Bahçeli'den Baykal formülüne tepki

  • Giriş : 01.01.2007 / 00:00:00

MHP lideri Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı seçimi için, Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'nun gündeme getirdiği CHP liderinin sahiplendiği formüle tepki gösterdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yargıyla iştigal eden kişilerin, bir erken seçimi zorlayabilecek tarzda hukuki zorlama ve dayatma içinde olmalarında yarar görmediklerini belirterek, ''Bu yargının da siyasallaşması sürecini hızlandıran bir davranıştır'' dedi.

MHP Genel Başkanı Bahçeli, parti genel merkezinde ''Otağ Çadırı'' olarak düzenlenmiş bölümde partililerle bayramlaştı. Bahçeli, burada yaptığı açıklamada, Kurban Bayramı'nın yeni bir yıla girerken kutlandığını hatırlatarak, Kurban Bayramı'nın ve yeni yılın İslam alemine, Türk milletine ve milliyetçi hareket camiasına hayırlı olmasını diledi. Somali'den Afganistan'a kadar uzanan bir coğrafyada acı ızdırap, savaş hali ve buna benzer bir çok olumsuzlukların yaşandığı bir dönemde İslam aleminin Kurban Bayramı'nı idrak ettiğini kaydeden Bahçeli, 2007 yılının bütün bu olumsuzlukların ortadan kaldırılacağı, barış ve huzurun sağlanacağı yıl olmasını diledi.

Bahçeli, 2007 yılının Türk milletinin geleceğinin belirlenmesinde önemli bir kilometre taşını oluşturacağını ifade etti.

Bahçeli, şöyle konuştu:

''2007 yılında ülkemiz 23. dönem TBMM milletvekillerini seçmek için seçime gidecektir. Son yapılan değişiklikle her ne kadar kasım ayının ilk pazar günü seçim yapılacaktır gibi bir yasa değişikliği olmakla beraber, bizim temennimiz bugünü beklemeden ülkemizde istikrarın sağlanması ve benzer olaylara bir daha vesile olmayacak şartlar altında bir erken seçimin yapılmasını zaruri görmekteyiz. Çünkü genel seçimlerle beraber, 2007 yılı 11. cumhurbaşkanını seçeceğimiz bir yılda olacaktır. Cumhurbaşkanlığı seçimleri geçmiş dönemlerde olduğu gibi her an tartışılabilir bir zeminde yapılan seçimler olmaktan çıkmalıdır. Bugün cumhurbaşkanlığı seçimi tartışılmaktadır. Bu tartışmalardan ülkemizi kurtarmak, istikrar içerisinde geleceğini belirlemek açısından cumhurbaşkanlığı seçimlerini yeni bir Meclis'in yapmasında yarar görmekteyiz. Onun içinde MHP olarak bir erken seçimi zaruri görüyoruz ve seçim gününün de 11 Mart olmasını istiyoruz.''

11 Martta seçimin gerçekleştirilebilmesi için bir hafta on gün kadar bir süre kaldığını kaydeden Bahçeli, ''Çünkü 11 Mart'tan 16 Nisan'a kadar geçen süre içinde TBMM seçilmiş milletvekillerinin yemin töreni, TBMM Başkanlığı seçimi, komisyonların teşekkülü, arkasından da cumhurbaşkanlığı seçimini yapabilecek bir kıvama gelmesi açısından bu önemli bir süre olarak görülmelidir'' dedi.

Bahçeli, bununla inatlaşmakta hiç bir yarar olmadığını ifade ederek, şunları kaydetti: ''Bugünkü TBMM'nin 350 çoğunluğunu elinde bulunduran parti ve onun Sayın Genel Başkanı, 'biz bu rakamla en azından üçüncü turda cumhurbaşkanını seçebiliriz' düşüncesine sahip olarak bir siyasi inatlaşma içine girerlerse, bu Türkiye'de görülmektedir ki bir cepheleşmeye bir gerginliğe, bir kutuplaşmaya sebebiyet verecektir. Halbuki Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı birliği temsil eder, bütünlüğü temsil eder oraya cepheleşmeyi, gruplaşmayı, kutuplaşmayı taşırsak Türkiye için çok daha büyük sıkıntılı bir döneme girmiş oluruz onun için mecliste olan partilerimiz başta olmak üzere bu gerçeği dikkate alarak önümüzdeki günlerde bir uzlaşma içinde TBMM'de bir seçim kararını oluşturmayı sağlamalıdırlar.''

Bahçeli, bu adımı AK Parti atmayacaksa, TBMM'de temsil edilen bütün partilerin Kurban Bayramı sonrasında Meclis'in toplanacağı ilk günden bir erken seçim talebini için müracaat etmelerinde yarar bulunduğunu savundu.

'YARGI SİYASALLAŞTIRILMAMALI'

Bahçeli, bir gazetecinin sorusu üzerine, bir erken seçimin yapılması ihtiyacının ortada olduğunu vurgulayarak, bu seçimi gerçekleştirmenin siyasetçilere düşen bir görev olduğunu söyledi. ''Yargıyla iştigal eden kişilerin, bir erken seçimi zorlayabilecek tarzda hukuki zorlama ve dayatma içinde olmalarında yarar görmediklerini'' ifade eden Bahçeli, şöyle devam etti:

''Bu yargınında siyasallaşması sürecini hızlandıran bir davranıştır. TBMM'nin toplanma yeter sayısıyla TBMM'de istisnai şartlarda da bazı olaylar için alınması gereken karar sayısını birbirine karıştırmamak gerektiği inancındayım. Bu tür davranışlarla seçime gidilir, arkasından da bir Anayasa Mahkemesi süreci başlatılır ise buradan şu sonuç da çıkabilir; eğer Anayasa Mahkemesi TBMM'den yeter sayıyla karar sayısı üzerinde Anayasa'da ifadesini bulan şekli kabul ederse, o zaman Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı oluşundan sonraki meşruiyetinin tartışma zemini ortadan kalkmış olur. Böyle bir hataya da düşülmemesi lazımdır. Sayın Başbakan, Cumhurbaşkanı olmamalıdır.''

''KAÇAMAK SİYASET OLMAZ''

Bahçeli, bir gazetecinin, ''sine-i millete dönülmesi konusunda CHP Genel Başkanı Deniz Baykal topu Meclis dışına atıyor, Meclis dışından bir gelişme olur mu?'' sorusuna, ''O, Deniz Baykal'ın sorunudur. Kaçamak siyaset olmaz'' karşılığını verdi. Irak'ın devrik lideri Saddam Hüseyin'in idam edilmesi ile ilgili bir soru üzerine Bahçeli, ''Bir bayram sabahı Irak'ı 24 yıldan bu yana yöneten ve diktatör olarak nitelendirilen bir şahsiyet idam edilmiştir. Olaylara biraz daha geniş cepheden bakmakta yarar vardır. İnsanlık suçu işleyenler hiç bir şart altında cezasız kalmamalıdır. Ancak bu ceza Ankara'da farklı Bağdat'ta farklı olmamalıdır'' dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious