Atık yağlar mutfaktan toplanacak

  • Giriş : 22.02.2006 / 00:00:00

Çevre ve Orman Bakanlığı’ndan ‘çevreci yakıt’ biodizele destek. Bakanlık, biodizel üretiminde kullanılan nebati ve hayvansal atıkların mutfaklardan alınması için belediyelere talimat verdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Nebati ve hayvansal atıklardan elde edilen biodizel yakıt hava kirliliğini büyük oranda azaltıyor. Çevre ve Orman Bakanlığı, belediyelere atık yağları mutfaklardan toplaması talimatını verdi. Çünkü bu yağların değerlendirilmesi halinde 20 bin kişiye iş imkanı sunulacak, ekonomiye de yaklaşık 300 bin Euro katkı sağlanacak. “Türkiye bu yakıtla olan ilişkisini artırmalı.” diyen Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe, “Biz bakanlık olarak bu konuda yapılacak çalışmalara destek olmaya hazırız.” dedi. Biodizel konusundaki araştırmalarını sürdüren Çevre ve Orman Bakanlığı, bu yakıt türünün yaygınlaşmasının sağlayacağı yararları bir raporla ortaya koydu. Müsteşar Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Öztürk’ün hazırladığı “Bitkisel ve Hayvansal Atık Yağdan Biodizel Üretimi” başlıklı raporda, dünyada oksijen-karbondioksit dengesinin bozulduğuna dikkat çekildi. Biodizelin oluşumuna ilişkin bilgi verilen raporda, hammaddesi bitki olan bu yakıtın atmosferdeki karbondioksiti azalttığı ifade edildi. Raporda; kullanılmış bitkisel ve hayvansal atık yağların en fazla oluştuğu yerlerin; hazır yemek tesisleri (fast food’lar), lokantalar, otel ve hastanelerin mutfakları olduğu kaydedildi. Ayrıca; kanalizasyona dökülen yağların atık su arıtma tesislerine zarar verdiği ve işletme maliyetini artırdığı ifade edildi. Sonu arıtma ile bitmeyen atık suların içindeki bitkisel ve hayvansal atık yağların; denizlere, göllere ve akarsulara döküldüğü zaman o suyun kirlenmesi ve sudaki oksijenin azalması sonucu canlılar üzerinde büyük tahribata yol açtığına dikkat çekildi. Atık sulardan kaynaklanan bu sorunlar için belediyelere görev düştüğü hatırlatılan raporda, belediyelerin, atık yağ toplayıcı firmalarla, bitkisel ve hayvansal atık yağ toplama yönetim sistemi oluşturması gerektiği vurgulandı. Kanser ve alerjik yapıda olmayan biodizelin çevre kirliliğini azaltıcı etkileri ise şöyle sıralandı: “Şehirlerde; ulaşımda veya ısınmada biodizel kullanımı hava kalitesini iyileştirmekte, enerjide dışa bağımlılığı azaltmaktadır. Bu yakıt türü yüzde 11 oranında oksijen içermektedir. Kükürt içermez. Motorine göre daha yüksek parlama noktasına sahiptir.” Raporda, biodizelin AB ülkelerinde 1992 yılından bu yana kullanıldığı, birliğin direktifi ile 2005 yılı sonunda piyasaya arz edilen fosil yakıtların yerine yüzde 2 bioyakıt konulması mecburiyeti getirildiği, 2010 yılında ise bu oranın yüzde 5,75 olmasının istendiği ve bu artışın devam edeceği bildirildi. Raporda, 12 milyon ton motorin kullanan Türkiye’nin AB normlarına göre 330 bin ton biodizeli, bioenerji ulaşımda kullanması gerektiğine dikkat çekildi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious