Babacan: Hukuk, demokrasi her zaman galip gelecektir

  • Giriş : 23.06.2007 / 11:49:00
  • Güncelleme : 23.06.2007 / 12:11:36

Babacan, ''Diyeceksiniz ki; 'Son 2-3 aydır Türkiye'de neler oluyor'. Bunların hepsi gelip geçer." dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, ''Diyeceksiniz ki; 'Son 2-3 aydır Türkiye'de neler oluyor'. Bunların hepsi gelip geçer. Hiç endişeniz olmasın. Hukuk, demokrasi her zaman galip çıkacaktır. Türkiye'nin artık başka bir seçeneği yoktur'' dedi.

Babacan, Türk-Alman Ekonomi Kongresinin gala yemeğinde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin milli gelirin yüzde 17'lerine varan bütçe açığını 2006'da yüzde 0,7'ye kadar indirdiklerini, borç stoğunda Maastricht kriterlerini tutturduklarını söyledi.

Ali Babacan, ''Euro bölgesine girmeye çalışan ülkelerin tutturmak zorunda olduğu 4 kriterden ikisini biz 2006 sonu itibariyle tutturmuş durumdayız. Faiz ve enflasyonda olması gereken yere doğru göstergelerimiz ulaştığı zaman bırakın AB tam üyeliğini, Türkiye, Euro bölgesine girmeye hak kazanmış bir ülke olacaktır'' dedi.

Türkiye'nin son 5 yılda yıllık ortalama yüzde 7,8'lik büyümeyi başaran dışa açık bir ekonomi haline geldiğini ifade eden Babacan, bu yılın ilk 4 ayında doğrudan yabancı sermaye girişinin 10 milyar doları geçtiğini anlattı.

Babacan, ''Türkiye, bundan sonraki dönemde çok yüksek bir ekonomik performans sağlayacak potansiyele sahip bir ülke. Türkiye'nin büyüme potansiyeli, uluslararası kuruluşların yaptığı projeksiyonların, tahminlerin çok çok üzerinde'' dedi.

Türkiye'ye dışarıdan bakanların belki Türkiye'nin geleceğiyle ilgili ileride nasıl politikalar uygulayacağı konusunda soru işaretlerine sahip olabileceklerini belirten Babacan, ''Ancak biz şu anda iktidar partisi olarak bir ay kadar sonra, seçimlerden sonra da yeniden iktidar olması en kuvvetli ihtimale sahip olan parti olarak aynı zamanda Türkiye için neler yapabileceğimizi çok çok iyi biliyoruz. seçim yılında dahi ekonomik disiplinden asla taviz vermeden programına sapa sağlam sahip çıkan bir hükümet olarak bundan sonraki dönemde de mali disiplini, enflasyonla mücadeleyi ve yapısal reformlarımızı bütün kararlılığımızla sürdüreceğiz'' şeklinde konuştu.

Babacan, şimdiye kadarki uygulamalarında bugünü, bir hafta sonrasını, bir ay sonrasını düşünmediklerini, Türkiye'nin 5-10-30 sene sonrasını düşünerek uygulamaları yaptıklarını, Türkiye'nin uzun vadeli geleceğine yatırım yapmayı seçtiklerini anlattı.

Başarılarının sırrının güven olduğuna işaret eden Babacan, güven kazanıldıktan sonra her şeyin kolaylaştığını, Türkiye'nin önünün açıldığını belirtti.

Babacan, ''Şu anda en büyük değerimiz, en büyük varlığımız olarak güveni görüyoruz. Güven, arkasından istikrarı, refahı getiriyor'' dedi.

-''AB, 'KÜÇÜK OLSUN BENİM OLSUN' DİYEMEZ''-

Türkiye'nin artık AB tam üyelik müzakerelerine başlamış bir ülke olduğunu hatırlatan Babacan, üye olduğunda Türkiye'nin, AB'nin tüm kararlarında en çok etki yapan birkaç ülkeden biri haline geleceğini söyledi.

Babacan, şunları kaydetti:

''Biz, AB sürecimizi inişli çıkışlı bir yol olarak görüyoruz. Siyasi münazaraların çok olduğu bir süreç olarak görüyoruz. Bazı üye ülkelerin iç siyaset ya da uluslararası siyaset gereği Türkiye ile biraz uğraşacaklarını da şimdiden görüyoruz. Ancak, karşımıza çıkacak hiçbir zorluk bizi yıldırmayacak. Çünkü biz bu sürecin sadece Türkiye için değil, AB'nin kendisi için de çok önemli bir süreç olduğunu düşünüyoruz. AB, 'küçük olsun benim olsun' diyemez. AB, ancak genişlemeyle, çok seslilikle, gerçek bir temsil gücüyle küresel bir güç olabilir. AB, herhangi bir coğrafyanın, kültürün, dinin temsilcisi gibi algılanmaya başladığı anda AB'nin gerileme süreci başlamış demektir. AB, ancak farklı kültürleri, farklı yaklaşımları bir arada barındırdığı sürece gücünü koruyacaktır. Hele hele Türkiye gibi nüfusunun büyük çoğunluğu Müslüman olan ülkenin AB'ye tam üye olması, AB'yi gerçek anlamda küresel aktör olmaya götürecektir.''

-''HERKES İNANIYOR Kİ AKLISELİM GALİP GELECEK''-

Türkiye'nin önünde uzunca bir müzakere süreci bulunduğunu söyleyen Babacan, bu yıl başında açıkladıkları bir stratejiyle AB müktesebatının tüm fasıllarında 2013 yılına kadar neler yapacaklarının takvimini hazırladıklarını hatırlattı.

Babacan, Türkiye'nin bu süre içinde daha zengin bir ülke olacağını, demokratik standartlarını çok daha yükselteceğini söyledi.

Devlet Bakanı Babacan, şöyle devam etti:

''Diyeceksiniz ki; 'Siz, demokratik standartlardan, hukuktan bahsediyorsunuz da son 2-3 aydır Türkiye'de neler oluyor. Bunların hepsi gelip geçer. Hiç endişeniz olmasın. Hukuk, demokrasi her zaman galip çıkacaktır. Bu kadar dünyaya açılmış, açık bir ekonomi, açık bir toplum, açık bir ülke haline gelen Türkiye'nin artık başka bir seçeneği yoktur. Başka bir seçenek, Türkiye için bir seçenek değildir. Onun için gönlümüz rahat, kendimizden emin şekilde Türkiye'nin demokrasisiyle, kurumlarıyla, hukukun üstünlüğü ilkesiyle sapa sağlam yoluna devam edeceğine güveniyorum. Son birkaç aydır yaşananlarla Türkiye'nin ekonomik göstergelerinin çok farklı bir yere savrulması gerekiyordu. Niye bir şey olmuyor? Çünkü herkes inanıyor ki aklıselim galip gelecek, demokrasi kazanacak.''

Babacan'ın bu sözleri, salonda bulunanlarca alkışlandı.

Konuşmasında, Alman iş adamlarından da bir ricada bulunan Babacan, ''Biz sizleri Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkilerde çok önemli elçiler olarak görüyoruz. Her bir Alman iş adamı, bir büyükelçi gibi çalışsın istiyoruz'' dedi.

Türkiye ile Almanya arasındaki toplam ticaret hacminin 2002 yılında yaklaşık 13 milyar dolardan, bugün 24 milyar dolara çıktığını ifade eden Babacan, bunun çok daha ileri gitmesi gerektiğini vurguladı.

Babacan, ''Türkiye'nin Almanya'daki imajı, görüntüsü çok önemli. Bu konuda bilinçli iletişim politikalarına ihtiyaç var. İş adamlarının bu anlamda çok önemli rolü olduğunu düşünüyorum'' şeklinde konuştu.

Ali Babacan'ın konuşmasının ardından Anadolu Ateşi bir gösteri sundu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious