Bakan Abdullah Gül'den flaş Sezer iddiası!

  • Giriş : 16.06.2007 / 07:12:00
  • Güncelleme : 16.06.2007 / 00:03:09

Gül, Sezer'in Anayasa değişikliği paketiyle ilgili kararı 1 hafta önce imzaladığını iddia etti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Anayasa Değişikliği paketiyle ilgili kararı 8 Haziran'da imzaladığını ancak bugün gönderdiğini vurgulayarak, "Bu üzücüdür" dedi. Gül ayrıca, Sezer'in Referandum Yasası'nı veto etmesi halinde TBMM'yi hemen olağanüstü toplantıya çağıracaklarını da söyledi.

Gül, İhlas Holding Ankara Medya Grup Başkanı Nuri Elibol ve TGRT Haber Ankara Temsilcisi Murat Odabaş'ın hazırlayıp sunduğu Ankara Gündemi programının özel bölümünün konuğu oldu.

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Anayasa Değişikliği paketiyle ilgili referandum kararıyla ilgili bir soru üzerine Gül, Cumhurbaşkanı Sezer'in kararlarını hep son günde açıkladığını söyledi.

Cumhurbaşkanlığı'ndan gelen yazıda Sezer'in kararı 8 Haziran'da imzaladığının görüldüğünü belirten Gül, "8 Haziran'da bu karara varmış. Bu kanaat kendilerinde oluşmuş. Ama bekletip de son günde göndermesi gerçekten üzücü. Şimdi referandum yapılacak, Türkiye'ye vakit kaybettirmemek lazım. Bunların hepsi zaman ve kaynak israfıdır" diye konuştu.

Referandumun nasıl yapılacağıyla ilgili bir kanun çıkarttıklarını hatırlatan Gül, Cumhurbaşkanı Sezer'in bu kanunu onaylamasını beklediklerini ifade etti.

Onaylamaması durumunda da Sezer'in bekletmeden kararını göndermesini ümit ettiklerini ifade eden Gül, "Türkiye'nin bir an önce bu belirsizliklerden kurtulması gerekir. Cumhurbaşkanı'nın da bu işlerin bir an önce bitmesini tercih etmesi gerekir. Çünkü Türkiye'de terör olayları gibi bu kadar büyük olaylarla uğraşırken, ekonomide Türkiye almış yolunu giderken, tekrar karamsar tabloların ortaya çıkmaması için bir an önce bu belirsizliklerin Türkiye'nin gündeminden kaldırılması gerekir" dedi.

Gül, Sezer'in Referandum Yasası'nı veto etmesi halinde tatildeki meclisi olağanüstü toplantıya çağırmayı düşünüp düşünmediklerinin sorulması üzerine de, "Bunu düşünüyoruz" dedi.

Türkiye'nin yaşanmakta olan süreci hak etmediğini kaydeden Gül, "Bunu şöyle söyleyeyim. Berrak bir gökyüzünde, açık, pırıl pırıl bir gökyüzünde, birden bire şimşekler görmeye başladık. Türkiye bunu hak etmedi. Bu süreç Türkiye'nin hak ettiği bir süreç değil. Onun için bir an önce, madem ki tartışma var, halkın kanaatine başvurarak bunları çözmemiz gerekiyor" şeklinde konuştu. Gül ayrıca referandumu 22 Temmuz'a yetiştirmek istediklerini de kaydetti.

Anayasa değişikliği paketiyle ilgili CHP'nin Anayasa Mahkemesi'ne başvurusunun hatırlatılması üzerine ise Gül, "Ümit ediyorum ki Anayasa Mahkemesi hukuka göre hareket eder. Kendisini Senato yerine koymaz" dedi.

Terörle ilgili soruları da cevaplandıran gül, terörün siyaset üstü, partiler üstü ve hükümet üstü bir mesele olarak görülmesi gerektiğini anlattı. Terör olaylarının artmasının seçim atmosferine denk geldiğine de işaret eden Gül, "Bunlar kasıtlı da yapılıyor olabilir. Türk siyasetini engellemek ve hepimizin moralini bozmak için, çünkü terörün amacı halkın ve kurumların moralini bozmaktır. seçim sürecinde de bunları fırsat bilerek artırıyor olabilirler. Bu tuzaklara asla düşmemek gerekir" dedi.

Kamuoyundaki sınır ötesi operasyon beklentisinin hatırlatılması üzerine ise Gül, "Maalesef böyle bir hava yayıldı. Hatta kasti yayıldı gibi. Bunlar çok tehlikeli şeyler. Konuştuğumuz şey savaştır, neticesinde şehitlerdir. Bu tip konular Sayın Genelkurmay Başkanı'nın dediği gibi, davul zurnayla, manşetlerle, birkaç sloganla alınacak karar değildir" dedi. Operasyonun seçim malzemesi yapılmaması gerektiğini, bunun Türkiye'ye yapılacak en büyük kötülük olacağını belirten Gül, "Onun için de, bu konunun, çok soğukkanlılıkla tartışması gerekenlerin kapalı kapılar ardında oturup tartışmaları gerekir ve öyle de oluyor" diye konuştu.

Şehit cenazelerinde atılan 'Katil hükümet' sloganları karşısında ne hissettiklerinin sorulması üzerine ise Gül şunları kaydetti:

"Tabii ki çok üzülüyoruz. En son benim gittiğim şehit cenazelerinde ailelerin hepsi sarıldı. Hepsi candan sarıldı. Hepsinin bu samimi duygularını görünce bir grup orada maalesef, ne şehide ne ortama yakışmayacak, adeta 'bu işten nemalanalım, bu işten bize de bir pay çıksın'casına bu davranışı yapsınlar. İmam efendi bile 'dinleyin' ikaz ettiğinde, yuh sesleri geldi. Bunlar çok ayıp şeylerdir. Eminim bunlar en çok şehitlerimizin ailelerini üzüyordur. Ümit ediyorum ki bunun ne kadar çirkin olduğunu herkes görmüştür. Siyasi partiler bilerek veya bilmeyerek bu işe alet oluyorsa bu konuda dikkatlerini çekmek gerekir. Nihayet de, el kol işaretleri, herkes kim yapıyor bunu orada görüyor."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious