Babacan: 'AB kapris yapmasın'

  • Giriş : 27.11.2006 / 00:00:00

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Avrupa Birliği (AB) üyeliği Türkiye için ne kadar stratejik hedefse, Türkiye'nin üyeliğinin de AB için bir şans olduğunu belirtti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Hazine Müşteşarlığı ve AB Genel Sekreterliği'nin bütçesiyle ilgili bir sunum yapan Ali Babacan, müzakerelerde gelinen son nokta hakkında bilgi verdi. Dünyanın birçok yerinde bölgesel sorunların yaşandığını, kültürlerin, ırkların, medeniyetlerin ve dinlerin hızla bir çatışma ortamına çekilmek istendiğini, dünyanın bir kaosa sürüklenmek istendiğini ifade ederek, bu yeni süreçte Türkiye'nin kilit rol oynamak zorunda olduğunu ve bu rolü oynayacağını söyledi.

Türkiye'nin AB üyeliğinin en çok bu bakış açısıyla değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Babacan, "Medeniyetlerin birbirini anlaması, birbirleriyle uzlaşması, bir arada yaşama kültürün oluşması ve yerleşmesi için Türkiye eşsiz bir fırsat sunmaktadır. Batı, Doğu'yu anlamak istiyorsa; Doğu, Batı'yı tanımak istiyorsa, her iki taraf da Türkiye tecrübesini, Türkiye faktörünü iyi okumak zorundadır. Avrupa Birliği ne kadar Türkiye için stratejik bir hedefse, Türkiye'nin üyeliği de o kadar Avrupa için bir şanstır. Avrupa'nın bu imkanı kapris yapan, suyu bulandıran, uzlaşmadan ve diyalogdan kaçan bir anlayış ile heba etmeyeceğine inanıyoruz. Önümüzdeki dönem, AB için kararlılık ve tutarlılık isteyen bir dönem olacaktır" diye konuştu.

Türkiye olarak önümüzdeki günlerde AB sürecinde yapılacak reformların duyurulacağı Ulusal Planı yakında açıklayacakları ifade eden Babacan, bu planda yapılması düşünülen siyasi reformların yer alacağını kaydetti. İlerleme Raporu'nda Türkiye'nin katılmadığı hususlarda Türkiye'nin görüşünün muhataplarına aktarmayı sürdüreceğini vurgulayan Babacan, müzakereler sürecinde yürüttükleri en önemli çalışmanın, AB müktesebatının iç hukuka aktarılması ve uygulanması süreci olduğunu kaydetti.

Türkiye'nin AB müktesebatına uyumunun, 35 ayrı fasılda gerçekleşeceğini dile getiren Ali Babacan, "Yaklaşık 120 bin sayfayı bulan ve sürekli değişen bu hukuki normlar bütünün iç hukukumuza aktarılması ve uygulanmasıyla birlikte, insanımız çağın en yüksek siyesi ve ekonomik standartlarına kavuşacaktır" diye konuştu.

Başmüzekereci Ali Babacan, müzakerelerin yapısı gereği zaman zaman ortaya çıkan gelişmelerin olumsuz olarak algılanmasına karşın, atılan her adımın AB üyeliğinin ötesinde, Türkiye'nin bölgesinde barışa ve istikrara katkıda bulunan, çağdaş ve demokratik bir refah devleti hedefine yönelik olduğunu bildirdi. Ali Babacan şöyle konuştu: "Müzakerelerin ilk aşaması olan tarama sürecinde gösterdiğimiz başarıyı önümüzdeki zorlu dönemde de sürdüreceğimizden kimsenin şüphesi olmamalıdır. Bilindiği gibi içinde bulunduğumuz süreç, müzakere başlığını taşımakla birlikte büyük ölçüde Türkiye'nin AB müktesebat ve uygulamalarına uyum sağlama sürecidir.

Müzakere edilebilecek konular, bazı alanlarda uyum için iki tarafça da gerekli görülebilecek geçiş süreleri ve istisna talepleriyle sınırlıdır ve en düşük düzeyde tutulan olası geçiş süreleri ile istisnaların uyuma zarar vermemesi gerekmektedir. Bu

bağlamda müzakere sürecinin, büyük oranda Türkiye'nin AB'ye uyum çalışmalarının hızına ve toplumsal dönüşümü yönetme becerisine bağlı olacağını belirtmek isterim. Müzakere sürecinin kolay olmayacağını hepimizin bilmesi ve buna hazırlıklı

olmasında fayda vardır. Her bir yeniliğin ve reformun ardından Türkiye biraz daha değişecek, refah seviyesi biraz daha yükselecek, çağdaş standartlara biraz daha yaklaşacaktır."

Ali Babacan, Türkiye'nin üyeliğinin 28. veya 29. yeni üye şeklinde basite indirgenemeyeceğini, Türkiye'nin üyeliğinin AB geleceğini değiştirecek çok önemli bir olay olacağını belirterek, bu nedenle müzakerelerin ilerlemesinin, Türkiye'nin üye ülkelerle siyasi ilişkilerine bağlı olacağını kaydetti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious