Babacan: ''Türkiye'de güç halka kayıyor"

Babacan: ''Türkiye'de güç halka kayıyor
  • Giriş : 11.05.2008 / 00:20:00
  • Güncelleme : 10.05.2008 / 23:59:46

Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, ülkede son yıllarda meydana gelen hızlı dönüşümün bazı kaçınılmaz sonuçlar ortaya çıkardığını belirtti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali
Babacan, ülkede son yıllarda meydana gelen hızlı dönüşümün bazı
kaçınılmaz sonuçlar ortaya çıkardığını belirterek, "Türkiye'de yetkinin,
gücün halka doğru kaydığı bir dönem yaşadık, hala da yaşıyoruz" dedi.

Bunun demokratikleşmenin en doğal sonucu ve sağlıklı bir gelişme
olduğuna işaret eden Babacan, "Artık böyle bir Türkiye'ye de herkesin
alışması gerekiyor. Artık gerçek anlamda halkın egemenliğinin yaşandığı
bir ülke haline geliyor Türkiye. Bu da reform sürecinin kaçınılmaz bir
sonucu, artık herkes buna alışacak" diye konuştu.

AA'nın gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Babacan, "Türkiye'de artık
fertler, bireyler tek tek daha güçlü hissediyor kendisini. İnsanlar,
ülkenin geleceğiyle ilgili söz sahibi olduğunu, Türkiye'nin geleceğiyle
ilgili önemli kararlarda kendi oyunun, iradesinin etkili olduğunu
düşünüyor" dedi.

-"GİZLİ GÜNDEMİMİZ YOK"

Babacan, AK Partinin kendisine kuşku ile bakan insanlara karşı mesajını
iletmede eksikliği olup olmadığı sorusunu cevaplandırırken, Türkiye'de
AK Partinin politikalarını, duruşunu, hükümetlerinin beş yıllık
uygulamalarını anlayan, takdir eden, destekleyen çok geniş bir kitle
bulunduğunu kaydederek, "Öte yandan da kuşkusuz, belki partimizin
politikalarını benimsemeyen, partimizle ilgili farklı algılamaları olan
kesimler de var Türkiye'de. Bu da gayet doğal, demokratik sistemde çok
doğal" diye konuştu ve sözlerini şöyle sürdürdü:
"Dışarıdan Türkiye'ye bakanlar, 2002 yılının Türkiye'sine bakıp ve
bugünün Türkiye'sine bakıp 'Bu arada bütün bu gelişmeler nasıl oluyor'
diye kendi kendilerine sorduklarında, kuşkusuz AK Parti faktörünü,
hükümetimizi resmin içinde görüyorlar. Yaptıklarımızın dünyanın her
köşesinde takdiri söz konusu. Türkiye'de de kuşkusuz yaptıklarımızı
anlatıyoruz. Ama daha iyi anlatabilir miyiz, iletişim konusunda daha
ileri adımlar atabilir miyiz? Kuşkusuz her zaman iyileştirmek için
imkanlar vardır, fırsatlar olabilir. Ama sadece seçim sonuçlarına,
kamuoyu yoklamalarına baktığımızda da bizi anlayan ve destek veren çok
geniş bir kitlenin olduğu da çok açık doğrusu."
Babacan, AK Partiye oy vermeyenlerin de önemli bir kısmının AK Partiyle
ilgili olumlu düşünceler, olumlu intibalar taşıdığını yaptıkları
araştırmalardan bildiklerini kaydederek, "AK Parti, hem halkımızın büyük
bir kısmının desteklediği bir parti, hem de direkt seçimlerde destek
vermese dahi genel anlamda olumlu intibalara sahip olduğu bir parti.

Ancak tamamen olumsuz düşünen, tamamen negatif yaklaşan bir kesim de
Türkiye'de kuşkusuz var" ifadesini kullandı.

"Hep bahsedilen bir gizli gündem konusu var" diyen Babacan, gizli
gündemleri olmadığının en güzel kanıtının da bugüne dek söyledikleri ve
yaptıkları olduğunu belirtti. Babacan "Bakın Kasım 2002 seçimlerine,
Temmuz 2007 seçimlerine. Seçimlerden önce ne taahhüt etmişiz, seçim
beyannamelerimizde ne açıklamışız, halkımıza neleri söz vermişiz ve
neler yapmışız? Buna bakıldığı zaman, söz verdiklerimizle yaptıklarımız
arasında büyük farklılıklar görmeyeceksiniz" diye konuştu.

-AB REFORMLARIYLA İLGİLİ YASAL DÜZENLEMELER MECLİS'TE-

Babacan, AB müzakere süreci kapsamındaki reformlara ilişkin bir soru
üzerine de, TBMM'nin gündeminde AB müktesebatıyla ilgili siyasi konulara
ilişkin yasalar bulunduğunu belirterek, "Şu anda taslağı hazırlanmış
yasaların 30 Hazirana kadar TBMM'de ele alınması, komisyonlarda
görüşülmesi, Genel Kurulda görüşülmesi kuşkusuz önem taşıyor" dedi.

Babacan, önlerindeki kısıtlı zaman düşünüldüğünde bu tasarıların tümünün
TBMM tatile girmeden önce bitirilip bitirilemeyeceğinden çok emin
olmadığını kaydederek, "Ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, ilgili
bakanlıklarımız pek çok konuda çalışmalarını ilerlettiler. Bakanlar
Kurulunda imzaya açılan pek çok yasal düzenleme var. Meclise sevk
edilmiş pek çok yasal düzenleme var, tasarı halinde tabii bunların
hepsi" ifadesini kullandı.

Bakan Babacan şunları kaydetti:
"Yeter ki meclisimizin mesai yapacağı günler mümkün olsun. Yeter ki
meclisimizin çalışacağı günler müsait olsun. Geceli gündüzlü, hafta içi
hafta sonu demeden meclis 30 Hazirana kadar çalışsa dahi bitiremeyeceği
kadar yasal düzenleme şu anda elimizde tasarı halinde zaten hazır.

Kurumlarımız, aslında hazırlıklarını hızla sürdürüyorlar. Ama yasal
düzenleme meclisin iş yoğunluğu ve trafiğiyle son derece alakalı. Çünkü
TBMM bir tane. Bütün yasaların oradan geçmesi gerekiyor. Ancak ikincil
düzenlemelerin meclise gitmesi gerekmediği için, üzerinde yapılacak
çalışmalar daha hızlı yürümekte. Bunların kimisi Bakanlar Kurulu kararı
oluyor, kimi tebliğ, kimi genelge, bunlar da bir yandan hızlı çalışıyor,
devam ediyor."

-"TÜRKİYE'DE AKLI SELİMİN KAZANACAĞI İNANCI OLMASA
DAHA VAHİM EKONOMİK SONUÇLAR OLABİLİRDİ"-

Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, ekonomiye ilişkin bir
soruya karşılık da aldıkları tedbirler sonucu Türk ekonomisinin dünya
ekonomisindeki türbülanstan sınırlı bir şekilde etkilendiğini
belirterek, Türkiye'deki iç siyasi gelişmelerin ekonomi üzerinde olumsuz
etkiler bıraktığını söyledi.

2002'den 2007'ye kadar beş yıldır uygulamış oldukları ekonomik programın
Türk ekonomisini içeride ya da dışarıda olabilecek olumsuz gelişmelere
karşı çok daha dayanıklı bir yapıya kavuşturduğunu, bütçe açığının artık
eskiye göre çok azaldığını, kamu borçlarının çok düştüğünü, bankacılık
sisteminin çok güçlendiğini, hazinenin ve merkez bankasının pozisyonunun
çok daha sağlam olduğunu, bankaların tek tek bilançolarını risklerden
korunaklı hale getirdiklerini belirten Babacan, "Zaten bu aldığımız
tedbirler sonucudur ki böylesine büyük bir türbülanstan Türk ekonomisi
nispeten sınırlı bir şekilde etkilenmiştir" diye konuştu.

Babacan, dünyada dev bankaların sarsıldığı, petrol fiyatlarının 5-6,
temel gıda fiyatlarının 3-4 misline çıktığı bir dönemden geçilirken,
bunun etkilerinin Türk ekonomisinin üzerinde oldukça sınırlı olduğunu
belirterek, "Bu alınan tedbirler sonucudur, kendiliğinden değildir" dedi.

Türkiye ekonomisinin tecrit edilmiş bir ortamda olmadığını da belirten
Babacan şunları söyledi:
"Kendi iç siyasi gelişmelerimiz de kuşkusuz ekonomi üzerinde olumsuz
tesirler bıraktı. Beş altı ay öncesine göre bugünkü ekonomik
göstergelere baktığımızda bozulmalar var. Ancak bu bozulmaların
sebebinin bir kısmı dış konjonktürle, dış ekonomik depremle
açıklanabilirse, bir kısmında da mutlaka iç siyasi gelişmeleri
görüyoruz."
Türkiye'de demokrasinin sorgulandığı, demokratik işleyişin sıkıntıya
girdiği dönemlerde bunun ekonomik sonuçlarının hep gerçekleştiğini
belirten Babacan, "Geçen sene de bazı olaylar yaşadık, ekonomik
sonuçları oldu, şu an da yaşıyoruz, bunun ekonomik sonuçları var. Ancak
yine de hem yaptığımız dış temaslarda gördüğümüz, hem de genelde
piyasaların izlenimi, şöyle ya da böyle Türkiye'nin bu sorunları
aşacağı, şöyle ya da böyle Türkiye'de rasyonalitenin hakim olacağı, aklı
selimin galip geleceği yönünde" diye konuştu.

Bakan Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türkiye ile alakalı bu beklenti, güçlü bir beklenti ve şu anda bu görüş
hakim bir görüş. Zaten bu böyle olmasaydı, bu gelişmelerin ekonomik
sonuçları çok daha keskin, çok daha vahim olabilirdi. Türkiye artık açık
bir ülke, açık bir toplum. Tartışmaların serbestçe yapıldığı bir ülke
Türkiye. Açık toplumlarda, açık ülkelerde, açık ekonomilerde genelde
aklı selim galip gelir, rasyonalite kazanır. Geçen yıl zorluklar yaşadı
Türkiye, başarıyla aştı. Bu sene başka türlü zorluklar var. Bunları da
başarıyla aşacağına inanıyorum."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious