Babam 'Nobel alacaksın' demişti

  • Giriş : 08.12.2006 / 00:00:00

Nobel Ödülü'nü kazanan Orhan Pamuk, İsveç'te "Babamın Bavulu" başlıklı ödül konuşmasını dün yaptı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Pamuk şöyle konuştu: "Hayat, dünya, her şey inanılmayacak kadar güzel ve şaşırtıcı olduğu için yazıyorum. Hep gidilecek bir yer varmış ve gidemiyormuşum duygusundan kurtulmak için yazıyorum. Bir türlü mutlu olamadığım için yazıyorum."
Sadece SABAH
Nobel Edebiyat Ödülü'nü almak üzere İsveç'e giden yazar Orhan Pamuk'u SABAH'ın Yazıişleri Müdürü Balçiçek Pamir ve Ombudsmanı Yavuz Baydar yalnız bırakmadı. İsveç Kralı'nın da katılacağı pazar günkü Nobel Yemeği'ne büyük gazeteler arasında sadece SABAH davetli.
Babam 'Nobel alacaksın' demişti
Orhan Pamuk, "Babamın Bavulu" başlıklı Nobel konuşmasını babasına ithaf etti: Babam 22 yaşındayken yazdığım ilk romanı okuyunca 'Bir gün Nobel alacaksın' dedi.
Bu yılki Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanan Orhan Pamuk, günlerdir beklenen ödül konuşmasını dün İsveç'te yaptı. Pamuk, İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi'nde 1.5 saat süren ve "Babamın Bavulu" başlıklı konuşmasını babasına ithaf etti. Konuşmasını, aralarında Türklerin de bulunduğu 60 gazeteci izledi.
Tören pazar günü
Pamuk konuşmasından önce de, Türkiye'nin İsveç Büyükelçisi'nin onuruna verdiği öğle yemeğine katıldı. Pamuk, yemeğe kızı Rüya ile geldi. Pamuk'un ödül konuşmasını izleyenler arasında da kızı Rüya vardı. Pamuk, 2002'de ölen babasından kalan bir kitap bavulundan yola çıkarak edebiyat macerasını ve Nobel'e uzanan yolculuğunu anlattığı Nobel konuşmasını da yaptı. Pamuk ödülünü pazar günü düzenlenecek törenle alacak. İşte konuşmanın özeti: "Ölümünden iki yıl önce babam kendi yazıları, el yazmaları ve defterleriyle dolu küçük bir bavul verdi bana. Her zamankişakacı, alaycı havasını takınarak, kendisinden sonra, yani ölümünden sonra onları okumamı istediğini söyleyiverdi. "Bir bak bakalım," dedi hafifçe utanarak, "İşe yarar bir şey var mı içlerinde? Belki benden sonra seçer, yayımlarsın." ...Babam gittikten sonra bavulun etrafında birkaç gün ona hiç dokunmadan aşağı yukarı yürüdüğümü hatırlıyorum. Küçük, siyah, deri bavulu, kilidini, yuvarlak kenarlarını ta çocukluğumdan biliyordum. Babam kısa süren yolculuklara çıkarken ve bazen de evden iş yerine bir yük taşırken taşırdı onu... ...Benim için yazar olmak, insanın içinde gizli ikinci kişiyi, o kişiyi yapan alemi sabırla yıllarca uğraşarak keşfetmesidir: Yazı deyince önce romanlar, şiirler, edebiyat geleneği değil, bir odaya kapanıp, masaya oturup, tek başına kendi içine dönen ve bu sayede kelimelerle bir yeni alem kuran insan gelir gözümün önüne.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious