Aydın: Türkiye ve dünya başarımıza şaşırdı

  • Giriş : 04.03.2007 / 00:00:00

Devlet Bakanı Prof. Dr. Mehmet Aydın, ''AK Parti'nin kurulduktan 1 yıl sonra iktidara geldiği zaman, Türk ve dünya siyaseti bu başarıya şaşırdı'' dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bakan Aydın, ''Çanakkale ve Devlet Yatırımları'' konulu konferansta yaptığı konuşmada, her Türk vatandaşının gönlünde Çanakkale'nin yattığını bildirdi.
Eşinin dedesinin de Çanakkale'de şehit olduğunu belirten Aydın, ''Biz muhafazakar demokrat olarak, şehitlerimizin sahip olduğu değerleri koruyacağız. Çünkü onlar uykusuz, aç kaldılar ama dayanıklı, sabırlı oldular. Yürekliydiler, korkmuyorlardı. Cesaret bir erdemdir, değerdir ve biz bu değerleri çocuklarımıza öğretmeliyiz. Düşmanına dahi insanca muamele etme de çok büyük bir değerdir. Bunların okutulması, programa alınması, film oyun olması lazım ki çocuklarımız bu konuda vefakar, cefakar, yiğit olsunlar. Düşmanına da mertliğini göstersinler'' diye konuştu.
AK Parti'nin kurulduktan 1 yıl sonra iktidara gelmesine Türk ve dünya siyasetinin şaşırdığını belirten Aydın, ''Şu nedenle ki kurulduktan 1 yıl sonra iktidar olmuştur. Nasıl oldu da dün kurulan bir parti 2 yıl içinde iktidara geldi. AK Parti hiç bir siyasi partinin devamı değildir. AK Parti'nin çıkışı ani gibi görülür, ama köklüdür'' dedi.
Türkiye'nin geçmişe bakıldığında hak ve özgürlükler konusunda önemli mesafeler aldığına işaret eden Aydın, ''Bugün Türkiye hak ve özgürlüklerde Avrupa Birliği hukuku düzeyindedir'' ifadesini kullandı.
Sermaye, kapital ve paranın önemine dikkat çeken Bakan Aydın, şöyle devam etti:
''Bunlarsız artık kalkınma mümkün değildir. Ama emek, alın teri, helal kazanç olmadan da kapital kaba bir gücün silahı olmanın ötesine geçemez. Adaletli düzende bunlar büyük önem arz ediyor. Ama aynı zamanda ekonomiyi de ekonomi, sermayeyi de sermaye olarak düşüneceksiniz. Biz diyoruz ki ekonomik hayatta bunu biz dengede tutmak zorundayız. Emeğe hakkını vereceğiz, ama fabrikatörün daha fazla fabrika kurması için de sahip olduğu imkanlarını arttıracağız ki kalkınma olsun.''

DEĞİŞME VE İSTİKRAR
Değişme ve istikrarın iki anahtar ve büyülü kelime olduğunu söyleyen Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Değişmeyle istikrarın arasındaki dengeyi sağlayacağız. Eğer istikrarda ısrar ederseniz, üzerinde durursanız, değişmeye hakkını vermezseniz adalet olmaz. Çünkü adalet herkese hakkını vermektir. Eğer siz kalkıp da istikrara hak ettiğini verip, değişmeyi ihmal ederseniz, bir bakarsınız ki dünya değişmiş, dünyanın silahları, hastaneleri yeni ama siz hala istikrar uğruna olduğunuz yerde sayıyor olduğunuzu görürsünüz. Bütün siyasetiniz aman istikrar gitmesin korkusuyla düzelmez.'' İstikrarsız değişmede anarşi olacağını, merkezi, hedefi olmadan da değişme olmayacağına işaret eden Aydın, ''Her değişme de gelişme değildir. Değişme olgunluk, iyi istikamette olmalıdır. Biri bağnazlığı, yerinde saymayı, öbürü de dağınıklığı, fitneyi, başı bozukluğu getirir. Fazilet, erdem ikisinin ortasını bulma çabasıdır. O nedenle ayaklarımızı bir takım değerlerin içinde tutacağız. İşte o bizim istikrarımız olacak, ama dünyanın dört bir tarafını da dolaşmayı ihmal etmeyeceğiz'' dedi.
Aydın, şunları söyledi:
''Kalkınma, birleşme, büyüme değildir. Önce bireyin sonra toplumun maddi ve manevi yönlerinin birlikte yükselmesidir. Eğer bir vatandaşın maddi ve manevi varlığının gelişmesinin önünde engel varsa, devlet bu engeli kaldıracaktır. Kalkınma, sadece ekonomik ve bilimsel değil, aynı zamanda manevi ve ahlakidir.''

ENFLASYON
Türkiye'nin enflasyonla mücadelesini sürdürdüğünü belirten Aydın, ''4 senede nereden nereye geldik. Enflasyonda hafif bir kıpırdanma oldu. Ancak bu sizi merak ettirmesin. Ancak artık enflasyonu tek haneli rakamlarda rahatça tutabiliyoruz. IMF'in 185 tane üyesi var ve biz IMF'in kurucu üyesiyiz. Çok şükür IMF programının başarılı olduğu nadir ülkelerden birisiyiz. Biz 23.5 milyar dolar borç devraldık, şimdi bu rakam 8.5 milyar dolara indi'' dedi.
Türkiye'de geçmişte gıda ve gıda dışı yoksulluk oranının yüzde 27 seviyesinde olduğunu belirten Aydın, konuşmasını şöyle tamamladı:
''2005 yılı sonu itibariyle gelinen nokta yüzde 20'dir. Buna göre yoksulluğun giderilmesinde çok ciddi bir çaba var ve bu da sonuçlarını veriyor. 2002-2005 yılına kadar 4 milyon insanımız yoksulluk sınırının altındaydı. 2002'de günlük gelir 1 doların altında 136 bin insanımız vardı, bu rakam 10 bine düştü. Aslında hiç bir insanımızın geliri bu boyutta olmamalıdır. Ama siz iflas etmiş bir ekonomiyi 4 senede rasyonel bir biçimde gelebileceği bir yere getiriyorsunuz. Bu bütün sorunlarının çözüldüğü anlamına gelmiyor. 2002 yılında gelişmekte olan ülkeler arasında 23'ncü sıradaydık, bugün 13'ncü sıraya geldik. Bugün ihracatta en çok kalkınan ülkeler arasında nispi olarak 1 numarayız.'' Bakan Aydın'a konferansın sonunda, 9 Eylül Üniversitesinde doktora öğrencisi Çanakkale'nin Lapseki ilçesi Belediye Başkanı Kamil Özer, seramik hediye etti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious