'Baba'dan kriz politikasına eleştiri

'Baba'dan kriz politikasına eleştiri.9810
  • Giriş : 13.10.2008 / 17:58:00

Süleyman Demirel, dünyada yaşanan ekonomik krizle ilgili, 'Bize bir şey olmaz' sözü doğru değildir.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) 2008-2009 eğitim öğretim yılı açılış dersini veren 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, dünyada tartışılan ekonomik krizin ''küresel finansman krizi'' olduğunu söyledi. Dünya ekonomisinin son 7-8 sene içeresinde fevkalade parlak olduğunu ifade eden Demirel, bu süre zarfında ülkelerin ortalama yüzde 5 büyüdüklerini ve ticaret hacminin genişlediğini kaydetti.

Demirel, bugün yaşanan finansman krizin ikinci aşamasının kredi, üçüncü aşamasının ise ekonomik kriz olacağını savundu. Dünyanın yoksul ve zengin ülkeler olarak ikiye bölündüğünü belirten Demirel, yaşanan finansal krizin zengin ülkelerin sıkıntısı olduğunu, çünkü yoksul ülkelerin ''parası pulu olmadığını'' kaydetti.

Demokrasi ile yönetilen, insan haklarına saygılı ve piyasa ekonomisi uygulayan ülkelerin zengin olduğunu anlatan Demirel, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana karma ve liberal ekonomi ile sosyalist sistemin çeşitli ülkelerce denendiğini, 192 ülkeden 122'sinin, demokrasi, insan hakları ve pazar ekonomisini tercih ettiklerini hatırlattı.

Türkiye'nin de, kalkınmanın motoru olarak özel sektörü kabul ettiğini ifade eden Demirel, 1980'den sonra liberal ekonominin uygulandığını kaydetti. Demirel, çağdaş sistemlerde halkın tasarruflarının bankalarda toplandığına işaret ederek, dünya ekonomisinin de bu tasarruflarla döndüğünü söyledi.

-''KRİZ KAPİTALİST SİSTEMİN İÇİNDE''-

Kredilerin ekonominin nefesi olduğunu ve kredilerde bir tıkanma yaşandığında insanların ''tasarruflarıma ne olur endişesi'' ile bankalardan paralarını çekmek istediklerini vurgulayan Demirel, şöyle konuştu:

''Endişeden panik doğuyor. 122 ülkenin uyguladığı kapitalist sistemde zaman zaman bu çeşit finans krizleri görülüyor. Ne zaman olacağını kimse bilmiyor. Kredi mekanizmaları bir şekilde düzeltiliyorsa, sistem işliyorsa mesele yok. Bu sistemde devlet olmayacak, devletin müdahalesi olmayacak, devlet bunları ancak seyredecek. Ekonomi kendi kendini düzeltir, buna inanılıyor. Kendi kendini düzeltirken bankalar batıyor, birçok kişinin paraları da batıyor. Ancak bankaların batması da sistemin efektif şekilde işlemesinin çaresinden biri. 'Batan batar, kalan sağlar bizimdir' sistemin ruhu bu. Halkın tasarrufları da bu sayede en iyi şekilde kullanılıyor. Batma korkusu, sistemi etkin yapıyor.''

ABD'de konut kredisi alanların bu kredileri ödeyememesinden kaynaklanan yatırım bankalarındaki krizin de işsizlik ve yoksulluk meydana getirdiğini vurgulayan Demirel, ''Sistem bu, matematik bakımdan hata yok ama insan ızdırap çekiyor. Kapitalist sistemin içinde kriz var'' dedi.

Yaşanan küresel finansman krizinin bazı çevrelerde ''kapitalizmin sonuna mı gelindi?'' tartışmaları yarattığına dikkati çeken Demirel, ''Eğer diyorsanız ki bu sistem sizi batağa götürüyor, o zaman yeni sistem arayacaksınız'' diye konuştu.

Demirel, dünyada kapitalizmin alternatifinin tartışıldığını belirterek, Türkiye'de de üniversitelerin ve siyasetçilerin bu konudaki tartışmaların içinde olması gerektiğini söyledi. Demirel, Türkiye'nin liberal ekonomiye, devletçiliği, karma ekonomiyi deneyerek geldiğini, bu 80 senenin 50 senesinde kendisinin de bulunduğunu ve kendisine göre, gelinen yerin yanlış bir yer olmadığını belirtti.

Finans krizi sorununun aşılamaması durumunda dünyada ekonomik daralma meydana gelirse, işsizliğin artacağını ve ekonomik krizin meydana geleceğini ifade eden Demirel, ''Ne zaman ki vatandaş bankalara hücum edip parasını çekmeye kalkarsa, ne zaman ki bankalar verdikleri kredileri geri almaya kalkarsa o zaman kriz olur. Bunun olmaması için dünyanın her yanında büyük gayretler var'' dedi.

Kriz yaşanmaması için birçok ülkenin vatandaşına mevduat garantisi verdiğine dikkati çeken Demirel, bu tür durumlarda en büyük düşmanın ''panik'' olduğunu vurguladı. Demirel, piyasaların parasız bırakılmayarak sistemin devamının sağlanması gerektiğini kaydetti.

Dünyanın kapitalizmi, liberalizmi, sosyalizmi, BM'yi, IMF'yi ve Dünya Bankası'nı yeniden tartışacağını belirten Demirel, ''(Dünya mali düzenlemesini yeniden yapmak lazımdır) fikri bugünden galip'' diye konuştu.

-TÜRKİYE'YE ETKİSİ-

Dünya ekonomisinin daralması durumunda Türkiye'nin bundan etkilenmesinin mümkün olmayacağını savunan 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, şöyle devam etti:

''(Bize bir şey olmaz) sözü doğru değildir. İnşallah olmaz. Almanya'ya bir şey olduğu yerde, İngiltere'ye bir şey olduğu yerde, Japonya'ya bir şey olduğu yerde bize niye bir şey olmaz? Bunlar bizden daha güçlü ekonomilerdir. Bize bir şey olabilir. Ne olabilir? Kestirmekte güçlükler var, ama bakın 2000 yılında halkınızın kredi kartlarından borcu 6 milyar civarında, halen 115 milyar civarında... Bankalar derse ki halka, (ödeyin bu kredi kartlarını), o gün olur her şey... 2002 yılında 218 milyar dolar dış borcumuz vardı, bu çıkmış 436 milyar dolara. İçeriden dışarıdan ödeyin deseler ne olacak?''

Türk ekonomisinin eksikleri, zaafları olsa da geçen yedi yılda yüzde 7 kalkınma hızı sağladığını vurgulayan Demirel, buna karşın 2008 yılında 43 milyar dolar ödeme açığı olduğunu kaydetti.

Türkiye'nin yüzde 20 faizle bu açığı bulabildiğini dile getiren Demirel, mali krizin yayılması durumunda yüzde 30 faizle bile bu miktarın bulunamayacağını ileri sürdü. Ekonomik kriz endişesiyle panik olmamak gerektiğini belirten Demirel, ''Ama dikkatli olalım. Kısa vadede gelebilecek sıkıntıları görelim ve mutlaka piyasaları parasız bırakmayalım. Kriz olur diye karalar bağlamak da yanlış, bir şey olmaz demek de yanlış'' dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*