fiş almayan ve vermeyenin ceza durumu ne? Cezalarda bir değişiklik var mı, denetimler yapılabiliyor mu?

Fiş almak ve fiş vermek vergi usul kanununa göre zorunlu. Vermeyenle ilgili özel usul cezası var almayanlarla ilgili 5’te 2. Yani 139 YTL satıcı için nihai tüketici için de 28 YTL civarında. Ama bununla ilgili tespit yapacak olanın vergi incelemesine yetkili bir eleman olması gerekiyor. Bu da mümkün görünmüyor. Alıcıyla satıcının menfaatini çatıştırmadığınız sürece herkesin başına da Maliye dikemeyeceğiniz için sonuç alamazsınız.

Asgari geçim indirimine bakıldığında alıcıyla satıcı çatışıyor mu? Vergi toplama meselesi oraya doğru ilerliyor mu?

Bütün dünyada gelişmiş ülkelerde Amerika’da, Almanya’da asgari geçim indirimi denen bir müessese var. Sadece ücretlilere uygulanmıyor. Bizde şimdi ücretlilerle başlandı. İşin özü şu; insanların ölmeden yaşayabilmeleri için asgari elde etmeleri gereken kazancın vergi dışı bırakılması demek. Bizde sadece bu ücretliler için uygulanmaya başlandı. Burada işverenle işçi arasında bir problem doğarsa doğacak. Çalışanların yarısının kayıtdışı olduğu ve işsiz sayısının 5.5 milyon olduğu bir ülkede acaba edilgen tarafı oluşturan işçinin böyle bir hakkı olabilecek mi? Bu da çok önemli. Uygulama sonuçlarını bir görmemiz gerekiyor. Hak arama özgürlüğüyle de ilgili ama işi kaybetme korkusu sizi 50 YTL’nin peşinde koşturur mu, koşturmaz mı o da ayrı bir tartışma konusu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious