Avrupa Birliği'nden türban sorununa müthiş yaklaşım

Avrupa Birliği'nden türban sorununa müthiş yaklaşım.13216
  • Giriş : 22.01.2008 / 00:01:00

Avrupa Birliği üst düzey yöneticisi yetkilinin türban konusundaki düşüncesi tarihe not düşecek.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Avrupa Birliği (AB)-Türkiye Karma Parlamentosu Eşbaşkanı Joost Lagendijk, üniversitelerdeki başörtüsü yasağının kalkmasından yana olduğunu vurgulayarak, "Başörtüsü yasağının kalkması, AB ilkeleriyle çelişmez. Örneğin, İngiltere ve ülkem Hollanda'da kıyafet özgürlüğü vardır" diye konuştu.

AB-Türkiye Karma Parlamentosu Eşbaşkanu Joost Lagendijk; Dink cinayeti, Kürt sorunu, Türkiye'nin AB üyeliği, derin devlet ve başörtüsü yasağı gibi konularda önemli açıklamalarda bulundu. AB reformları konusunda Türkiye'nin "verimsiz" bir 2007 yılı geçirdiğini ifade eden Lagendijk, "Türkiye'nin 2008 yılında artık üyelik ve reformlar konusunda kararlı olduğunu göstermesi gerek" dedi. Türkiye'nin 2007 yılında AB reformları konusunda verimli bir programa imza atmadığını söyleyen Avrupalı parlamenter, bu konuda AB'nin de bazı hatalarının olduğunu fakat diğer tarafta sabrın da tükenmeye başladığını söyleyerek Ankara'yı uyardı.

Lagendijk, "AB iki önemli hata yaptı. Birincisi Kıbrıs sorunu. Türkiye, 'Elimizden geleni yaptık' demekle doğruyu söyledi, elinden geleni yaptı. AB, burada Türkiye'nin özverisini değerlendirmeliydi. İkinci olarak, AB siyasetçilerin çoğunluğunun Türkiye'nin üyeliğini desteklemesine rağmen, Sarkozy gibi Türkiye aleyhtarlarına fazla ifade zeminibırakıyorlar. Sarkozy'nin ifadeleri AB'nin değil, Fransa'nın tutumunu ifade eder. AB, Türkiye'yi kaybetmiyor ama sabrı biraz tükenmeye başladı. 2008 yılında Türkiye, AB üyeliği konusunda ciddi olduğunu göstermelidir. 2008 yılı, AB reformları yılı olmalı. AB daha samimi, Türkiye de reform konusuna daha kararlı olmalı. Alanı radikallere bırakmamalıyız"

"BAŞÖRTÜSÜ YASAĞININ KALKMASINDAN YANAYIM"

Son günlerde tartışılan başörtüsü sorunu hakkındaki soruları da yanıtlayan Lagendijk, başörtü yasağının kalkmasının AB ilkeleriyle çelişmeyeceğini söyledi. "Üniversitelerde başörtüsü yasağının kalkmasından yanayım. Başörtüsü yasağının kalkması, AB ilkeleriyle çelişmez" diyen Lagendijk, "Örneğin İngiltere ve ülkem Hollanda'da kıyafet özgürlüğü vardır. Ben, Türkiye'nin Fransa örneğini takip etmesinden yanayım" ifadelerini kullandı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Başörtüsü bir siyasi simge olsa da olmasa da yasağı kaldırırım" açıklamasına da destek veren Lagendijk, başörtüsü sorununun aşılması için ülkedeki tarafların uzlaşmasının önemli olduğunu da söylerek, "İki taraf bir uzlaşma zemini bulup, üniversite öğrencilerinin ne yapacağını bilecek kadar büyük olduklarını kabul etmeli ve ortamlarını özgürleştirmeliler" dedi.

HRANT DİNK SUİKASTI

Hrant Dink cinayetine de değinen AB parlamenteri, 19 Ocak 2007'de meydana gelen cinayetin ülkede "en kaygı verici olay" olduğunu söyleyerek, hükümetin sorumluları bulup mahkeme önüne çıkarma konusunda başarısız olduğunu savundu. 'Derin devlet' unsurlarının var olduğunu iddia eden ve başbakanın bizzat kendisine de bu bilgiyi aktardığını kaydeden Lagendijk, "Medyadan da takip ettiğimiz üzere, jandarma ve polis kurumları içerisinde bu cinayetle alakalı unsurların var olduğu ortaya çıktı. Devlet yetkililerinin cinayet öncesi birçok bilgiye sahip olduğu aşikar. Eğer bu yetkililer mahkeme önüne çıkmıyorsa, bunlara dokunulmuyorsa, bu kötüye işarettir. Devletin dokunamadığı şahıslar Türkiye'de hala var. Bu değişmediği halde Türkiye'nin dostları hayal kırıklığı yaşamaya devam edecektir" diye konuştu. Lagendijk, Malatya'da Hristiyan kitabevinde yaşanan cinayetin ve Şemdinli olayının da aynı sorunun parçası olduğunu öne sürerek, hükümetin 'derin devlet'in üzerine gitmesinin gerekli olduğunu söyledi.

Lagendijk, "Hükümetin bunları temizlemesi lazım ama bu hala olmuyor. Hükümetin bunun üzerine gidecek cesareti göstermesi lazım. Dink cinayeti sonrası toplanan büyük kitle, AB perspektifinden bakılınca gelecek için umut verici. Burada, 'katil devlet' diye slogan atılması, devleti bu olayın sorumlusu yapmamaktadır ancak Türk toplumunun resmi görüşlerden farklı görüşleri ifade etme cesaretine sahip olduğunu gördük. Bu, demokrasi bakımından da olumludur. Sokağa çıkan insanların hedefi 301'inci maddedir" dedi

"DTP'NİN PKK'YI TERÖRİST ÖRGÜT İLAN ETMESİNİ BEKLEMİYORUM"

Kürt sorununa da değinen Avrupalı parlamenter, AB açısından DTP'nin meclise girmesini onayladıklarını söyledi. DTP'yi, PKK karşısındaki tutumunu nedeniyle eleştiren Lagendijk, partiyi net olmaya çağırarak, "Siyasi parti olarak çözüme yönelik bir stratejiye sahip olduklarını göstermeliler. PKK, var olan çözüm fırsatlarını baltalamakta. DTP'nin, PKK'yı terörist ilan etmesini beklemiyorum. DTP'nin, silahla çözüm olmayacağını ifade etmesini ve çözümün parçası olduğunu söylemesini bekliyorum" şeklinde konuştu.

Lagendijk ayrıca, AK Parti'nin ve DTP'nin Kürt sorununa çözüm bulmak için birlikte hareket etmesinin şart olduğunu da sözlerine ekleyerek, "Basın yayın, kültürel özgürlükler ve Kürt dili konusunda adımlar atılmalı. AK Parti ve DTP birlikte hareket edip umut verici açılımlarda bulunursa, bence sorunu aşabilirler" diye konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious