Babacan: Muhalefet zaman kaybettiriyor

  • Giriş : 05.02.2007 / 00:00:00

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, ana muhalefet partisinin, meclis çalışmalarını sırf muhalefet olsun diye yavaşlattığını kaydedetti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Hazine Müsteşarlığında yapılan Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK) toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Babacan, Türk Ticaret Kanunu'nun gecikmesiyle ilgili soruya karşılık, ''maalesef TBMM'deki yasal düzenleme çalışmalarımız yaklaşık bir yıldır ana muhalefet partisinin çok ciddi yavaşlatma girişimiyle karşı karşıya kalıyor'' dedi.

''Meclis iç tüzüğünü hedefinden, amacından farklı bir şekilde kullanarak maalesef yasal düzenlemelerin çok çok yavaş ilerlemesine sebep oluyor'' diyen Babacan şöyle devam etti:

''Mayıs 2007'ye kadar, bir ara çözüm için hızlı bir rahatlama getirebilir miyiz? Bununla ilgili bir çalışma, 'yasal düzenleme' diyemiyoruz, bir çalışma neticelendirilecek.

Gönlümüz ister ki, şu an komisyonda görüşülmekte olan TTK'nın bir an önce yürürlüğe girmesi, yüzbinlerce işadamımıza, esnafımıza modern bir yasal mevzuat sağlamamız.

Türkiye için biz bu kadar çabalarken, sadece muhalefet yapayım da sonucu ne olursa olsun anlayışıyla, maalesef meclisimizden istenen hızda yasal düzenlemeleri göremiyoruz. Bu hepimizin, Türkiye Cumhuriyetinin kaybı. Muhalefet için muhalefet Türkiye'ye çok zaman kaybettiriyor ve bu bizi çok üzüyor.''

''10 YILLARCA TÜRKİYE EN KÖTÜ OTOMOBİLİ KULLANDI''
Devlet Bakanı Ali Babacan, uluslararası sermayeye karşı çıkanların bir bölümünün aslında uluslararası rekabet istemediğini belirterek, ''10 yıllarca Türkiye'nin, en kötü otomobilleri kullandığını, en kalitesiz beyaz eşyayı kullandığını'' söyledi.

Petrol Yasası'nın, ülke kaynaklarının yabancı yatırımcıların eline geçmesini sağlayacağına ilişkin eleştirileri yanıtlayan Devlet Bakanı Ali Babacan, Türkiye'nin uluslararası piyasalara açılmasıyla, tam tersine bu ürünleri ihraç eden bir ülke olduğunu kaydetti.

Otomotivin bir numaralı ihraç kalemi olduğunu, AB'de satılan her iki televizyondan birinin ve her üç beyaz eşyadan birinin Türk malı olduğunu anlatan Babacan, şöyle devam etti:

''Hem kendi insanımız uygun fiyatlarla en kaliteli ürünü kullanıyor. Hem de rekabetten korkanlar çok farklı bir tablo görüyorlar.

Artık eski Türkiye yok, eski dünya yok. 'Şartları nasıl eskiye döndürürüm' diye çabalamaktansa, 'yeni şartlara nasıl ayak uydururum' diye kafa yormak daha doğru olur.

Türkiye geçen sene, enerji ithalatına 29 milyar dolar ödedi. Biz enerjide dışa bağımlı bir ülkeyiz. Türkiye'nin büyüyen özel sektörü, yatırım ihtiyacı ve buna bağlı büyüyen enerji ihtiyacını düşündüğünüzde ve kamunun ekonomideki payının da gittikçe küçüldüğünü dikkate aldığınızda, artık sadece kamu yatırımlarıyla enerji yatırımlarının gerçekleşebileceğine inanmıyoruz.

Enerji ihtiyacı kamunun yatırım yapabileceğinden çok daha hızlı bir şekilde artıyor. Özel sektör de girmek zorunda. Hem yatırımlar, hem enerji üretimi konusunda sermayeye uluslararası perspektiften bakmak zorundayız.

Türkiye eski Türkiye değil. 'Küçük olsun benim olsun. Kapatalım fazla rekabet olmasın, biz istediğimiz gibi iş yapalım' devri Türkiye'de artık bitti. O dönem kapandı.

O dönem çok tatlı bir dönemdi bazıları için. İstifade eden küçük bir kesim, ızdırap çeken yüksek maliyetlere katlanmak zorunda kalan da geniş bir kesim vardı. O dönem artık bitiyor. Şimdi biz Türkiye'nin tümünü düşünmek zorundayız. '74 milyon insanımız daha ucuz enerjiyi nasıl kullanır' onun peşinde olmamız gerekiyor. Bunun bir yolu da uluslararası rekabete açmak ise bunu yapmak zorundayız.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious