AÜ Rektörlüğü 'ölen bebeğe tazminat' ödeyecek

AÜ Rektörlüğü 'ölen bebeğe tazminat' ödeyecek.10388
  • Giriş : 09.02.2008 / 04:13:00
  • Güncelleme : 09.02.2008 / 00:24:26

Danıştay 10. Dairesi, bebeklerinin ihmal sonucu sakat doğduğu ve bu sakatlığa bağlı olarak öldüğü iddiasıyla açılan davada ölen bebek için de tazminat ödenmesi gerektiğine karar verdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


2001 yılında bebekleri Ömer Uğurlu'nun ihmal sonucu sakat doğduğu ve bu sakatlığa bağlı olarak öldüğü yönündeki iddialarıyla ilgili hukuki sürecini yaklaşık 6 yıldır sürdüren Kezban ve Davut Uğurlu çiftinin AÜ Rektörlüğü aleyhine açtığı davada, aralarında profesörlerin de bulunduğu 11 kişiden 4'ü geçen yıl ekim ayında “görevi ihmal” nedeniyle birer yıl hapis ve 141'er YTL para cezasına çarptırıldı. Bu arada, 2003 yılında Antalya 1. İdare Mahkemesince verilen tazminat kararlarına yönelik davacı ve davalı tarafların temyiz başvurusu da Danıştay 10. Dairesi tarafından sonuçlandırıldı ve daire mahkemece verilen kararların bir kısmını onarken, bir kısmını bozdu.

ÖLEN BEBEĞE TAZMİNAT

İdare Mahkemesinin 29 Nisan 2003 yılında verdiği karara yapılan temyiz başvurusunun ardından Danıştay 10. Dairesi karar verdi. Kararda, ölen bebek Ömer Uğurlu 200 bin, anne ve babası için de 150'şer bin YTL olmak üzere, toplam 500 bin YTL istemiyle manevi tazminat davası açıldığı hatırlatıldı. Bu talebe karşılık, Antalya 1. İdare Mahkemesinin 2003 yılında verdiği kararda, manevi tazminatın takdiren, anne için 20, baba için de 15 bin YTL olarak faizsiz ödenmesine hükmedildiğini belirten Daire, davacı olarak dosyada yer alan, ancak dava devam ederken ölen bebek Ömer Uğurlu adına istenilen tazminata ilişkin dilekçenin ise mahkeme tarafından iptal edildiğini hatırlattı. Danıştay 10. Dairesi, davacı çiftin, “davalı idarenin ağır hizmet kusurunun, çocukları Ömer Uğurlu'nun doğumda sakat kalmasına, ardından da ölümüne neden olduğu” iddiasıyla iptal kararını temyiz ettiklerini belirtirken, ölen çocuğa tazminat verilmesi gerekliliğine ilişkin gerekçeler ortaya koydu.

Yüksek Sağlık Şurasının tespitleri sonucu, “Davalı idarece yürütülen sağlık hizmetinin kuruluşunda ve işleyişinde ağır hizmet kusurunun açık olduğunu” belirten, çiftin ölen bebek adına talep ettikleri tazminat istemi dilekçesinin mahkeme tarafından reddelmesine yönelik kararı da değerlendiren Danıştay 10. Dairesi, verdiği “Bozma” kararıyla bebeğe tazminat ödenmesi gerekliliğine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“2577 Sayılı Yasanın 62/2 maddesinde yalnız öleni ilgilendiren davalara ilişkin dilekçelerin iptal edileceğine ilişkin kural, menfaat ihlaline dayalı açılan davalarda uygulanacak bir kural olup, hak ihlaline dayalı açılan tam yargı davalarında uygulama olanağı bulunmamaktadır. Davanın, bebek Ömer Uğurlu'ya ilişkin bölümünde manevi tazminat isteminin kabulü halinde tazminata hükmedileceği dikkati alındığında, davanın, ölen davacıya ilişkin bölümünün yalnız öleni ilgilendirmediği, mirasçılarının davanın bu bölümünü takip edebileceğinin kabulü gerekmektedir.”

Danıştay 10. Dairesi, bu değerlendirmenin ardından, ölen bebeğe de tazminat ödenmesi gerektiğine hükmetti.

AĞIR HİZMET KUSURU VE FAİZ

Danıştay 10. Dairesi, Antalya 1. İdare Mahkemesi tarafından bebekleri ölen anne ve babaya takdir edilen manevi tazminata faiz işletilmemesi kararını da bozdu. Daire, takdir edilen tazminatlara faiz işletilmesi gerekliliğini şu ifadelerle sıraladı:

“Manevi tazminat, mal varlığında meydana gelecek bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, tatmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı, manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın, zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekmekte ise de tam yargı davalarının niteliği gereği takdir edilecek miktarın aynı zamanda idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak bir oranda olması gerekmektedir. Manevi tazminatın belirtilen niteliği itibariyle ilgililerin uğradıkları manevi zararın gerçek anlamda karşılanabilmesi, hükmedilen manevi tazminat tutarına yasal faiz uygulanmasını da gerekmektedir. Bu durumda İdare Mahkemesi kararının manevi tazminata faiz yürütülmemesi kısmında hukuki isabet görülmemektedir.”

Bünyesinde risk taşıyan hizmetlerden olan sağlık hizmetinden yararlananın zarara uğraması halinde, bu zararın tazmininin, ancak idarenin ağır hizmet kusurunun varlığı halinde mümkün olacağını vurgulayan Danıştay 10. Dairesi, Antalya 1. İdare Mahkemesinin, bebeğin ölümüyle ilgili herhangi bir bilirkişi incelemesi yaptırmaksızın, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Daimi Etik Kurulunun olay hakkında düzenlediği raporu esas alarak karar verdiğinin görüldüğünü de belirtti. Danıştay 10. Dairesinin, bu konudaki değerlendirmesinde, Yüksek Sağlık Şurası'nın ceza davasının görüldüğü mahkemenin dosyayı sevk etmesi sonucu yargılanan hekimler ve hastanenin kusur oranlarına ilişkin görüşüne de yer verdi.

Yüksek Sağlık Şurası'nın tespitleri sonucu, “Davalı idarece yürütülen sağlık hizmetinin kuruluşunda ve işleyişinde ağır hizmet kusurunun açık olduğunu” belirten Daire, davacı Keziban ve Davut Uğurlu çiftinin temyiz isteminin kısmen, davalı idarenin temyiz isteminin ise tamamen yerinde görülmediğini bildirdi. Daire, anne için verilen 20, baba için verilen 15 bin YTL'lik tazminatı ise onadı.

Danıştay, dosyayı, bozulan kısmı hakkında yeniden karar verilmek üzere Antalya 1. İdare Mahkemesine gönderdi. Mahkeme, Danıştay 10. Dairesinin, ölen bebek Ömer Uğurlu'ya tazminat ödenmesi, anne ve babasına verilmesi hükmedilen manevi tazminatlara da faiz işletilmesi doğrultusundaki “bozma” kararı nedeniyle dosyayı yeniden ele alacak.

“ÖLEN BEBEĞE TAZMİNAT KARARI EMSAL TEŞKİL EDER”

Bazı hukukçular, Danıştay 10. Dairesinin “ölen bebeğe tazminat verilmesine ilişkin” kararının emsal teşkil edeceğini bildirdiler.
Ölen bebeğin annesi Keziban Uğurlu Baratalı da Danıştayın, ölen bebeklerine tazminat ödenmesi yönünde verdiği kararda, ölen bebeklerinin “sona erdirilen yaşam hakkını” gözettiğini belirtti. Danıştayın bu kararıyla, ihmale dayalı bebek ölümlerinde beyaz bir sayfa açıldığını kaydeden Baratalı, şunları söyledi:
“Danıştay 10. Dairesi, Akdeniz Üniversitesinin ağır hizmet kusurunu ortaya koymuştur ve ölen oğlumuza da tazminat ödenmesine karar vermiştir. Hiçbir tazminat oğlumuzu geri getirmeyecektir, ancak bu karar, kurum ve kuruluşlarla, görevli uzmanların hizmet kusuruna sebep olmaması için dönüm noktası olacaktır.”
Antalya Sağlık Meslek Lisesinde yüksek hemşire olarak öğretmenlik görevini yürüten Keziban Uğurlu Baratalı, oğlunun ölümündeki ihmal iddialarına ilişkin yıllardır sürdürdüğü hukuk mücadelesinin örnek olması gerektiğini de belirterek, davada ceza almayan hekimlerin ceza alması istemiyle temyiz başvurusu yaptığını ve mücadeleyi devam ettirdiğini sözlerine ekledi.

2001 yılı mayıs ayında, o dönemde hemşire olan Keziban Uğurlu, doğum için geldiği AÜ Hastanesinde, zamanında doğumhaneye alınmadığı gerekçesiyle oksijensiz kalan bebeğinin beyninde ve bazı organlarında hasar meydana geldiğini iddia etmiş, midesinden sondayla bir yıl beslenen çocuğunun daha sonra öldüğünü belirterek, kurum yöneticileri ve personeli hakkında dava açmıştı. Aralarında profesörlerin de bulunduğu Akdeniz Üniversitesinde görevli 11 sağlık çalışanı hakkında açılan davada, 4 sanık birer yıl hapis ve 141'er YTL para cezasına çarptırılmıştı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious