Avrupalı satıcılar krize Türkiye'de çare arıyor

Avrupalı satıcılar krize Türkiye'de çare arıyor.10455
  • Giriş : 05.06.2009 / 18:51:00

Avrupa Renault Yetkili Satıcıları Konseyi (GCRE) Başkanı Jose Luis Lopez, ''İstesem de istemesem de Renault;dan dolayı Türkiye hep aklıma geliyor." dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:



GCRE'in 18. Genel Kurul Toplantısı, Renault Yetkili Satıcıları Derneği (REYSAD) ev sahipliğinde İstanbul'da gerçekleştirildi.

Konsey Başkanı Lopez, toplantının ardından AA muhabirine yaptığı açıklamada, toplantıda sadece yetkili satıcıların kendi aralarında konuşmadığını, Renault'un üst düzey temsilcilerinin de aralarında bulunduğunu söyledi.

Onlarla da birtakım fikir alışverişinde bulunduklarını ifade eden Lopez, global ekonomik krizin sektörlerine olan etkilerine ilişkin ise şunları söyledi:

''Tabii ki kriz bizi çok etkiledi. Bütün Renault şebekesi, yetkili satıcıları için hassas bir dönem. Burada önemli olan bu zor dönemde ayakta kalabilmek, belli ölçüde karlılığı koruyabilmek. Bu da geleceğimiz açısından son derece önemli. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz toplantıda bunu tartışıyoruz. Hem kendi aramızda konuşuyoruz; değişik deneyimleri paylaşıyoruz, hem de üreticinin üst düzey yetkilileriyle bunları konuşuyoruz. Burada bütün ülkelerin temsilcileri bulunuyor. Bu bizim için bir araya gelip konuşabileceğimiz yegane fırsat.''

Yetkili satıcıların varlıklarını devam ettirebilmelerinin önemine işaret eden Lopez, bunu hem üreticinin anlayışıyla hem de hükümet destekleriyle yapabildiklerini anlattı.

Kendi içlerinde maliyetlerini düşürmek, verimliliği artırmak için çaba gösterdiklerini söyleyen Lopez, Türkiye'ye ilişkin görüşlerini ise şöyle açıkladı:

''İstesem de istemesem de Renault;dan dolayı Türkiye hep aklıma geliyor. Çünkü burada Renault çok güçlü bir marka. Biz de bundan istifade ediyoruz. Türkiye'nin de böyle baktığımızda bizim aramızda olmaması düşünülemezdi. Ben Türkiye'yi çok canlı, dinamik bir ülke olarak değerlendiriyorum. Bu canlılığı içerisinde, yeniliklere açık, sürekli arayış içerisinde bir ülke izlenimi bırakıyor. Bugün İstanbul'daki toplantımızda bir formül bulup, maliyetlerimizi nasıl kontrol altında tutabiliriz; en çok bunu tartışıyoruz. Renault ile el ele vererek aynı yolda daha güçlü yürümeyi arzu ediyoruz.''

-''TÜRKİYE'Yİ KABUL ETMEK İÇİN BİR SANİYE BİLE DÜŞÜNMEDİK''-

GCRE Genel Sekreteri Michel Janodet ise Avrupa'daki Renault yetkili satıcılarının bir araya gelerek 1992 yılında bu konseyi oluşturduklarını hatırlattı.

Avrupa'nın değişik ülkelerindeki birçok yetkili satıcının deneyimlerini hep bir araya gelerek paylaşmak istediklerini anlatan Janodet, şunları kaydetti:

''İyi yapılan şeylerden örnek alalım, bir yerde kötü yapılan bir şey olmuşsa bizde olmamasını sağlayalım, dolayısıyla yaşanan deneyimlerin sonuçlarını paylaşalım istedik. Renault şebekelerinin değişik ülkelerdeki varlığını güçlendirerek, imajını bu sayede yukarı çekmek ve Renault yetkili satıcılarının haklarını savunmak gerekiyorsa oturup üreticiyle tartışmak istedik. Türkiye'deki Renault teşkilatını aramıza iki yıl önce davet ettik. Daha sonra gözlemci statüden çıkararak tam üye sınıfına kabul ettik kendilerini. O kadar içten karşıladılar ki bizi, bugünkü Genel Kurul toplantısının İstanbul'da yapılmasını önerdiklerinde kendileri kırmak istemedik. Türkiye, GCRE'ye üye olmak için bizim kapımızı çaldığında bir saniye bile tereddüt etmedik, hemen kabul ettik. Türkiye'nin yaşadığı deneyimden, krizlerin getirdiği sonuçların bize aktarımından vazgeçemezdik. Bu bizim için çok önemli bir kazanç oldu.''

-''TÜRKİYE, BİZİM İÇİN DE ÜRETİYOR VE KALİTEDEN ÇOK MEMNUNUZ''-

Fransa'daki Renault Yetkili Satıcılar Derneği'nin Başkanı Rene Cedat ise kriz karşısında bütün Avrupa ülkelerinin benzer önlemleri er ya da geç aldıklarını, o sayede sektörün ayakta kalabildiğini anlattı.

Önlemlerin sürekliliğini sağlamanın önemli olduğuna işaret eden Cedat, şunları kaydetti:

''Bu destekler çok önemli. Ama bizim de iş yapma biçimlerimizi sorgulamamız ve verimliliği artırmamız, maliyetlerimizi kontrol altında tutmamız gerekti. Bugünkü toplantıda gelirlerimizi, verimliliğimizi nasıl artırabiliriz, maliyetleri nasıl kontrol edebiliriz; bu konuları konuşuyoruz. Burada güzel olan; Renault bize anlayışla yaklaşıyor, destek oluyor.''

Krizin sonunun geldiğini düşünmediğini dile getiren Cedat, ''Henüz krizden çıkışı gördüğümüzü düşünmüyorum. Kriz, önce finansal olarak başladı, sonra reel sektörü etkiledi. Şimdi biraz sosyalleşiyor gibi bir izlenimim var. Dolayısıyla boyutu büyüyor. Krizden çıkış biraz zaman alacaktır. Ben henüz çıkış trendinde olduğumuzu düşünmüyorum'' dedi.

Fransa'da da Türkiye'de olduğu gibi çeşitli satış kampanyaları yaptıklarını anlatan Cedat, stokları biran önce eritebilmek gerektiğini, ancak bu durumda kazançtan fedakarlık yaptıklarını söyledi.

Bu dönemde yetkili satıcıların ayakta durmasının zorlaştığını dile getiren Cedat, ''Fransa'daki yetkili satıcıların çoğu ayakta durabilmeye çalışıyor ve bu yıl büyük bölümü kayıpta'' dedi.

Cedat, Renault'un Türkiye'deki fabrikasının kendileri için de otomobil ürettiğini belirterek, ''Biz bu otomobillerin kalitesinden son derece memnunuz. Ama şunu da söylüyorum; meslektaşlarımın Türkiye'de yaptıkları yatırımları gördüm, hakikaten göz kamaştırıcı...'' değerlendirmesinde bulundu.

-''TAM BİRÇOK ŞEY BİTMEK ÜZEREYKEN ÖTV İNDİRİMİ YETİŞTİ''-

REYSAD Başkanı Ali Barut ise, otomotiv sektörünün krizden en fazla etkilenen sektörlerin başında geldiğini belirterek, Hükümet'in yaptığı ÖTV indirimine kadar olan süreçte otomobil satışlarının oldukça düştüğünü hatırlattı.

Servis girişlerinin de düşmesiyle birlikte verimsiz dallarını kesmek zorunda kaldıklarını anlatan Barut, ''Tam birçok şey bitmek üzereyken son anda Hükümet'in ÖTV indirim kararı imdadımıza yetişti. Belki de birçok şirket kapanma tehlikesi yaşamak üzereydi...'' dedi.

Otomotiv sektörünün Türkiye için önemine işaret eden Barut, sektöre sağlanan desteklerin devam etmesini umduklarını dile getirdi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*