Babalar Günü’nde kızına böbreğini hediye etti

  • Giriş : 19.06.2006 / 00:00:00

Evlatların, yılda bir kez de olsa sevgilerini ifade etmeye çalıştıkları Babalar Günü, bu yıl Artvinli Sorgut ailesi için bambaşka bir anlam taşıyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


“Kızım bugün sana böbreğimi vereceğim, inşallah sağlığına kavuşursun.” sözü ile adeta yeniden doğdu. Genç kız, kısmî felçli babası Mehmet Sorgut’un bu özverisi üzerine gözyaşlarına boğuldu. Erzurum Atatürk Üniversitesi Organ Nakli Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Kamil Yalçın Polat’a kararını ileten baba Sorgut, organ nakli için hazır olduğunu ifade etti. Bunun üzerine harekete geçen görevliler, kan ve doku tahlillerini kısa sürede yaparak ameliyat için gerekli hazırlıkları tamamladı. Ardından da Prof. Dr. Polat ve ekibi, başarılı bir operasyonla babadan aldıkları böbreği, Sevdagül’e nakletti.

Ameliyat sonrası gözlerini açan genç kız, “Ben babama hediye almayı düşünürken babam bana en güzel hediyeyi verdi. Çok mutluyum, Babalar Günü’nde babamın bana böyle bir jest yapıp böbreğini vermesi beni çok duygulandırdı. Önce ‘Baba sen hastasın’ diyerek kabul etmek istemedim; ama ısrar edince, doktorlar da babamın bir böbreğini bana vermesi ile ikimizin de sağlıklı olacağını söyleyince ikna oldum. Şimdi gördüğüm kadarıyla ikimiz de çok iyiyiz. Babama bu borcumu nasıl ödeyeceğimi bilmiyorum.” diyerek mutluluk gözyaşlarını tutamadı. Genç kız, hastaneden çıkar çıkmaz ise ilk iş olarak bir diyaliz iğnesi alıp acılarıyla birlikte toprağa gömeceğini söyledi.

Yaklaşık 20 yıl önce Artvin’in Yusufeli ilçesi Esendal köyünde geçirdiği beyin rahatsızlığı sonucu sol tarafı kısmi felç olan baba Mehmet Sorgut ise kızını sağlığına kavuşturmanın mutluluğunu şu sözlerle dile getirdi: “Kızım için canımı veririm, yeter ki o sağlıklı olsun. Ben zaten yaşayacağım kadar yaşamışım. Bundan sonra benden bir şey olmaz.”

Hastanenin bir odasında kızı Sevdagül diğer odasında ise 30 yıllık eşi Mehmet Sorgut’un ayağa kalkacakları günü sabırsızlıkla bekleyen anne Şahinder Sorgut’un da en büyük mutluluğu, kızının diyaliz makinesine bağımlı hayattan kurtulması. Sevdagül’ün 8 yıldır diyaliz makinelerine bağlanarak tedavi gördüğünü aktaran anne Sorgut, “22 yıldır babası, 8 yıldır da kızım rahatsızdı. Eşim felçli, kızım ise hemodiyaliz hastasıydı. Önce Yusufeli’nde hemodializ tedavisi gören kızımı İstanbul’a götürdük, orada tedavi gördü. Yusufeli’ne geldik, kızımın böbreği tekrar su toplamıştı, yeniden makineye girmesi gerekti. Bir süre sonra da Erzurum’a getirdik. Burada organ nakli yapıldığını duyunca babası böbreğini verebileceğini söyledi. Ama bunu ilk başta kızımıza söyleyemedik. Ama maddi sıkıntı içinde olduğumuz için de artık kızımı sürekli hemodiyaliz tedavisi için hastaneye götürüp getiremiyorduk. Babası böbreğinin birini vererek hem kızımızı hem de artık maddi sıkıntı çekmeden bizi kurtardı. En önemlisi de kızımın sağlığına kavuşmasıydı. Eşim emekli olduğu için devlet güvencesiyle ameliyatı yaptırdık. Doktorlar sağ olsunlar bize hiçbir masraf yaptırmadı. Allah’a şükürler olsun kızım sağlığına kavuştu.” diye konuştu. Ameliyatı gerçekleştiren Yard. Doç. Dr. Bülent Aydınlı da başarılı operasyonla bir ailenin mutluluğuna ortak olmanın sevincini yaşadığını ifade etti. Aydınlı, böbrek nakli yapılan hastanın ömrünün diyalize girenden en az 3 kat uzun olduğunu belirterek, vatandaşları organ nakli bağışına davet etti.

‘40 bin böbrek hastası var’

Atatürk Üniversitesi Organ Nakli Merkezi’nin Doğu Anadolu Bölgesi’nde tek olduğunu belirten Prof. Dr. Kamil Yalçın Polat, 2004 yılında nakil yapılması gereken hasta sayısının bin 675 olduğu; ancak bunların sadece 165’ine nakil yapılabildiğine dikkat çekti. Polat, Türkiye halen 40 bin civarında böbrek hastası bulunduğunu ve bunların birinin devlete maliyetinin binlerce dolar olduğunu söyledi. Ameliyatla bu maliyetlerin azalacağını, insanların ömürlerinin daha da uzayacağını savunan Polat, herkesi organ bağışında bulunmaya çağırdı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious