Avrupa Birliği'nde 301 endişesi

  • Giriş : 20.02.2007 / 00:00:00

Avrupa Birliği, "TCK’nın 301. maddesinden kaynaklanan sorunların zaman içinde ortadan kalkacağı" yaklaşımından endişe duyuyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


AB kaynakları, Türkiye’de 2004 yılında yeni TCK yürürlüğe girdiğinde kanundan kaynaklanan endişelerini dile getirdiklerini ve uygulamasını takip edeceklerini belirttiklerini hatırlatıyor. Kaynaklar, 301. maddenin değiştirilmesi konusunda Türkiye’ye "Şu tarihe kadar yasayı değiştirmelisiniz" demediklerini, 301. maddenin değiştirilmesinin Türkiye’nin elinde olduğunu ifade ediyor.

Türk yetkililerinin yıllardır kendilerine, "301. maddenin mahkemeler tarafından uygulanmasının zaman içinde görüleceğini, böylece bu yasadan kaynaklanan sorunların bir süre sonra ortadan kalkacağını söylediklerini" belirten AB kaynakları, "Ankara’nın bu yaklaşımından endişe duyduklarını" bildiriyor. Bunun bir "zihniyet sorunu" olduğunu ve bu zihniyetin değiştirilmesi için yıllarca beklenemeyeceğini belirten kaynaklar, öldürülen gazeteci Hrant Dink’in 301. maddeden yargılandıktan sonra mahkum edildiğine işaret ediyor.

TCK’nın 301. maddesinin değişikliği için sivil toplum örgütleriyle bir çalışma yapıldığının hatırlatılması üzerine ise AB kaynakları, bu çalışmanın "ilginç bir öneri" olduğunu söylüyor, ancak yasaları sivil toplum örgütlerinin değil, hükümetin belirlediğini vurguluyor.

4 MÜZAKERE BAŞLIĞININ AÇILMASI HEDEFLENİYOR
AB kaynakları, 11 Aralık 2006 tarihinde Türkiye ile müzakerelerin 8 başlıkta askıya alınması kararının Türkiye’de "hayal kırıklığı yarattığını" bildiklerini, ancak bu kararın Ankara anlaşması ek protokolünün uygulanmasına yönelik AB tarafından verilen "politik ve kesin" bir mesaj olarak algılanması gerektiğini belirtiyor. Kaynaklar, ayrıca "artan gerginlik ortamında 11 Aralık kararının mümkün olan en iyi sonuç olduğunu" kaydediyor.

Türkiye’nin AB ile müzakere sürecinde 2007 yılında 2006 yılına göre daha fazla ilerleme kaydedeceğini umduklarını belirten kaynaklar, Almanya’nın AB dönem başkanlığı sırasında Türkiye ile müzakerelerde 4 başlığın açılabileceğini kaydediyor ve bu başlıkları işletme ve sanayi politikaları, finansal kontrol, ekonomi ve izleme politikaları ile istatistik olarak sıralıyor.

Kaynaklar, Türkiye’de reform sürecinin sürdüğünü, teknik olarak sürecin çok iyi gittiğini ve Brüksel’e Türk yetkililerin sıklıkla gelmeye devam ettiğini de ekliyor.

AB kaynakları, Türkiye’nin AB üyeliği için yaptığı reformların sadece "AB yetkililerini memnun etmek için değil, her şekilde Türkiye için gerekli olduğunu" bildiriyor ve Türk hükümetinin yapılan reformların öncelikle Türk halkı için olduğunu dile getirmesinin "iyi bir yaklaşım" olduğunu ifade ediyor.

Türkiye’de bu yıl yapılacak seçimlerin Türkiye’nin AB sürecini etkilememesini umduklarını belirten kaynaklar, 2007 yılının Türkiye için zor bir yıl olacağı görüşüne katılıyor.

Kaynaklar, ayrıca Türkiye’de iç politika gündemi ve dış politikada Irak konusu nedeniyle son zamanlarda AB konusunun gündemde fazla yer almadığını doğruluyor, ancak Türkiye için AB konusunun önemini yitirmediğini ve yitirmeyeceğini vurguluyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious