Bahçeli, milletin yüzüne nasıl bakacak?
MHP'ye oy veren kitlenin anayasa değişikliği ve yargı reformu konularında “toplumdaki muhafazakâr duyarlılık” ekseninde tavır alacağını savunduğum yazıya çok ilginç tepkiler geldi. “Partili” okurların en ilginç itirazı şuydu: “Tabanımız Genel Başkan ne derse onu yapar.” Bana sorarsanız, Genel Başkan ne derse onu yapacak olanlara parti tabanı denmez, parti militanı denir. Bunların sayısı da seçimlerde bir anlam ifade edecek kadar olmaz.
MHP oylarını yüzde 18'den yüzde 8'e düşürebilen “yüzergezer” bir tabandan söz ediyoruz. Bu taban referandumda “genel başkanın emrine göre” oy kullanır mı? Hatırlayın: MHP 1999 seçimlerinde yüzde 18 oy almıştı; bir sonraki seçimde ise bu oran yüzde sekize düştü. 1995 seçimlerinde aldığı oy oranı yüzde sekiz. 1999'da yüzde onsekize çıkıyor, 2002'de tekrar yüzde sekize iniyor. Son seçimde yeniden yüzde onaltıya yükseldi.
Demek ki bir “kırılma” durumunda bu partinin mevcut oyların ancak yarısını (yani toplamda “yine” yüzde sekizi) muhafaza edebileceğini söylemek kehanet olmaz.
***
Muhtemel bir anayasa reformunda seçmen hükümetin sağlık veya ekonomi politikalarını vs. oylamayacak. Referandum toplumdaki değerler çatışması ekseninde ideolojik tercihleri saflaştıracak. Çünkü anayasa ve yargıya ilişkin konular doğrudan geniş toplum kesimleriyle bürokratik seçkinler arasındaki değerler mücadelesinin dışavurumu. Öyleyse referandumda MHP'nin “bürokrasi-CHP bloğu” safında yer alması “siyasi intihar” demek olur.
Şimdilerde bazıları “MHP'nin artık Ege'de, Trakya'da, büyük şehirlerde oyu artıyor, dolayısıyla yeni bir taban ediniyor” diyerek partinin geleneksel tabanına sırt çevirmesinden zarar gelmeyeceği telkininde bulunuyorlar. MHP yönetimi dilerse bu telkinlere kulak verebilir.
Bana kalırsa MHP yönetiminin önünde, “taban”ın nabzını gösteren bir “kriter” var. O da BBP'nin tutumu. Zamanında MHP içindeki bir kırılmanın meydana getirdiği BBP hareketi oy oranı itibarıyla bir güç kazanamadı. Ama bu hareketin mensuplarının her dönemde sergiledikleri tutum toplumdaki geniş muhafazakâr kitlenin de duyarlıklarının temsilcisi oldu. Hem MHP hem de milli görüş partilerinin “ortak” tabanında belirli dönemlerde oy verdikleri partilere karşı oluşan memnuniyetsizlikleri en net BBP sözcüleri ifade ettiler.
(Çünkü BBP hareketi esas itibarıyla “sağ” diyebileceğimiz partilere oy veren kitlelerin “ortak” duyarlıklarını ve beklentilerini temsil ediyor: Dış politikada “millî” yaklaşımı, içeride “İslami kimlik” hassasiyetini ve 1946'dan bu yana sürdürülen “demokratikleşme” taleplerini.)
Bu bakımdan, 1999 öncesinde Fazilet Partisi, 2002 öncesinde MHP, 2007 öncesinde AK Parti yöneticileri BBP'nin politik söylemini daha dikkatli analiz edebilseydiler o seçimlerin sonuçları hiç değilse bir parça farklı olabilirdi.
***
Muhsin Yazıcıoğlu'nun trajik ölümünün ardından BBP genel başkanlığına seçilen Yalçın Topçu önceki gün partili arkadaşlarıyla star'ı ziyarete geldi. Mustafa Karaalioğlu ile beraber Topçu'ya öncelikle bugünlerde yeniden gündeme getirilen “MHP ile birleşme” konusunu sorduk.
Hiç düşünmeden “böyle bir ihtimal söz konusu bile değil” dedi BBP lideri. “Çünkü” diye ekledi, “bizim en başta milliyetçilik anlayışımız farklı.”
BBP'nin etnik kökene dayanmayan, ortak kültürün birleştiriciliğini esas alan bir millet anlayışına sahip olduğunu, milliyetçilik görüşlerinin bu bakımdan MHP'den farklı olduğunu anlattı. Hatta Hükümetin “milli birlik projesi” olarak sunduğu Kürt açılımına da bu bakımdan sıcak baktığını da gizlemedi.
BBP Genel Başkanı'nın “anayasa ve yargı reformu”na ilişkin söylediklerine bence MHP yönetimi de kulak kabartsa iyi olur:
“Seçim barajı vs gibi şartlar ileri sürmeksizin destek veririz buna. Anayasaya bir çentik bile atılsa memnun oluruz. Çünkü bugünkü anayasa ve bugünkü yargı düzeni bizim milletimizin değerlerini hiçe sayıyor, milletle kavga edenlerin vasıtası oluyor. Burada CHP ile birlikte hareket edenler yarın milletin yüzüne nasıl bakabilirler?”
Star
DİĞER HABERLER
Çiçek, yasal değişikliği yorumladı
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cemil Çiçek, MİT'le ilgili yasa tasarısının salı günü görüşülme
SGK 'pardon' dedi, maaşı geri istedi
SGK, 11 ay ödediği emekli maaşını 'Pardon' diyerek geri istedi!






































