Bahçeli hem askere hem A. Mahkemesi'ne vurdu

Bahçeli hem askere hem A. Mahkemesi'ne vurdu.9824
  • Giriş : 11.06.2008 / 03:03:00
  • Güncelleme : 11.06.2008 / 00:11:50

Ankara'da tansiyon çok yüksek. Siyasiler sertleşti. Bahçeli, hem askere hem Anayasa Mahkemesine vurdu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Meclis Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin konuları değerlendirirdi.Devlet Bahçeli Anayasa Mahkemesi'nin başörtüsü kararını malumun ilanı olarak yorumlayan Genel Kurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'a da sert göndermede bulundu. Hızını alamayan Bahçeli Anayasa Mahkemesinin kararı hakkında da demediğini bırakmadı.. Bahçeli'nin açıklamaları şöyle;

Türkiye şok dalgaları içine sürüklenmiştir. Siyasi gerginliğin kontrolsuz bir biçimde tırmandığı bu kargaşa ortamı Türkiye'yi çıkmaza sokmuştur. Türkiye çok ciddi bir sorunla karşı karşıyadır.

TÜRKİYE YOL AYRIMINA GİRDİ

Gerilim çatışma ve cepheleşme yorgunu olan Türkiye ağır sorunlar altında ezilmiş ve yeni bir yol ayrımına girmiştir.Türkiye'nin bir bütün olan değerleri bu sürecin malzemesi olmuş cumhuriyetin kuruluş amacı siyasi gerilim aracına dönüşmüştür.

SİYASETTE YENİ DÖNEM

Anayasa Mahkemesi'nin başörtüsü kararı siyasette yeni bir dönemin başlangıcıdır. Çok önemli sonuçları olacaktır. Anayasa Mahkemesi yasamanın yetki alanına müdahale etmiştir. Cumhuriyetimizde yetki tartışmaları yaşanmaya başlanmıştır. Siyasi gerginlik kontrolsüz bir şekilde tırmanmaktadır.

SORUMLU ERDOĞAN VE AK PARTİ

Bu kriz Anayasa krizine dönüşmüştür ve demokrasinin geleceğini tehdit edilmektedir. Bu yersiz bir endişe ve gereksiz bir durum olarak görülmemelidir. Rejim bunalımı çıkma ihtimali var. Bu durumun en büyük sorumlusu Erdoğan ve kapatma ile karşı karşıya olan AKP'dir. Bu kamplaşma bölünme ve çatışma sürecidir. Bu süreç acımasızca tahrik edilmektedir. Türkiye kamplara bölünerek parçalanmaya çalışılıyor.

Milli birliğimizin yapı taşları bu gün malesef çatışma dinamiği haline getirilmiştir. Başörtüsü sorunu etrafında yaşananlar Türk milletinin inanç temelinde bölünmesinin sakıncıları sancıları ve sonuçlarıdır.

LAİKLİK KAPISINI RANT KAPISINA DÖNÜŞTÜREN İSTİSMARCILAR VAR

Laiklik kapısını rant kapısına dönüştüren istismarcılar var. Husumet tohumları atılıyor. Kavgadan beslenen iki farklı cephe var. Başörtüsü konusunda bu gün gelinen nokta bu iflah olmaz cepheleşmelerin ürünüdür. CHP vicdan muhasebesi yapmalıdır.Bugün geldiğimiz noktada nifak tohumlarının meyveleri toplanmaktadır.

AK PARTİ ENDİŞELERİ KÖRÜKLEDİ

AKP'nin başörtüsü konusunda iki partinin mutabakatının ikinci ayağının yasal zeminde uygulamaya koyması konusunda geri adım atmıştır. AKP başörtüsü düzenlemesinin ilerde ilk ve ortaöğretime, kamu kurum ve kuruluşlarına yayılacağı endişeleri karşısında Türk toplumuna inandırıcı güvenceler verememiştir. AKP toplumda oluşan endişeleri körüklemiştir.

AKP'nin oyuna geldikleri yönünde yandaş medyada yer alan idiaları şaşırtıcı değildir. Bu atılan geri adımın bir parçasıdır.

HER DÖNEMDE SORUNLU OLDU

Yasama yürütme ve yargının görev ve yetkilerinin birbirinden ayrılması ve sınırlandırması mutlak bir gerekliliktir. Türkiye'de siyasetle yargı arasındaki ilişkiler her dönemde sorunlu olmuştur. Yargının yasamanın yetki alanına müdahale edip edemeyeceği bu tartışmalarının sebebi olmuştur.

1961 yılından bu yana süregelen yasama-yargı tartışmalarının odağında Anayasa Mahkemesi yer almış ve anayasal yargının bazı kararları demokratik meşruiyet ve milli iradeye müdahale açılarından tartışılmış ve sorgulanmıştır.Anayasal denetim, parlamento kayyumluğu değildir.

Anayasa Mahkemesinin yıpratılmaması, iç politikada tartışma malzemesi yapılmaması ve siyasi çekişmelerin aracı ve tarafı haline getirilmemesi, demokratik rejimin geleceği bakımından hayati önemi haizdir.

Anayasa Mahkemesi kararlarının nihai ve bağlayıcı olduğu, herkesin buna saygı duyması gerektiği bir vakıadır.

Ancak, bu durum toplumsal vicdanda yankı bulan bu gerçekleri dile getirmemize mani değildir.Bu konudaki anayasal düzenlemelerin iptal edilmesi sonucu, Türk toplumunun sosyolojik bir gerçeği olan başörtüsü sorunu ortadan kalkmamıştır. Sadece kanayan yara daha da deşilerek kangren haline getirilmiştir.

GENELKURMAY'A CEVAP

Türkiye’nin sorunlarına çözüm aranacak yegâne yer Yüce Meclistir. Sorunların çözümünde rehber olacak ilke de; Çözümsüzlüğü “malumun ilanı” mantığıyla kabullenmek değil, Toplum vicdanının kabul edeceği çözümleri “makulün ilamı” haline getirebilmek basiretidir.

EZİK TUTUM

Başbakan Erdoğan ve AKP’nin başörtüsü kararına tepkisi, kamuoyunda yaratılan beklentilerin aksine, cılız ve ürkek bir tepki olmuş ve AKP konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne havale ederek kendi sorumluluğundan kurtulmayı amaçlayan ezik bir tutum sergilemiştir.

Basında AKP’li milletvekillerinin Ankara dışına çıkmamaları talimatı “kırmızı alarm” ve “olağanüstü hal” benzetmelerine konu olmuş ve AKP yetkili organlarının sine-i millete dönüş, erken seçim ve Anayasa Değişikliği süreci başlatılması dahil tüm alternatifleri değerlendireceği haberleriyle kamuoyunda yüksek beklentiler yaratılmıştır.

TOPTAN'A CEVAP

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı’nın 7 Haziran 2008 günü yaptığı basın toplantısında siyasi gündeme getirdiği düşünce ve öneriler, yaşanan bu süreçten soyutlanarak değerlendirilemeyecektir.

Sayın Meclis Başkanı yeni bir anayasa yapılmasını ve senato sistemini tartışmaya açmış ve önümüzdeki süreçte Meclis’te temsil edilen siyasi parti liderlerini açık gündemli bir toplantıya davet edeceğini belirtmiştir.

Çok genel bir çerçevede ortaya konulan bu düşüncelerin açıklığa kavuşturulması gereken yönleri bulunmaktadır.Bu konuda nihai bir değerlendirme yapılmasının, bu hususların somut biçimde ortaya çıkmasına bağlı olacağı takdir edilecektir.Bu bakımdan bugünkü konuşmamda dile getireceğimiz düşünce ve tespitler, bu konuda ön bir değerlendirme olarak kabul edilmelidir.

DEMOKRASİ ARABASI DEVRİLMESİN

Türkiye çok keskin bir virajdan geçmektedir. Burada önemli olan AKP’nin bu virajı nasıl döneceği değil, demokrasi arabasının bu virajda devrilmemesidir.

Bugüne kadar tahterevalli siyasetinin iki ucunda oturan AKP ve CHP, hiç olmazsa şimdi rejimin dengeye oturması için siyasi sorumluluk noktasında buluşmalıdır.

KENDİ MECRASINDA SONUÇLANMALI

Anayasa Mahkemesi’ndeki kapatma davasının hiçbir dış müdahaleye maruz bırakılmadan kendi mecrasında biran önce sonuçlanması, Türkiye’nin önünü görebilmesi bakımından büyük önem taşımaktadır.

Yargı sürecinde hukuk kuralları içinde nasıl hareket edeceğine karar verecek olan AKP’dir.

YENİ DÖNEM

Kapatma davası ne şekilde sonuçlanırsa sonuçlansın, AKP kapatılsın veya kapatılmasın, Türkiye’de yeni bir dönem açılacaktır.

Herkes bu yeni dönemi iyi okumalı ve anlamalı ve kendisini buna şimdiden hazırlamalıdır.

Milliyetçi Hareket, demokratik meşruiyet ve siyasi sorumluluk anlayışla, gerginliklerin tarafı olmadan Türkiye’nin temel sorunlarını makul ve meşru çözümlere kavuşturma iradesiyle buna hazırdır.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious