Bahçeli: Gereği neyse onu yapacağız

Bahçeli: Gereği neyse onu yapacağız.12020
  • Giriş : 10.03.2009 / 22:49:00
  • Güncelleme : 10.03.2009 / 23:14:50

Bahçeli, Erdoğan'ın, kendisine ''yolluk tartışması'' nedeniyle saldırıda bulunduğunu anımsatarak, cevap verdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ''Sayın Başbakan her türlü imkanla, ülkenin her tarafında uçaklarla, helikopterlerle, cumhuriyet otobüsleriyle TOKİ'nin imkan ve kırmızı halılarıyla mitingler düzenliyorsun. Bu mitinglerde bir sağa bir sola volta atıp partileri azarlıyorsun, vatandaşı azarlıyorsun, herkesi azarlıyorsun, gel birazda şu ekonomiden bahset'' dedi.

Bahçeli, partisinin Osmaniye il Teşkilatı'nı ziyareti sırasında, Atatürk Caddesi'nde toplanan vatandaşlara hitap ederken, ABD'de baş gösteren küresel finans krizin, dalga dalga önce Avrupa'yı ardından Türkiye'yi sardığını belirterek, Türkiye'nin bir sosyal, siyasi ve ekonomik kriz tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu savundu.


''İŞSİZLİĞİ ŞİMDİ HAFİFE ALAMAZSIN''

Özel sektörün borcunun 196 milyar dolar olduğunu ve bunun yüzde 51'inin bu dönemde kısa vadeli borç olarak ödeneceğini anlatan Bahçeli, şunları kaydetti:

''Doların 1.80 TL'ye ulaştığı bir yerde özel teşebbüs bu borcu ödeyememe durumu içinde kalırsa ya fabrikasını kapatacak, ya satacak veya işçilere diyecek ki (evlatlarım size artık maaş ödemeyeceğim) diyecek. Böyle bir durumda sabah işe giden vatandaşlarımız akşam evlerine işsiz olarak dönecek.

İşsizliği şimdi hafife alamazsın. Bunların yanında yolsuzluk ve yoksulluk almış başını gidiyor. Açlık sınırı 740 TL, yoksuluk sınırı 2.411 TL, şimdi soruyorum, Osmaniye'de asgari ücretle çalışanlarla, açlık sınırı arasında en az 200 TL fark var. Yoksulluk sınırıyla Osmaniye'de ki memur kardeşlerimize soruyorum, içinizde çok az bir kesim 2 bin TL'nin üzerinde maaş alıyor, diğerleri ise yoksulluk sınırının altında kalmış. Geçen yıl 118 bin esnafımız kepenk kapatmış, diğerleri meslek değiştiriyor. 47 bankadan 24'ü yabancılaşmıştır.

Böyle bir ülkede bir ekonomik kriz geliyor, sayın Başbakan gelip de (bu kriz bize teğet geçiyor hamdolsun bir şey olmayacak bizi kıskanıyorlar, Türkiye'de kriz vardır diyerek milleti paniğe sürüklüyorlar) diyeceğin yerde, biraz seçim gezilerine ara ver, Ankara'ya otur, değerli bakanlarını davet et, ekonomik sosyal konseyi topla, bilim adamlarını çağır, bu ekonomik kriz nereden geliyor nereye gidiyor, Türkiye'ye ne zarar verecek, bunu tartış, konuş. (Kriz bizde olmadı, ABD'den geldi) diyorsun. Halbuki 2007'den bu yana krizin işaretleri var. Bütün bunları tartışıp, görüşüp, Türkiye'yi ekonomik krizden alıkoyacak tedbirleri almak yerine hala (bize teğet geçiyor) diyorsan, başka sorular aklımıza geliyor, peki bu ülkenin yüreğine hançer gibi saplanan yokluk, yoksulluklar var iken kime teğet geçiyor bu kriz acaba.

Kriz ancak ve ancak dolar babalarına teğet geçer, çünkü dolar son 6 ayda yüzde 56 arttı. 1,2'den 1,80'e kadar çıktı. Yani doları olanlar yüzde 56 zenginleşti. Doları olmayanlar da yüzde 56 fakirleşti.''

''YOLLUK'' TARTIŞMASI

Bahçeli, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, kendisine ''yolluk tartışması'' nedeniyle saldırıda bulunduğunu anımsatarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Başbakan şimdi de kalkmış, Bursa'da, Aydın'da, İzmir'de konuşurken bize saldırıyor, güya biz (Başbakan uçağa bindiğinde yolluk alıyor) demişiz. Şimdi bizim söylediğimizi önce doğru anla, kalbindeki karaya göre, başkalarına kara çalmaya kalkma. Ben şimdi burada söylüyorum. Sayın Başbakan bana bunun cevabını vereceksin, veremezsen Allah nasip eder, bir iktidar olduğumda bunun hesabını senden sorarım. Ben diyorum ki; sayın Başbakan 14 Mart 2003 tarihinde nasıl Başbakan oldun, nasıl milletvekili oldun? Hala şüpheli, izah edilemiyor, karanlık odalarda, karanlık ilişkilerle, milletvekili olma vasfına sahip değilken 4 mısra bir şiirle, villa gibi bir cezaevinde 4 ay kaldıktan sonra seni hangi güç, Siirt'te seçilmiş bir milletvekilini istifa ettirerek, senin için bir ara seçim yaptırarak milletvekili olup Ankara'ya getirdikten sonra Başbakan yapmıştır.

Gel bunu bize bir anlat. Sayın Başbakan size soruyorum 14 Mart 2003'te Başbakan olduğunuz o günden bu yana ne sebep olduğu belli olmayan şekilde sürekli olarak yurt dışı gezilerin var, hangi ülkeye gidiyorsun, niçin gidiyorsun, Dışişleri Bakanlığının bu konuda bilgisi var mı? O ülkelere gitmenin ülkemiz için bir faydası var mı? Ülkede kayıt dışı ekonomi var, bir de kayıt dışı dış politika türedi.

Dışişleri yetkilisi yok, gittiği ülkenin büyükelçisi yok, gittiği ülkedeki Dışişleri Bakanlığının yetkilileri yok, kiminle konuşursun, ne konuşursun? Bir gün gelecek, Dışişleri olarak bunları özel olarak araştıracağız. Ortaya ne çıkıyorsa da bütün açıklığı ile Türk milleti ile paylaşacağız ve gereği neyse de onu yapacağız.

Başbakana benim sorum şu? Başbakan olarak yurt dışına gittiğiniz vakit, devlet size bir yolluk ödüyor. Bu yolluk ne kadardır, hangi ülkeye gittin, kaç defa gittin? 6 yılı bulan süre içerisinde hangi ülkeleri kaç defa dolaştın. Yani gezdiğin ülkenin sayısını koy, sonra aldığın yolluğu koy sonra da milletvekili ve Başbakan olarak aldığın yolluğu ortaya koy, sonra da dön hepsini topla ve millete de ki benim milletimin yüzde 80'i benim aldığım paranın 3'te birini dahi alamıyor de.

Türkiye'de gezen bir Başbakana aldığı maaşı yeter, yolluğa ne gerek var. Zaten yolluğu TOKİ sana sağlıyor, her türlü imkanla. Kırmızı halıyı onlar getiriyor, açılış yapacağım diye vatandaşları topluyor, bir Başbakanlık müessesesi seçim için heder oluyor.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*