Baglayiciligi bulunmayan AIHM'nin basörtü karari çeliskilerle dolu

Baglayiciligi bulunmayan AIHM'nin basörtü karari çeliskilerle dolu.10557
  • Giriş : 11.11.2005 / 00:00:00

SIVAS - Sivas Barosu Baskani Avukat Mustafa Coskun, AIHM Büyük Dairesi'nin Leyla Sahin'in okullarda basörtü yasagiyla ilgili açtigi davayi reddetmesinin çeliskilerle dolu oldugunu söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Coskun, ret kararinin "son nokta" olarak degerlendirilmesinin de yanlis oldugunu ifade etti.
AIHM Büyük Dairesi'nin Leyla Sahin davasi ile ilgili olarak verdigi karar tartisilmaya devam ediyor. Konuyla ilgili Sivas Barosu Baskani Avukat Mustafa Coskun bugün bir açiklama yapti. Yazili açiklamada din ve vicdan özgürlügü ile egitim hakkinin insanlarin en temel haklari arasinda oldugu vurgulandi.

Coskun, karari egitim ve ögrenim özgürlügü ile ilgili olarak gelinen son nokta olarak degerlendirenlere de sert çikti. Bu yönde yayin yapanlari acelecilikle suçlayan Coskun, "Bu kisiler politik yaklasimlarini sergilemektedirler. Din ve vicdan özgürlügü ile egitim hakki en temel haklardan olup yüzyillardir insanligin yasadigi aci tecrübelerden sonra insan haklari ile ilgili uluslararasi sözlesmelere konu olmus, teminat altina alinmistir. AIHM kararinda din özgürlügünün her türlü dini davranisi sergileyebilme serbestligini içermedigi görüsüne yer vermekte. Basörtüsü takanlarin takmayanlar üzerinde baski olusturacagi iddiasinda bulunulmakta. Ancak basörtüsü takmanin kamu düzenini ne seklde etkileyecegi sorusuna ise cevap verilememektedir. Yüzyillardir ülkemizde kadinlarimiz davaya konu basörtüsünü veya degisik adlarla ifade edilen benzeri giysileri kullanmaktadir. Ülkemiz üniversitelerinde basörtüsünün serbestçe takildigi 1980'li yillarda üniversitelerimizde bu sebeple meydana gelmis bir tek olay gösterilemez." seklinde konustu.

Coskun, basörtüsü davasinin reddiyle ilgili AIHM'nin gerekçeli kararinda basörtüsünün kadin-erkek esitligine aykiri oldugu gibi anlamsiz bir iddiada da bulunuldugunu söyledi. "Mahkemeler verdikleri kararlarda "uygunluk", "yerindelik" denetimi yaparlar." diyen Coskun, "AIHM, bunun ötesine tasarak politik yorumlar yapmis, açiklanan kararla Avrupa insaninin bilinçaltini ele vermistir. AIHM ve Avrupa ülkelerinin idarecileri, Türkiye'ye ve Islam dünyasina Ortaçag'da kalmasi gereken duygu ve düsünceleri ile yaklasmaktadirlar. AIHM verdigi bu son kararla insanligin düsünce ve hukuk birikiminin çok gerisinde kaldigini ortaya koymus bulunmaktadir." dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious