Babacan: Tarihin en sert açıklaması

Babacan: Tarihin en sert açıklaması.12130
  • Giriş : 31.12.2008 / 14:21:00

Dışişleri Bakanı Ali Babacan, İsrail'in Gazze'ye saldırılarına en açık tutumu alan ülkelerden birinin Türkiye olduğunu belirterek Dışişleri Bakanlığının konuyla ilgili yaptığı açıklamanın tarihinde yaptığı en sert açıklamalardan biri olduğunu söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Kanal 24'ün sorularını yanıtlayan Babacan, Gazze'de devam eden insanlık dramının bütün dünya tarafından Türkiye'dekine benzer duygularla izlendiğini söyleyerek, Dışişleri Bakanlığının konuyla ilgili yaptığı açıklamanın tarihinde yaptığı en sert açıklamalardan biri olduğunu söyledi.

Babacan, Gazze'de 1,5 milyon insan yaşadığını, dün akşam itibarıyla ölü sayısının 400'e yaklaştığını hatırlatarak, insani yardımlar hakkında Esenboğa Havalimanında ambulans uçağı hazırladıklarını, ancak Gazze'den yaralıların çıkarılamadığını bildirdi. Babacan, ambulans, tıbbi malzeme, gıda gibi konularda süregelen yardım programlarının zaten bulunduğunu söyleyerek, yeni gönderilen tırların yolda olduğunu, dün gönderilen 5 ambulansın da Gazze'ye girdiğini belirtti.

"Filistin'e karşı tarihi sorumluluklarımız var ve çektikleri acıyı derinden hissediyoruz. Türkiye de herkesle görüşen bir ülke ve sorunların diyalog yoluyla çözüleceğine inanıyoruz" diye konuşan Babacan, Gazze'deki olayların kendilerini endişelendirdiğini söyledi. Babacan, "Çünkü bu sarmal haline gelir ve bölgeye yayılırsa, bu gerçekten büyük bir risk" dedi.

Babacan, bu olayların bir an önce sona ermesini ve ateşkes sağlanmasını arzu etiklerini söyleyerek, diplomatik trafiğin sürdüğünü bildirdi. İsrail'in insani yardımların geçişi konusunda Türkiye ve belki bir iki başka ülkeye izin verdiğini söyleyerek, İsrail makamlarının bunun dışında kapıları kullandırmadığını kaydetti.

"Hemen ateşkes ilan edilmesini ve ablukanın kalkmasını istiyoruz" ifadesini kullanan Babacan, şartların daha da zorlaştığını, El Fetih ile Hamas arasındaki sıkıntının derinliğinin de kendilerini üzdüğünü kaydetti.

Babacan, "İki tane Filistin olamaz" dedi, ancak Mahmud Abbas ve öbür tarafta da diğer devletlerin tanımadığı, fakat fiili bir hükümet bulunduğunu, bu ayrılığın, Filistin davasını da zayıflattığını bildirdi.

Türkiye'nin El Fetih ile Hamas arasındaki sorunların çözümündeki rolüne ilişkin soru üzerine Babacan, Türkiye'nin iki tarafla da diyalog içinde olduğunu ifade etti.

Hamas'la da iletişim kanallarının açık olduğunu, bunun yıllardır böyle olduğunu belirten Babacan, Hamas'ın kendilerine bir şey söylemesinin "60 saniye alacağını", kendileri için de aynı şeyin geçerli olduğunu, Türkiye'nin barış ve huzur isteyen bir ülke olduğunu kaydetti.

Babacan, "Biz menfaat derdinde asla olmadık. Asıl politikamız, Orta Doğu'da barış, huzur istikrar olması, aksi halde buradaki sorunlar bizi de etkiler. Orada bir yangın varken, bundan etkilenmemek mümkün değil" diye konuştu.

Bu konuda "bekle gör" politikasını uygulamamak gerektiğini de söyleyen Babacan, Gazze'yle ilgili "bekle gör" politikasının, hiç ummadık bir anda başka bir yerde başka bir sonuç doğurabileceğini söyleyerek, Gazze'dekine benzer bir olayın başka bir yerde de çıkabileceğini belirtti.

Babacan, silahların bir an önce susmaması durumunda bu işin daha da kötüye gideceğini kaydederek, 2009'da dikkat edilmezse büyük riskler olabileceğini daha önce katıldığı bölgesel ve uluslararası toplantılarda da defalarca dile getirdiğini bildirdi.

Babacan, sorunların diyalog yoluyla çözülmesi ve uluslararası toplumun bu saldırılara güçlü bir şekilde dur demesi gerektiğini belirtti.

"Son günlerde, sesi en yüksek çıkan ve açık bir tutum alan ülke Türkiye oldu" diyen Babacan, Gürcistan-Rusya krizinin ikinci ya da üçüncü gününde AB'nin hemen müdahale ettiğini, ama burada maalesef aynı şeyi göremediklerini söyleyerek, bunun büyük bir yanılgı olduğunu ifade etti.

Babacan, "Orta Doğu'da huzur olmazsa dünyada kimsenin huzur içinde yaşaması mümkün değil. Onun için, bir an önce hızlı çözüm bulmak gerekiyor. Sayın Başbakan, onun için hızla yola çıktı" diye konuştu.

ABD'DEKİ YENİ YÖNETİM İSTİŞARE AĞIRLIKLI BİR YÖNETİM TARZI BENİMSERSE DIŞ POLİTİKAYI BAŞARIYLA YÜRÜTÜR"

Dışişleri Bakanı Babacan, ABD'nin yeni başkanı seçilen Barack Obama ve yeni yönetimin, istişare ağırlıklı bir politika benimsemesi durumunda daha başarılı bir dış politika yürüteceğini söyledi.

Babacan, Kanal24'te yayımlanan özel röportajında, ABD'deki yönetim değişikliğiyle ilgili görüşlerini dile getirdi.

ABD ile Türkiye'nin konularının çok örtüştüğünü belirten Babacan, Irak, Orta Doğu, Kafkaslar, Balkanlar gibi konuların ortak olduğunu, ancak Türkiye'nin farkının bütün bu coğrafyaya her açıdan yakın olması olduğunu kaydetti.

Türkiye'nin, bu bölge halklarıyla kültürel ve tarihi bağları bulunduğunu söyleyen Babacan, Afganistan'da görev yapan askerlerin, halkla kurduğu sıcak ilişkiyi örnek gösterdi. "Bölgeyi iyi tanıyan bir ülke olarak görüşlerimizi paylaşmak istiyoruz ve paylaşıyoruz" diyen Babacan, bunun için de çalışmalar yürütüldüğünü belirtti.

Bu süreçte ABD'ye çok sayıda heyetin gidip görüşmeler yaptığını ve bu heyetlerin yeni yönetimi ve özellikle geçiş kadrosunu hedeflediklerini kaydeden Babacan, bu geçiş kadrosunun devredeceği raporlarda ve dosyalarda, Türkiye'nin görüşlerinin yansıtılması için çalışmalar yürütüldüğünü belirtti.

Babacan, geçmiş yönetimle ilişkiler açısından 5-6 yıl öncesinden çok farklı ve ilerde bir konumda olduklarını kaydederek, şunları söyledi:

"Onlar (yeni yönetim) istişare ağırlıklı bir yönetim biçimi benimserlerse, kendileri için hayırlı olur diye düşünüyorum. ABD'de küçük gruplar yönetimi etkileyip, yanlış bir adım attırabiliyorlar. Dolayısıyla, yeni yönetim ne kadar istişare ağırlıklı bir yönetim tarzı benimserse, daha başarılı bir dış politika yürüteceklerini düşünüyorum."

-IRAK

Dışişleri Bakanı Babacan, Irak yönetimi ve ABD arasında imzalanan güvenlik anlaşmasının, bazı kesimler tarafından olumsuz yorumlansa da, aslında olumlu bir gelişme olduğunu, bunun ABD askerlerinin ülkeyi terk etme tarihini netleştirdiğini söyledi.

Irak'ın gerçek anlamda egemen ve bağımsız bir ülke olması için son anlaşmayı iyi bir anlaşma olarak değerlendirdiklerini belirten Babacan, bunun aslında Amerikan askerlerinin çıkmasını sağlayacak bir anlaşma olduğunu ve bunu yaparken, Irak'ın da kendi güvenliğine sahip çıkması gerektiğini söyledi.

Irak'taki merkezi hükümet ve kuzeydeki yerel yönetimle ilişki içinde olduklarını kaydeden Babacan, kuzeydeki yerel hükümetin terör örgütü konusundaki tavrının önemli olduğunu, onların tavrında da az da olsa olumlu gelişme görüldüğünü belirtti.

Terör örgütü PKK konusunda Türkiye'nin mesajının çok açık olduğunu kaydeden Babacan, bunun bütün dünya tarafından kabul edilmiş bir terörizm problemi olduğunu, dolayısıyla terörist gruplara karşı ne yapılması gerekiyorsa onun yapılması gerektiğini söyledi.

Irak'taki yönetimle ve ABD ile görüşmelerin sürdüğünü, bu görüşmelerde yerel yönetimden de temsilcilerin bulunduğunu belirten Babacan, kuzey Irak'taki yönetimle "görüşüp görüşmeme tereddütlerinin olmadığını" kaydetti.

Babacan, önceki dönemde onların tavrının ve tutumunun bunu imkansız hale getirdiğini, ancak son dönemde tavırlarındaki değişimin ve attıkları adımların yüz yüze görüşme şartlarını oluşturduğunu söyledi. Babacan, "Biz netice almaya bakıyoruz. Hedefimiz belli. O hedefe ulaşmak için hangi metodu kullanmamız gerekiyorsa onu kullanıyoruz" diye konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*