Babacan'dan BDDK'ya uyarı

  • Giriş : 22.12.2006 / 00:00:00

Bakan Babacan, BDDK’yı kastederek, yetkili pozisyonda olan kurumların hiçbir şekilde endişe verici, tedirgin edici yaklaşımlarda bulunmaması gerektiğini ifade etti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Babacan, “Türkiye’de bir yabancı sermaye istemeyiz, sermaye hareketlerine sınırlama getirilmelidir diyenlerin ‘benim çocuğum işsiz kalsın umurumda değil’” demek istediklerini söyledi.

Devlet Bakanı Ali Babacan ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu bugün Hazine Müsteşarlığı’nda bir araya geldi. Toplantı sonrasında Babacan ve Hisarcıklıoğlu gazetecilerin sorularını yanıtladı. Babacan, söz konusu toplantıda Türkiye’nin bundan sonraki dönemde AB’yle olan ilişkilerinin seyri ve iç reform süreci, Sosyal Güvenlik Reformu, Sigortacılık Yasası ve Anadolu Yaklaşımı’yla ilgili olarak görüş alış verişinde bulunulduğunu anlattı.

BDDK’nın yabancı sermayeyle ilgili görüşlerinin hatırlatıldığı bir soru üzerine Babacan, “Tabi ki farklı birimlerin, kişilerin farklı görüşleri olabilir ama bu konuda ki yetki Meclis’tedir, hükümettedir” dedi. Türkiye’de artık yerli yabancı ayrımı ortadan kalktığını belirten Babacan, bunun haricinde bir uygulamanın zaten yasal olmadığına işaret etti. Babacan, önemli olanın maksimum miktarda sermayeyi çekebilmek olduğunu belirtti. Babacan, “Hele hele yetkili pozisyonda olan kurumlarımızın hiçbir şekilde endişe verici, tedirgin edici, teveccüh edici yaklaşımlarda bulunmaması gerekir. Eğer biz diyorsak artık yerli yabancı ayrımı Türkiye’de kalkmıştır. Türkiye’de kurulduktan sonra bütün şirketler Türk şirketidir. Türkiye Cumhuriyeti yasal çerçevesinde kurulduktan sonra Anayasa’ya yasalara uygun hareket ettikten sonra, ortağı kim olursa olsun, bu şirketler Türk şirketidir, bütün kurumlarında bu anlayışla hareket etmesi lazım” dedi.

Babacan, “Türkiye’de bir yabancı sermaye istemeyiz, sermaye hareketlerine sınırlama getirilmelidir diyenlerin ‘benim çocuğum işsiz kalsın umurumda değil’ demek istediklerini açıkça tekrar vurgulamak istiyorum. Türkiye büyüyecekse, istihdam oluşturacaksa Türkiye uluslararası sermayeye açık olmak zorundadır, bu bir mecburiyettir, bu bir doğal bir seçenek değildir.”

"SOSYAL GÜVENLİK BELLİ BİR SÜRE ERTELENEBİLİR"

Anayasa Mahkemesi’nin Sosyal Güvenlim Reformu’nun bazı maddelerini iptal etmesiyle ilgili olarak Babacan, farklı bir döneme girildiğini dolayısıyla 1 Ocak’tan itibaren reformun tümüyle uygulanmasının “zor” göründüğünü belirtti. Babacan, “Belli bir süre erteleme yine muhtemel görünüyor” dedi. Babacan, sosyal güvenlik konusunda hükümetin izleyeceği yolu Başbakan Erdoğan'ın açıklayacağını bildirdi.

“SİYASET YAPAN KURULUŞLAR GEREKLİ MESAJI ALMIŞTIR”

Gazetecilerin, “TOBB ve BDDK bizden daha çok siyaset yapıyor” söyleminin hatırlatması üzerine Babacan, “Sayın Başkanla istediğimiz kadar sık görüşemezsek de telefonda herhalde ortalama en az 1-2 defa görüşüyoruz, pek çok konuyu karşılıklı istişare ediyoruz. Bu istişareden de hem biz istifade ettiğimizi düşünüyoruz hem de eminim kendileri de bu yakın diyalogu faydalı görüyorlardır. Dolayısıyla bizim sayın başkanla olan diyalogumuz basın üzerinden birbirimize mesaj verecek bir diyalog şekli değil. Dolayısıyla o kastettiğimiz, daha doğrusu, siyaset yapmayla ilgili değerlendirmede bulunduğumuz kuruluşlar, zaten mesajları almışlardır diye düşünüyorum. Çok sayıda da değil o kuruluşlar. Onun için bunu daha fazla uzatmanın da açıkçası faydasını görmüyorum” diye konuştu.

Babacan, şu ana kadar Ziraat Bankası’nın ve Halk Bankası’nın çiftçi ve esnafa uygun şartlarda kredi kullandırdığına işaret ederek, Halk Bankası’nın özelleştirilmesinden sonra da esnaf ve KOBİ kredileri uygulamalarının çok daha etkin bir şekilde devam edeceğini söyledi.

“FARKLI DÜŞÜNMEK SUÇ DEĞİL”

Hisarcıklıoğlu konuyla ilgili olarak, TOBB Başkanının Türkiye’nin Hazinesi’nden sorumlu ve AB sürecini yürüten bir bakanla yakın temas içinde olması kadar doğal bir şey olamayacağını vurguladı. Hisarcıklıoğlu, Halk Bankası’nın özelleştirmesinde toplu satış noktasında farklı düşündüğünü ve bunun demokrasilerde gayet doğal olduğunu belirtti. Hisarcıklıoğlu, “Halk Bankası’nın halka arz edilerek, belli bir oranda değeri ortaya çıktıktan sonra toplu olarak satılabileceği görüşümüzü daha önce aktardık” dedi. Farklı düşünmenin gayet doğal olduğunu hatırlatan Hisarcıklıoğlu, bunun ayıp veya suç olmadığını vurguladı.

20 MİLYAR DOLARLIK BEDEL ÖDENECEK

Sosyal Güvenlik Reformuyla ilgili olarak Hisarcıklıoğlu, “Kesinlikle norm ve standart birliği beraberinde bu yasının devamı konusunda bizim görüşümüz” dedi. Türkiye 2007’de sosyal güvenlik açığı olarak yaklaşık 20 milyar dolar bir bedel ödeyeceğini belirten Hisarcıklıoğlu, Anayasa Mahkemesi’nin gerekçeli kararından sonra hızla reformdaki eksikliklerin giderilmesi gerektiğine işaret etti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious