Askerler: İran tehditle konuşturdu

  • Giriş : 07.04.2007 / 00:00:00

İran'dan ayrılırken özür dileyip Irak savaşını eleştiren Britanyalı denizciler, ortak açıklamalarında 'Psikolojik baskı gördük. Hapisle tehdit edildik' dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Tahran ise askerlerin 'propaganda yaptığı' yanıtı verdi

İran'ın 14 günlük esirlikleri sırasında el bebek gül-bebek besleyip propaganda savaşında maharetle kullandığı, ardından hediyelerle uğurladığı 15 Britanyalı denizci, önceki gün Devon Üssü'nde sorguya alınırken, Savunma Bakanlığı silahlı çatışmaya girme şartlarına dair inceleme başlattı. Ve dikkatler İran'dayken karasularını ihlal ettikleri için İran halkından özür dileyen, kendi hükümetlerinin Irak savaşını eleştiren, kendilerine çok iyi muamele edildiğini belirten askerlerin dönüşte söyleyeceklerine çevrildi. Bakanlık, askerlerin İran'daki açıklamalardan ötürü suçlanmayacağını duyururken, Kraliyet Donanma Komutanı Amiral Jonathan Band açıklamaların 'psikolojik baskı altında alındığını' savunarak Tahran'ın propaganda savaşındaki kazanımlarını tersine çevirmeye çalışacaklarının sinyalini verdi.

'Irak karasularındaydık'
Nitekim 15 denizci dünkü ortak açıklamalarında 'yoğun psikolojik baskı gördükleri ve İran karasularında olduklarını itiraf etmezlerse yedi yıl hapisle tehdit edildikleri' vurgusu yaptı. Kamera karşısına geçen yedi denizci, 'Irak karasularında yakalandıklarını' savunurken, 'ciddi sonuçlardan kaçınmaksızın mücadele edemeyeceklerini anlayınca teslim oldukları' Devrim Muhafızları'nın 'planlı bir niyetleri' olduğunu gösterircesine saldırgan olduğunu anlattı.

Turney tecrit edilmiş
Ekip başkanı yüzbaşı Chris Air, "Mücadele bir seçenek değildi. Yoksa bazılarımız burada olmazdı" derken, İran'ı kadın asker Faye Turney'yi 'propaganda aracı' olarak kullanmakla eleştirdi. Air, toplantıda olmayan Turney'le 'profesyonelliği' için gururlandıklarını söyleyip yaşadıklarını şöyle aktardı: "Onu bizden ayrı tuttular. Hepimizin bırakıldığını söylemişler. Dört gün yalnız olduğunu sanmış. Büyük stres altındaydı. Ama iyi başa çıktı ve vakarını korudu."
Teğmen Felix Carman ise İranlı sorgucuların bilgi ve itiraf almak için akıl oyunlarına başvurduğunu belirtip sorgu tekniklerine dair şunları anlattı: "Psikolojik ve duygusal baskı gördük. Tecrit, bunun en önemli parçasıydı. Dış dünyaya dair bilgi verilmedi. Sorgucular kaba ve saldırgandı. Gözlerimiz bağlandı, kelepçelendik ve tecrit edildik. Çoğu geceler sorgulandık. İki şık sundular. Irak sularına girdiğimizi kabul edersek yakında Britanya'ya gönderilecektik. Yapmazsak yedi yıl hapis yatacaktık."

'El ve gözlerimiz bağlıydı'
İkinci gün askeri üsten Tahran'da hapishaneye nakledildiklerini söyleyen Carman, "El ve gözlerimiz bağlı duvara yasladılar. Soyup pijama giydirdiler. Birkaç gece 1.5 metrelik taş hücrelerde battaniyeler üzerinde uyuduk" dedi.
İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Muhammed Ali Hüseyni ise askerlerin 'propaganda' yaptığını savunup "Sahnelenen şov, Britanya ordusunun İran sularını ihlalini ve yinelenen yasadışı girişlerini örtbas etmez" eleştirisi yaptı.
Bu arada Kraliyet Donanması, soruşturma kapsamında Şattülarap devriyesini durdurdu. Savunma Bakanlığı, inceleme sonucuna göre kontrol operasyonunun başlayacağı, denizcilerin görev yerine dönebileceğini açıklayıp İran'dan ekipmanları istedi. Ayrıca Band'ın, Air'in kriz öncesi söylediği "Tampon bölgede İran'a dair istihbarat topluyoruz" sözünü yalanlaması dikkat çekti. İran, casusluk suçlamasını değerlendirmişti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious