Bakan, 32 harf dememiş

  • Giriş : 06.04.2007 / 00:00:00

Bakan Koç, İstanbul'da taşınmaz kültür varlıklarının restorasyonuna ilişkin yapılan çalışmalarla ilgili düzenlenen tanıtım toplantısına katıldı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, 170 yıllık bir ihmali telafi etmeye çalıştıklarını ifade ederek, bunu kısa sürede yapmanın mümkün olmadığını, ancak mümkün olan en kısa zamanda ihmalin telafisi için çalışacaklarını bildirdi.

Burada konuşan Koç, göreve geldiği 2005 yılından bu yana yurt içi ve yurt dışında bir çok önemli projeyi hayata geçirdiklerini ifade ederek, bir çok ilde kültür varlıklarının korunmasına yönelik projeler hazırlanarak uygulandığını ve bu projeler arasında İstanbul'un özel bir yer tuttuğunu kaydetti.

Koç, hizmetlerin daha sağlıklı yürümesi için çeşitli kararlar aldıklarını da belirterek, 11 yeni Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu açıldığını, müdürlüklere yeni personel alımı yapıldığını, çoğu kapalı 40 civarında müzenin yeniden düzenlenerek hizmete açıldığını bildirdi.

Kültürel mirasın korunmasına yönelik mevzuatta önemli değişiklikler yapıldığını vurgulayan Bakan Koç, valilik, il özel idaresi, Büyükşehir belediyesi ile belediyelere yetki ve sorumluluklar verildiğini, mali kaynak ve sponsorluk imkanı sağlayan yeni yasa ve yönetmelikler çıkarıldığını anlattı.

Atilla Koç, önümüzdeki dönemde de kültür varlıklarını korumaya yönelik çalışmaların artarak devam edeceğini belirterek, Türkiye sınırları dışında kalan kültür mirasının korunmasına yönelik ilgili ülkelerle yapılan ortak çalışmalara değindi.

Koç, bu kapsamda Suriye, Kırım, Türk Cumhuriyetleri, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Balkanlar'da Dışişleri Bakanlığı, TİKA ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile birlikte çalışmalar yürüttüklerini bildirdi.

-İSTANBUL'DA YAPILAN ÇALIŞMALAR-

İstanbul'da yapılan çalışmaları anlatan Koç, şunları kaydetti:

''Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak İstanbul Valiliği, İl Özel İdaresi, Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere, ilgili diğer belediyeler, üniversiteler, sivil toplum örgütleri el ele vererek 3 imparatorluğa başkentlik yapmış, kültür mirası açısından çok zengin olan İstanbulumuz'da korumaya yönelik önemli projeler başlattık. Bu projeler arasında Topkapı Sarayı, Yıldız Sarayı, Arkeoloji Müzeleri, türbeler ve kütüphaneler, hisarlar ve Galata Mevlevihanesi gibi yerlerde projelendirme ve uygulamaya yönelik çalışmalar başlanmış, çalışmaların bir bölümü tamamlanmıştır.

Topkapı Sarayı'nda da yeni bir çalışmayı başlatacağız. Topkapı Sarayı'nda bu yaptıklarımız 170 yıllık ihmalin yavaş yavaş telafi edilmesidir. 170 yıllık bir ihmali bir iki yılda telafi edebileceğimiz düşünülemez, ama biz yapılabilecek en yakın zamanda bu 170 yıllık ihmalin telafisi yoluna gideceğiz. Söz verdiğimiz gibi bu çalışmaları yürütüyoruz. Çünkü burasını anlamadan, burasını ihya etmeden ne imparatorluğu anlamak, ne de cumhuriyeti anlamak mümkündür. onun için bakanlık olarak İstanbul'da ne yaparsak Türkiye içindir, çünkü İstanbul Türkiye'dir.''

-ATİLLA KOÇ'UN GAZETECİLERLE DİYALOĞU-

Bakan Koç, konuşmasının ardından gazetecilerin güncel konularla ilgili soru sorma isteği üzerine, ''Sormanıza izin vereceğim de siz de benim söylediklerimi doğru dürüst aktaracak mısınız?'' dedi.

Bir gazetecinin ''Ne zaman aktarmadık ki?'' demesi üzerine de Koç, ''Üç gün önce Meclis'te öyle olmadı'' yanıtını verdi.

Koç, daha sonra soruları yanıtlarken, AKM'nin yıkılıp yeniden yapılmasına ilişkin soru üzerine, ''Bu soruların cevabını mülkiyeden büyüğümüz, sizin de çok sevdiğiniz Hıncal Uluç verdi. Hıncal Uluç benim için ne yazdıysa ben öyle düşünüyorum'' dedi.

-''32 HARF OLSUN DEMEDİM''-

''Türkçe alfabenin 32 harf olası gerektiği'' yönündeki ifadelerine yönelik soruyu da Bakan Koç, ''Ben 32 harf olsun demedim. Meseleyi baştan kesinti kesinti alırken, o kesintileri de yanlış alırsanız böyle olur. Bundan da pek sıkıntım yok. Üslubum böyle. Neticesine de katlanacağız. Arap alfabesinin Türkçe'nin seslilerini tam karşılayamadığını söyledim. Bu alfabede, bu sesliler daha da iyi karşılanmıştı. Dil otoritelerinin söylediği gibi, 'bazı sesleri karşılamak üzere harfler ilave edilmesi iyi olur' dedim. Ama bununla ilgili ne bir çalışmamız var, ne de başka bir şey'' diye yanıtladı.

Koç, geçmiş dönemlerde de bu konuda çeşitli tartışmalar yapıldığını ifade ederek, ''Ama sanki yeni bir şeymiş gibi anlaşıldı. Bir fikir söylenmeyecek mi? Bir eksikliğimiz anlatılmayacak mı? O açıdan bunu bir taviz olarak söylemiyorum ama üzüldüğümü izah edeyim'' diye konuştu.

-''DİN BAHÇELERİ''-

Sorulmamasına karşın başka bir konuya da açıklık getirmek istediğini dile getiren Atilla Koç, şöyle devam etti:

''Bazılarının bize karşı önyargıları var. Ben meselenin böyle olduğunu çok şey etmemiştim, bakın yine 'şey' dedim, düşünmemiştim. Düzelteceğim demiştim. Orada şunu anlattım. Bazı düşüncelerimiz var ki çok menfi yaklaşımlar içindeyiz. 400 milyar dolar milli hasılamız çıkmış hala umutsuzluk içindeyiz. Türkçe bugün bir çok ülkede artık ikinci dil gibi, Türkçe en güzel yıllarını yaşıyor ama her tarafta bir umutsuzluk ve çaresizlik. Onları izah ettim. Bir konuda benim fikrimi almak istediler. Ben de bu ülkenin tarihini bilen bir insan olarak, bazı meseleleri kanunlarla korumayı uygun görmüyorum. Mesela Atatürk Türk Dil Kurumu'nu dernek halinde kurdu çünkü bazı şeyler zorla olmaz. Esas söylenecek laflar bunlar. Eğer bazı şeyleri kendiniz icat etmezseniz onu Türkçeleştirmenizle iş değişmiyor ve burada dil felsefesinin çok önemli rolü olduğuna inanıyorum.''

Bunları anlatırken bir arkadaşının kendisine, ''Her yerde din bahçeleri kuruluyor, İstanbul'da da kurmak niyetinde misiniz?' şeklindeki sorusu üzerine 'hayır' dediğini anımsatan Koç, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Çünkü İstanbul tabii dinler bahçesidir ama mesela Alanya... Düşünelim ki Strazburg'da 72 cami var. Bu 72 cami niye kuruldu? Orada Müslümanlar var diye. Almanların da 25-30 bini Alanya'da, 'onların da dinlerini şey edeyim' dedim. Oradaki 'şey', dini ihtiyaçlarına cevap vereyim ve oradaki herkes de bunu böyle anladı. Yalnız benim milletvekillerimden biri bunun yanlış anlaşılabileceğini söyledi. Ben de 'bunda yanlış anlaşılacak ne var. Dedim ki buralarda kilise kurmamız lazım. Bunu da yanlış anlarlarsa yuh olsun' dedim. Hakikaten de yuh olsun.''

Ayasofya Müzesi bahçesinde İstanbul'un fethinden sonra yapılan ancak daha sonra yıkılan bir mescidin yeniden inşasının söz konusu olup olmadığının sorulması üzerine de Bakan Koç, bu konuda kendisinin bilgi sahibi olmadığını ancak bu yönde çalışmalar yapıldığı bilgisini aldığını bildirdi.

Koç, Darphane binalarına yönelik soru üzerine, ''Benim bu hususta tartışacak bir şeyim yok. Kararlar alınmıştır. Damga matbaasında, Darphane'de kendimiz ve Büyükşehir Belediyesi ile İl Kültür Müdürlüğü ve Özel İdare, Topkapı Sarayı'nda yapılacak işler dahilinde oraya bir fonksiyon vereceğiz. Onun için Tarih Vakfı'yla çalışmıyoruz'' dedi.

-ROMA DÖNEMİ ESERLER-

Koç, ''Son dönemde yapılan restorasyon çalışmalarında ele alınan eserlerin genellikle Osmanlı dönemine ait eserler olduğu ve İstanbul'da 11 yüzyıllık geçmişi bulunan Roma dönemine ait eserlerle ilgili herhangi bir projelerinin olup olmadığının'' sorulması üzerine şunları kaydetti:

''Ben biraz önce bir şey söyledim. Topkapı'da yaptığımız, 170 yıllık ihmalin eseri. 3 imparatorluğa başkentlik yapmış İstanbul'da değil 170, 2 bin senelik, 2070 senelik ihmaller var. Bir başka şey yaptık, inancım gereği övünmek bana yakışmaz ama biz iki şey yaptık, bunları çok önemsiyoruz. Kültür envanteri çıkardık ve Turizm Master Planı hazırladık. 1958'den beri teftiş edilmeyen müzeleri teftiş ettik. Bu eserler, kayıtta var ama gerçek mi sahte mi? Bunların üzerinde çalışılıyor. Bunları anlatmak istedim ama Roma dönemini de düşünürüz, Anadolu'da zaten bunu yapıyoruz.''

Bakan Koç, daha sonra Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı Prof. Dr. İlber Ortaylı ve öteki ilgililerle birlikte, Kutsal Emanetler'in sergilendiği Has Oda salonlarında yapılacak restorasyon çalışmalarını başlattı.

Yavuz Sultan Selim'in Mısır'ı Osmanlı topraklarına katmasının ardından İstanbul'a getirilen ve bugüne kadar burada sergilenen Kutsal Emanetler, restorasyon ve oluşturulacak yeni sergileme düzeni ile Eylül ayında ziyarete açılacak.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious