Avrupa’nın 2010 yılındaki ‘kültür başkenti’ İstanbul

  • Giriş : 12.04.2006 / 00:00:00

İstanbul 2010 Girişim Grubu uzun süredir yaptığı çalışmaların neticesini aldı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Aralarında Avrupa Parlamentosu, AB Komisyonu ve AB Konseyi'nden üyelerin de bulunduğu jüri, kararı oybirliği ile alırken, İstanbul en büyük rakibi Kiev'i geride bıraktı. AB kurumları tarafından onaylandıktan sonra resmiyet kazanacak olan karar, İstanbul'un tanıtımı ve turizmi açısından büyük önem taşıyor. İstanbul'un uzun süredir bu ödül için çalıştığına işaret eden Jüri Başkanı Jeremy Isaacs, ‘Merkezi hükümetten ya da yerel idareden daha ziyade, halkın bunu üstlenmiş olması’nın dikkatlerini çektiğini vurguladı. Isaacs, “İnsanlar gruplar oluşturmuş, fikirlerini savunuyordu. Bize farklı yönlerini gösterdiler. Diyalog içinde, ileriye bakıyorlardı.” dedi. Karar, Başbakan Erdoğan tarafından bu sabah açıklanacak.

Avrupa Parlamentosu’nun seçici kurulu, İstanbul’u AB dışı şehirler kategorisinde 2010 Avrupa Kültür Başkenti seçmesinin yanısıra, Macaristan’dan Pecs ile Almanya’dan Essen’in de AB kentleri arasında 2010 Avrupa Kültür Başkenti olmasına karar verdi. İstanbul’un 2010 Avrupa Kültür Başkenti seçilmesini değerlendiren İstanbul Valisi Muammer Güler, “İstanbul’da bir turizm patlaması yaşanacak. Kentteki tüm kültür eserleri dünyanın sunumuna çıkacak.’’ dedi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ise kararı Topkapı Sarayı’nda “Sarayın Laleleri Sergisi ve Sarayın Laleleri Kitabı’’nın tanıtım toplantısında duyurdu. Kararın doğru ve sevindirici olduğunu dile getiren Topbaş, “Milletçe, İstanbullular olarak, tüm kurum ve kuruluşlar olarak her birimiz, İstanbul’u 2010 yılına Dünya Kültür Başkenti olarak hazırlayacağız’’ dedi.

İstanbul, altı yıldır yaptığı siyasi, diplomatik ve kültürel ataklar sonucu ipi göğüsledi. AB Parlamentosu’nun 1999’da AB üyesi olmayan ülkelerin de kültür başkenti olmasına imkan sağlamasının ardından Türkiye, 2000 yılında başkentlik için hazırlık yapmaya başladı. Sivil toplum kuruluşlarının öncülüğünde yapılan çalışmalara, Dışişleri Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul Valiliği ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi büyük destek verdi. Bu güç birliği içerisinde hazırlanan kapsamlı projeler, İstanbul’un Avrupa’nın kültür başkenti seçilmesinde etkin bir rol oynadı. Klasörler dolusu materyal, görsel malzeme ve hacimli kitaplarla yapılan sunumlarda, ünlü filozof Aristoteles’in, evrenin 4 temel unsurunun toprak, su, hava ve ateş olduğu biçimindeki düşüncesinden esinlenildi. Bu benzetmede toprak, İstanbul’un kültürel zenginliğini yansıtan tarihî eserleri; su İstanbul’un denizini; hava, minareleri ile çan kulelerini yani dinî zenginliği ve hoşgörüyü; ateş ise gençlik, teknoloji ve modern sanatları temsil ediyor. Alınan bilgiye göre İstanbul’un seçilmesinde, tarihî ve kültürel özellikleri ile doğal zenginliği büyük rol oynadı.

İstanbul neler kazanacak?

Türkiye’nin AB ile müzakere sürecinde yaşadığı kontrollerin benzerini İstanbul, kültür ve sanat alanında yaşayacak.

2006-2010 yılları arasındaki dönemde AB’nin ilgili birimlerinden temsilciler, İstanbul’un çalışmalarını izleyecek, görüş alışverişinde bulunacak, projelerin dosyalardaki şekliyle gerçekleştirilmesi için katkı sağlayacak.

İstanbul, eylül ayında yapılacak olan Avrupa Kültür Bakanları toplantısından sonra tüm dünyada kültür ve sanat etkinlikleriyle anılacak.

İlk etapta kente 160 milyon Euro maddi yardım yapacak olan AB, proje desteği de verecek. Türkiye’nin sembolü İstanbul’un, aslında Avrupa kültürüyle yüzyıllardır karşılıklı etkileşim içinde olduğu, projelerle ortaya konulacak. Böylelikle hem İstanbul’un hem de Türkiye’nin imajı düzeltilecek.

Kültürel miras sürdürülebilir bir biçimde yönetilecek ve kent tüm dünyada bir çekim merkezi haline gelecek.

İstanbul; kentsel dönüşüm, şehircilik, çevresel ve sosyal anlamda kalıcı kazanımlara kavuşacak. Kültür varlıklarının daha iyi korunacağı ve sergileneceği yeni müzeler kurulacak, tarihî binalar onarılacak ve bunlara yeni işlevler kazandırılacak.

İstanbullular farklı sanat disiplinleriyle kucaklaşacak. İletişimden organizasyona, eğitimden tasarıma pek çok kişi için istihdam oluşturulacak.

Kent, altyapı yatırımları ile dev kültür ve sanat projeleriyle ‘dünya kentleri’ ligine taşınacak. 100 değişik proje kapsamında 400 ile 600 arasında uluslararası kültür ve sanat etkinliği gerçekleştirilecek. Böylece 2010 yılında İstanbul’a 7 ile 10 milyon arasında yeni turist gelecek.

Kültür ve sanat projelerini izlemek için gelenler, İstanbul’un kültürel zenginliğini, camilerini, kiliselerini, saraylarını ve müzelerini de gezecek. Kültür turizmi hareketlenecek, gelişecek.

Dünyanın çeşitli ülkelerinden pek çok kültür-sanat insanı, yazılı ve görsel basın mensubu İstanbul’a gelecek. Bu çerçevede kentin tanıtımına ve marka haline gelmesine olumlu katkı sağlanacak. Kısacası İstanbul, tüm dünya tarafından keşfedilecek.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious