'Aynı samimiyeti AB'den de bekliyoruz'

  • Giriş : 11.09.2006 / 00:00:00

GTO Başkanı Aslan: "AB yolunda samimi bir şekilde ilerliyoruz, aynı samimiyeti AB'den de bekliyoruz"

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Siyasi İşler Komisyonu Toplantısı Gaziantep'te başladı. CHP Gaziantep Milletvekili ve AKPM Siyasi İşler Komisyonu Başkanı Abdülkadir Ateş'in başkanlığında toplanan meclis, ilk gün; Türkiye-AB arasındaki gelişmeler üzerinde durdu. Toplantıda; Romanya ve Belçikalı parlamenterlerin Türkiye'nin Kürt sorunu konusunda çifte standart uyguladığı yönündeki eleştirilere Gaziantep Ticaret Odası Başkanı Mehmet Aslan, sert bir üslupla cevap verdi.

GTO Başkanı Aslan, Avrupa Birliği (AB) yolunda Türkiye'nin samimi bir şekilde ilerlediğini, AB'den de aynı samimiyeti beklediklerini söyledi. Eleştiriler üzerine ikinci kez söz alan Aslan, AB'nin geçmişte Birliğe aday ülkelere uygulamadığı yaptırımları Türkiye'ye uyguladığını, Kürt sorunu konusunda birçok Birlik üyesi ülke tarafından terörist olarak kabul edilen PKK'nın görüşlerine başvurulduğunu belirterek, "Bizim problemlerimiz var, ama bakış açımız samimi. Biz AB'den aynı samimiyeti bekliyoruz. Herkes kendine baktığı gibi bize de baksın. Bizim dediğimiz yanlış, birilerinin dediği doğru yaklaşımından uzak durun" dedi.

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Siyasi İşler Komisyonu toplantısı, Türkiye'de ilk kez Gaziantep'te yapıldı. GTO Meclis Salonu'nda gerçekleştirilen toplantının açılışını yapan Ateş, toplantıda Lübnan'daki gelişmeler, Kosova ve Balkanlar'daki sorunlar, yasal olmayan silah ticaretinin önlenmesi, siyasi partilerin uyması gereken etik değerler, insan hakları, hukukun üstünlüğü ve demokrasi konularının görüşüleceğini bildirdi.

46 ülkeden yaklaşık 70 parlamenterin katıldığı toplantıda söz alan Büyükelçi Selim Kuneralp, Türkiye'nin AB üyeliği konusundaki kriterleri yerine getirme noktasında önemli çalışmalar yaptığını belirtti. AB'nin Kıbrıs konusunda Rum tarafını desteklemesini eleştiren Kuneralp, etrafında savaş ve çatışmalar olan Türkiye'nin bölgenin barışı için model ülke olacağını vurguladı.

Yapılan açılış konuşmalarının ardından söz alan Romanyalı parlamenter Radu Mircea Berceanu ve Belçikalı parlamenter Luc Van Den Brande, Türkiye'nin AB üyeliği noktasında gerekli kriterleri yerine getirmesi gerektiğini, Kürtlere çifte standart uyguladığını ileri sürerek, AB sürecinde çifte standart uygulamasının sona erdirilmesini istedi.

Romanya ve Belçikalı parlamenterlerin eleştirisi üzerine söz alan Büyükelçi Kuneralp, ingilizce olarak yaptığı konuşmasında, çifte standart uygulamasının doğru olmadığını belirtirken, "Türkiye başta idam cezasının kaldırılmasını sağladı. Bu çok önemli bir husustur. Ayrıca farklı dildeki insanlar için ana dilde yayın ve eğitim hakkını sağlayan yasalar çıkarıldı. Türkiye'de 10 yıl önce bunlardan bahsetmek bile hapse atılmak için gerekli bir sebepti. AB müktesabatında yer alan 35 maddenin uygulanması için Türkiye olarak 10 yıldır çok önemli adımlar atıldı" diye konuştu.

Eleştiriler üzerine ikinci kez kürsüye çıkan GTO Başkanı Aslan, çifte standartın kabul edilemez olduğunu, çifte standartı Türkiye'yi birlik üyesi yapmakta birçok engel çıkaran AB'nin uyguladığını söyledi.

AB'nin Kıbrıs konusu başta olmak üzere birçok konuda Türkiye'ye çifte standart uyguladığını ileri süren Aslan, "Kıbrıs konusu çözülmeden AB, Kıbrıs'ın bir tarafını birliğe tam üye yapmayacaktı. Prensip anlaşması böyleydi. Bu konu yerine getirilmediği gibi, Annan planı çerçevesinde evet denildiği taktirde buna uygun bakılıyordu. Taraflardan birinin hayır demesi durumunda AB'nin farklı yaklaşımları olacaktı. Rum'lar hayır derse Türk tarafına uygulanan izolasyonlar konusunda AB adım atacaktı. Fakat bu konuda dünden bugüne izolasyonların kaldırılmması dahil bir iyileştirme yok. Sadece kafamızda Rum'ların vetosuyla ilgili sallanma elde ettik. 35 başlık var ve biz her başlıkta AB parlamentolarının onaya gideceğiz. Diğer ülkelerde anlaşmlalar böylemiydi. Bu çifte standart değilse neye dayanarak yapılan uygulamadır" diye konuştu.

"KÜRT SÖZCÜSÜ OLARAK PKK KABUL EDİLİYOR"

Kürtlere çifte standart uygulandığı yönündeki eleştirileri de kabul etmeyen Aslan, AB üyesi ülkelerin bu konuda çözüm için terör örgütü PKK'nın görüşlerine başvurmasının kabul edilemez olduğunun altını çizdi. Güneydoğu Anadolu'nun, Kürtlerin ağırlıklı olduğu bölge olduğunu hatırlatan Aslan, "Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi'nde şu anda çalışan 700 işletmenin yüzde 30'a yakını Kürt kökenli işletmecilerdir. Birlikte el ele kol kola vererek ilerliyoruz. Kendi dilinde yayından tutun da eğitim öğretime kadar çıkarılan yasalar uygulanmaya çalışılıyor. Her ülkenin kendi içinde bir takım sıkıntıları olması doğal. İrlanda'ya iç meselesini, İspanya'ya Bask meselesini, Fransa'ya Korsika meselesini halletmesi halinde AB'ye kabul edileceği mi söylendi. Bu örnek çoğaltılır. Kürt kökenli insanlar bizimle aynı ve birinci sınıf vatandaş. Bunlara sözcü aranıyorsa parlamentoda her partide sözcüleri var. Her partinin Doğu ve Kürt kökenli milletvekilleri var. Fakat bu Kürt kökenli vatandaşların sözcüsü acaba PKK'mı kabul edilmek istenilyor. PKK'nın dedikleri onların dedikleri ile eş değer mi? düşünüyor ve buna çok şaşırıyoruz. PKK birçok Avrupa ülkesinde terörist örgüt olarak kabul edilmiş. Bir örgüte terörist deyip ondan sonra çağrılarının, bilgilendirmelerinin tümü gerçekmiş gibi algılanıyor. Bizim gibi bin yıldır bu bölgede et kemik gibi yaşayan insanlarla problemlerimizin doğru dürüst anlatılması gerekiyor. Hangisi doğru diye düşünmeniz gerekmez mi? Bu bölgede ekonomik anlamda sıkıntı var doğru. Bakın Irakla, İranla, Suriye ile biz çok uzun yıllardır dış etkenler nedeniyle ticaret yapamıyoruz. Ticaret yapılamayan bir bölgede ekonomik kalkınmışlık çok zor bir olaydır. Hiç kimse bunu sorgulamıyor. Irak'a 15 yıl ambargo uygulanırken, bu bölgenin insanları ondan dolayı ne kadar aç kaldı, işsiz kaldı kimse sorgulamadı. Niye Türkiye'ye BM çerçevesinde 50. madde hakkı verilmedi, diye kimse sormadı. Ama Ürdün üzerinden, Amerikan, İngiliz firmaları Irak'a mal satarken bu onların hakkıymış gibi algılandı. Sonrada bu bölgenin insanları geri kaldı diyoruz. Bu konuların da düşünülmesi gerek" diye konuştu.

Belçikalı parlamenterin eleştirileri üzerine, bu ülkenin DHKP-C üyesi Fehriye Erdal ile ilgili yaklaşımını hatırlatan Aslan, konuşmasını şöyle tamamladı: "Şu anda DHKP-C denen terörist örgütün bir üyesi Belçika'da yargılandı ve mahkeme bu örgütü terörist ilan edip, bu üyeyle ilgili alınan karar temyize gitti. Belçika Adalet Bakanlığı temyiz çıkana kadar mahkemenin kararını uygulamam diyor. Hepimiz barışçıysak, teröre karşıysak bu konuları da düşünmeliyiz. Önce iğneyi kendimize batırmalıyız. Ben bu bölgenin çocuğuyum. Evet doğru problemlerimiz var, ama bakış açımız samimi. Sadece AB'den bunu bekliyoruz. Herkes kendine baktığı gibi bize de baksın. Biz dünyayı barışa götürmek, beraber kalkınmak mantalitesinde insanlarız. Onun için bizim dediğimiz yanlış birilerinin dediği doğru yaklaşımından lütfen uzak durun."

Yapılan konuşmaların ardından toplantı basına kapalı olarak devam etti. Toplantının yarınki oturumanda Ortadoğu'daki gelişmeler üzerinde durulacak.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious