Avrupa Birliği Türkiye'ye muhtaç!

  • Giriş : 28.01.2007 / 00:00:00

Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, son dört yıl içerisinde gerçekleştirilen ve temelleri atılan projelerle Türkiye'nin bütün enerji hatlarının kesiştiği bir ülke konumuna geldiğine dikkat çekti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Kayseri Şubesi tarafından düzenlenen 'Enerji politikası ve yeni yatırım imkanları' konulu toplantıya katılan Bakan Güler, Türkiye'nin gerek Türkiye içinde gerekse uluslararası alanda yürüttüğü enerji projeleri hakkında bilgi verdi. Bakan Güler, Türkiye'nin konumunu muhteşem bir hale getirdiğini öne sürdüğü 'Nabuko Projesi'ne değinerek, "Türkiye'den boru hattı Bulgaristan, Romanya, Macaristan ve Avusturya'ya kadar gidecek. Oradan da muhtemelen Fransa ve Almanya'ya gidecek. Aynı zamanda balkanlardaki ülkelere de bu hattan gaz gönderilecek. Avrupa, doğalgaz kaynaklarını üçten dörde çıkarmak istiyor. Cezayir, Norveç ve Rusya'dan sonra dördüncü ana damar Türkiye olacak. Aslında Avrupa Birliği, gelecekte Türkiye'ye muhtaç. Bu kartı biz çok iyi kullanıyoruz ve bunun içinde çok ciddi bir enerji diplomasisi sürdürüyoruz. Bu da Türkiye için çok önemli bir konu," diye konuştu.

İstanbul Boğazı'ndaki trafiği azaltacak Samsun-Ceyhan projesine değinen Bakan Güler, son üç yılda boğazdan geçen tanker sayısının yüzde 50 arttığı düşünüldüğünde önümüzdeki yıllarda çok daha yoğun bir trafikle karşılaşılacağını söyledi. İstanbul'un korunması gerektiğine dikkat çeken Güler, boğazda yaşanacak muhtemel bir kazanın, İstanbul'u çok büyük tehlikelere sokabileceği uyarısında bulundu. Böyle bir kazayı önleme adına bakanlığın Samsun-Ceyhan boru hattı projesini ele aldığını açıklayan Güler, bu projenin de temel atma aşamasına geldiğini bildirdi.

Türkiye ya kaynak coğrafyası olacak ya da geçiş coğrafyası

Türkiye'nin bütün enerji hatlarının kesiştiği, özellikle de doğalgaz ve petrol boru hatlarının kesiştiği önemli bir bölge haline geldiğini vurgulayan Bakan Güler, "Burada hükümet olarak bir konseptimiz var. Ya kaynak coğrafyası olacaksınız ya da geçiş coğrafyası olacaksınız. Bu da yeni stratejik hedefimizdir bizim. Bir yandan da kaynak coğrafyası olmak için kendi doğalgaz ve petrolümüzü arıyoruz. Ufak ufak da olsa çok şükür bir şeyler bulduk. Kaynak coğrafyasında enerji terminaline geçiş var. Enerji terminali olduğumuzda ticaret yapma imkanımız doğuyor. İthalatçı konumundan yavaş yavaş ihracatçı konumuna doğru ilerliyoruz," diye konuştu.

Türkiye'nin kömür, hidrolik, doğalgaz, jeotermal santralleri olmak üzere 129 tane santrali olduğuna dikkat çeken Güler, "Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı olarak bunları da çalıştırmak zorundayız, aynı zamanda ekonomik olmak zorundayız. Çünkü maliyetleri etkiliyor, enflasyonu ihracat ithalatı etkiliyor. Bu bakımdan işin işletmecilik yönü çok önemli. Burada da çok titiz ve disiplinli bir şekilde çalışmamız gerekiyor. Ayrıca yatırımların mutlaka zamanında yapılması lazım ki beklentileri ve ihtiyaçları ileriki tarihlerde karşılayabilelim," açıklamasında bulundu.

Enerji, devletler arası dostluk-düşmanlık ilişkilerini belirliyor

Son zamanlarda enerjinin dış politikada bir pazarlık konusu ve dış politika unsuru olarak kullanılmaya başlandığını anlatan Güler, "Bu bakımdan ayrı bir özel önem taşıyor. Uluslararası anlaşmaların enerjiyle yakın bir bağlantısı var. Hatta dostluklar ve düşmanlıkların oluşmasında da enerjinin büyük bir katkısı var. Bunun dışında işin sosyal bir yönü var, bir yandan fakir fukaraya kömür dağıtıyoruz. Soğuk kış günlerini sıcak geçirmelerine yardımcı oluyoruz. Sadece bu açıdan 4,5 milyon ton kömür dağıtmışız. Enerji konusu ve bu alanda yapılan anlaşmalar da çok büyük önem taşıyor. Geleceğimizi çok yakından ilgilendiriyor. Çünkü yapılan anlaşmalar 25-30 yıllık. Bir imza bizim 25-30 yıllık geleceğimizi ipotek altına alıyor. Çocuklarımızın torunlarımızın dahi geleceğini etkileyebiliyor ve uluslararası anlaşmaların özelliği var. Anayasayı değiştirebiliyorsunuz ancak uluslararası anlaşmayı değiştiremiyorsunuz. Bu da işin ayrı bir boyutu. Bizim gece gündüz çok ciddi bir şekilde çalışmamız gerekiyor. Çünkü geleceğimizi tehlikeye sokmayalım. Sağlam bir şekilde bu çalışmaları sürdürelim diye çabalıyoruz. Ayrıca işin hazine ve maliye boyutu var. Çünkü bizim ortaya koyduğumuz bu çalışmalar sonrasında üretilen enerji bizim hazinemizin, maliyemizin bütçesini, dengesini oluşturuyor. Bunlar da işin bir başka boyutu," şeklinde konuştu.

Türkiye'nin cari açığıyla alakalı çok şey söylendiğini belirten ve bütçenin cari açığı içinde enerji ithalatının önemli bir payı olduğu söylentilerine değinen Güler, bunun doğru olduğunu söyledi. Türkiye'nin enerji bakımından özellikle petrol ve doğalgazda dışa bağım bir ülke olduğunu ifade eden Güler, ancak son 4 yıldır uygulanan enerji politikasıyla verimi artırıcı, israfı azaltıcı çalışmalarla önemli oranda kazançlar elde edildiğini söyledi. Bakan Güler, elektrik fiyatlarının 4 yıldır arttırılmayıp düşürülmesinin sanayiciye, ihracata ve turizmciye çok büyük katkı sağladığını da sözlerine ekldi.

Bakan Güler, konuşmasının ardından MÜSİAD'ın başarılı işadamlarına ödül verdi. MÜSİAD Kayseri Şube Başkanı Şaban Çopuroğlu da Bakan Güler'e Yahyalı el halısı hediye etti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious