Bahçeli, Apo'yu kurtaran imzayı nasıl attı, nasıl ikna edildi?

Bahçeli, Apo'yu kurtaran imzayı nasıl attı, nasıl ikna edildi?.15570
09.07.2007 / 15:05:39

Öcalan’ın infazını erteleyen ve üç liderin imzalarını taşıyan karar metni nasıl hazırlandı?

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Star Gazetesi yazarı Şamil Tayyar'ın köşesinde aktardığı o imzanın perde arkasında yaşananlar...

Bahçeli imzayı nasıl attı?

Star’ın ‘İşte Apo’yu kurtaran imza’ manşeti, seçim meydanlarına damgasını vurdu. Halk, bu manşeti konuşuyor.

Şimdi kritik soru şu: Abdullah Öcalan’ın infazını erteleyen 12 Ocak 2000 tarihli ve üç liderin (Ecevit, Bahçeli, Yılmaz) imzalarını taşıyan karar metni nasıl hazırlandı? Başka bir ifadeyle, Bahçeli nasıl ikna edildi?

Çünkü, aynı gün yapılan toplantıdan önce idam cezasının kaldırılmasını sadece Ecevit ve Yılmaz istiyordu. Bahçeli, karşıydı. Üstelik toplantıda sert kavgalar yaşanmış, hükümet gidip gelmişti. Peki, ne oldu da Bahçeli, hem hükümette kaldı hem infazın ertelenmesine sessiz kaldı?

7 yıl öncesine dönelim. Toplantı için seçilen yer, eskiden Bakanlar Kurulu salonu olarak kullanılan Başbakanlık ikinci kattaki büyük oda. Masanın etrafında dönemin Başbakanı Bülent Ecevit, Başbakan Yardımcıları Devlet Bahçeli ve Mesut Yılmaz’ın yanı sıra DSP’den Hüsamettin Özkan, İsmail Cem, Hikmet Sami Türk, MHP’den Kenan Tanrıkulu, ANAP’tan Mehmet Ali İrtemçelik var.

MİT RAPORU

Toplantı Ecevit’in sözleriyle açılıyor. Talebi, idam dosyalarının Başbakanlık’ta bekletilmesi ve infazın ertelenmesi. Ardından MİT raporuna gönderme yapıyor.

Raporda şu ifadeler var: ‘PKK bir yol ayrımında. Yakında 7. Kongresi’ni yapacaklar ve yeni stratejilerini belirleyecekler. PKK içinde Öcalan’a tepkili gruplar, farklı görüşler, fraksiyonlar var ve güçleniyorlar. Şu aşamada Abdullah Öcalan’ı idam etmek yerine siyasi olarak kullanmak daha faydalı olur.’

MİT’in bir uyarısı daha var: ‘İdam kararı infaz edilirse PKK özellikle kentlerde büyük eylemlere kalkışabilir. Özellikle MHP’li bakanlara, milletvekillerine, parti teşkilatlarına yönelik eylemler olabilir.’

Ecevit devam ediyor: ‘İdam cezasını uygulamayıp erteleyelim. Bugüne kadar hep uyumlu çalıştık. Bu konu aramızda sorun olmasın.’ Söz alan Türk ve Cem, genel başkanlarına destek veriyorlar. Cem: ‘İdamı dünyaya anlatamayız. ABD süreci kesintiye uğrar. Dışlanırız. AİHM’den nasıl karar çıkarsa çıksın idamı donduralım.’ Türk: ‘AİHM’in kararına bakılırsa dosya mecliste değil Başbakanlık’ta bekletilmeli.’

Araya giren Yılmaz, Türkiye’nin AİHM sözleşmesine uymak zorunda olduğunu anlatırken ara formül öneriyor: ‘Siyasi sorumlu biz olmayalım, sorumluluğu MGK üstlensin, bu konuda tavsiye kararı alsın.’

ÖNCE İKNA OLMUYOR

Herkesi dinleyen Bahçeli, anlatılanlardan ikna olmuyor: ‘Dosya Başbakanlık’ta bekletilemez. Yargı kararlarının geciktirilmesi anayasa ihlalidir. Diğer dosyalar meclise nasıl sevk edildiyse aynı şekilde bu dosya (Öcalan dosyası) da sevk edilmelidir. Biz adam asma meraklısı değiliz. Ama bir yargı kararı var ve bu hukuki karara uymak zorundayız.’

SADECE APO’YU ASALIM

‘Ben hem insan olarak hem ilkesel olarak idama karşıyım’ diyen Ecevit, Cem, Türk ve Yılmaz, ikna için Bahçeli’ye yüklenmeye başlıyor. Bahçeli görüşünde ısrarlı: ‘Bu devletin Apo’yu asamayacağı anlayışı oluşturulmalıdır. Şimdiye kadar 52 dosya meclise sevk edilmiş, bu da 53. dosya olsun. Meclis ne karar verirse saygı duyarız. Terör suçları hariç idam cezasının kaldırılmasına da o zaman bakarız. İdam yaftası bu adamın üzerinde kalsın.’

Ecevit tereddütlü: ‘Ya Öcalan’ın dosyası aradan çekilip gündeme alınırsa?’ Bahçeli geri adım atmıyor: ‘Hukuki süreci başlatmak zorundayız.’ O arada Bahçeli, Ecevit’e dönerek soruyor: ‘Asmayacağız diye başka bir devlete taahhüdümüz var mı?’ Kast ettiği Öcalan’ı teslim eden ABD’ye sözümüzün olup olmadığı.

İkna olmayan Bahçeli, sonunda resti çekiyor: ‘Dosyayı başbakanlıkta bekletirseniz hükümetten çekilirim. Söz verdik kararlıyız.’ Birden odanın tansiyonu yükseliyor. Koalisyonu bozacağını anlatan Bahçeli, ardından Ecevit-Yılmaz azınlık hükümetine dışarıdan destek sözü veriyor: ‘Türkiye’yi hükümetsiz bırakmayız. Dışarıdan destek veririz. Artık biz yokuz.’

Bu sözler, toplantıyı da bitiren sözler oluyor. Herkesin şaşkın bakışları arasında önündeki dosyaları toplayan Bahçeli, toplantıyı terk edip odasına çekiliyor. Arkasından Yılmaz koşuyor, sonra baş başa görüşüyorlar. Ne oluyorsa orada oluyor. ‘İdamdan asla taviz vermeyiz’ diyen Bahçeli, yumuşuyor.

Sonra? O meşhur karar metni kaleme alınıyor. 3 kez yeniden yazılıyor. Son paragraf Bahçeli’nin talebi üzerine metne ekleniyor.

7.5 SAATTE TAMAM

Sonuç? 7.5 saat süren zirvenin galibi Ecevit ve Yılmaz. ‘İdam dosyası başbakanlıkta bekletilsin, bu bir anayasa ihlalidir’ diyen Bahçeli geri adım atarken, ‘Hükümeti bozarım’ sözünü de geri alıyor.

Yaklaşık 7 ay sonra 2000 yılı ağustos başında idam cezası tümden anayasadan çıkarılıyor. Bahçeli, bu kez de ‘terör suçları hariç’ ısrarından vazgeçiyor. Yine hükümette kalıyor.

Ne zamana kadar? Mesut Yılmaz’ın ‘MHP’siz hükümet’ senaryosu kulağına gelene kadar.

STAR

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious