Bakan Akdağ'dan 'tam gün'e yalanlama

Bakan Akdağ'dan 'tam gün'e yalanlama.13634
  • Giriş : 18.06.2009 / 16:55:00

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, tam gün yasa tasarısı ile ilgili ortaya atılan iddialara cevap verdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Sağlık Bakanı Recep Akdağ, tam gün yasa tasarısının yasalaşmasıyla, ''Profesörler, doçentler sabahtan akşama kadar hasta muayene edecek, eğitim, araştırma aksayacak'' iddialarının gerçek dışı olduğunu belirterek, ''Eğitim ve araştırmayı aksatan, bugünkü durumdur. Bir öğretim üyesi, mesaisini, muayenehanesinde veya özel hastayla ilgilenerek geçiriyorsa, eğitim ve araştırmadan söz edilemez'' dedi.

Üniversite ve sağlık personelinin tam gün çalışmasına ilişkin yasa tasarısının görüşmelerine, TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonunda başlandı.

Tasarının sunumunda konuşan Akdağ, Türkiye'de sağlık harcaması nedeniyle fakirleşen hane oranının, 2003'te binde 15 iken, 2006'da binde 7'ye düştüğünü söyledi.

Akdağ, tasarıdaki çıkış noktalarının, vatandaşın finansal riskten korunması, sağlık hizmeti alırken para ödemek zorunda kalmasından kurtarılması ve sağlık kuruluşlarının daha verimli hale getirilmesi olduğunu kaydetti.

Vatandaşların, on yıllar boyunca, sağlık hizmeti alabilmek için bedelini ödeyerek, dışarıda muayenehaneye gitmek durumunda kaldığını ifade eden Akdağ, geçmiş dönemde, sistemin arızasından dolayı hekimlerin yüzde 90'ının muayene ile birlikte çalıştığını anımsattı. Bugün, Sağlık Bakanlığı hastanelerinde görev yapan uzman hekimlerin yüzde 80'inin kısmi zamanlı çalışmadığına işaret eden Akdağ, gönüllü olarak tam gün çalışmayı tercih ettiğini belirtti.

Akdağ, 1990'lı yıllarda başlayan yanlış bir sistem uygulaması nedeniyle, kamuya ait üniversite hastanelerinde, vahim bir durumun çıktığını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Üniversite hastanelerinin çok değerli öğretim üyeleri, kazanç yolları olarak ya muayenehaneye ya da üniversite içinde özel muayene, özel işlem, özel ameliyata yönlendirildi. Bu yanlış sistemdi. Bu sistem, benim taşıma sendromu, taşıma fenomeni dediğim bir duruma yol açtı. Üniversite hastanelerinde rutin polikliniklerde yeterli verimlilik elde edilememekte, vatandaşlar, önemli sorunları için, hatta tetkik için özel muayene, özel ameliyat adı altında para ödemek durumundadır. Sistem, ödenen paraların fazla olmayan kısmını hekimlere bırakıyor, geri kalan kısım vergilerle, üniversitenin harcamasına gitmektedir. Bu hakkaniyetli bir sistem değildir. Sosyal güvencem varsa, hastaneye gittiğimde rahatça hizmet alabilmeliyim. Aksi halde mağdur olmak anlamına gelir. Dar gelirlilerin ödeme yaparken ne kadar zorlandığını görüyoruz. Hiçbir üniversitede, hiçbir değerli hocamızın böyle bir gidişattan memnun olduğuna inanmıyorum.''

-''İDDİALAR GERÇEK DIŞI''-

Bakan Akdağ, bu durumun, üniversitelerde eğitimi de ileri derecede ''arızalandırdığını'' ifade ederek, ''Bir öğretim üyesi olarak, öğle üzeri muayenehaneme gitmek zorunda kalıyorsam, öğrencim, asistanım bir tarafta, bütün hasta hizmetleri bir taraftayken, konumuma uygun kazanç sağlamak için özel hasta almak, özel işlem yapmak durumunda bırakılıyorsam, bu kabul edilebilir değildir'' dedi.

Bir öğretim üyesinin mesaisini, muayenehanesinde veya özel hastayla ilgilenerek geçiyorsa, eğitim ve araştırmadan söz edilemeyeceğini vurgulayan Akdağ, tasarıya yönelik ''üniversitelerde eğitim ve araştırmanın zedeleneceği'' eleştirileri geldiğini kaydetti.

Akdağ, Sağlık Bakanlığının eğitim ve araştırma hastanelerinde, klinik şef ve şef yardımcısının, maaşının yanı sıra eğitim, araştırma ve klinikte verilen toplam hizmetten oluşan ek ödemesi bulunduğunu anımsattı. Akdağ, tam gün çalışma sisteminde de ek ödemelerin bu şekilde dağıtılacağını bildirerek, ''profesörler, doçentler sabahtan akşama kadar hasta muayene edecek, ancak bu şekilde kazanacak, eğitim, araştırma aksayacak'' iddialarının gerçek dışı olduğunu kaydetti. Akdağ, ''Eğitim ve araştırmayı aksatan, bugünkü durumdur. Bugün, öğretim üyeleri kazanabilmek için muayenehanelerinde veya tıp fakültelerinde, özel muayene, özel işlem, özel ameliyat adı altında hasta bakmak durumundadırlar. Bugünkü durum, böyle çarpık sonucu çıkarmıştır. Tasarı, bu çarpık durumu ortadan kaldıracak, ülkeye daha verimli işletmeler kazandıracaktır'' diye konuştu.

-MAAŞ VE EK ÖDEME-

Sağlık Bakanı Akdağ, yaptığı görüşmelere göre, hekimlerin büyük çoğunluğu ve vatandaşın yüzde 90'dan fazlasının, bu yasa tasarısından yana olduğunu ifade etti.

Hekimlerin, maaş ve ek ödeme oranlarının birbirine yakın olmasını talep ettiğini belirten Akdağ, Sağlık Bakanlığı hastanelerinde bir uzman hekimin 2008 ortalama rakamına göre, bin 625 lira maaş, 4 bin 400 lira ek ödeme aldığını söyledi. Akdağ, Ekonomik Koordinasyon Kurulu, ilgili bakanlar ve bürokratlar ile görüştüğünü, komisyon çalışmalarında bu konuda gelişme sağlamalarının mümkün olacağını vurguladı.

Tasarıya yönelik ''hekim seçme hakkının engelleneceğine'' ilişkin eleştirilere dikkati çeken Akdağ, bunun ironik bir yaklaşım olduğunu belirtti. Akdağ, sadece parası olanların hekimini seçebileceği sistemde, ''hekim seçme hakkı'' vardır demenin, paradoks olduğunu söyledi. Akdağ, ''Varlıklı insanlar için hekim seçme hakkı bu tasarıyla ortadan kaldırılmıyor. Yine özel muayenehaneler kalıyor. Sosyal güvencesi olan bir vatandaşın, sağlık hizmeti alırken, ayrıca bir muayenehane ya da özel muayene ilişkisini kaldırıyoruz'' diye konuştu.

-''BÖYLE BİR SOSYAL ADALET OLMAZ''-

Sağlık Bakanı Akdağ, vatandaşın, gücünü aşmayacak şekilde küçük bir oranda katkı payı ödemesinin doğal olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

''Hizmet alırken SGK 25 lira para ödeyecek, ben de 5-10 lira katkı olarak ödeyeyim, benden 100, 200 lira, ameliyat için ise 5 bin lira isteniyorsa, böyle bir sosyal adalet olmaz, sağlık sistemi, sigortacılık olmaz. Bu çarpık sistemi, artık düzeltmenin zamanı gelmiştir.

Üniversitelerimiz acaba yeterli finansmanı elde edebilecek mi? Üniversitelerimize 2008'de sosyal güvenlikten aktarılan para 3,5 milyar lira. Bu şekilde vatandaşlarımızdan, üniversitelerimiz içinde özel muayene, özel işlem, özel ameliyat adı altında alınan para ise 400 milyon lira. Bu 400 milyon lira için biz bir sistemi verimsiz hale getirmişiz, fakir, fukara vatandaşımızı, gereksiz yere sıkıntıya sokuyoruz. Üniversitelerin finansman ihtiyacı bu tasarıyla sağlanacaktır, devlet, üniversite hastanelerinde hasta kuyrukları daha da azalacaktır. Sağlık hizmeti daha nitelikli hale gelecektir. Hekimlerimiz, daha rahat, ideal hizmet ortamı bulacaktır. ''

Komisyonda, tasarının görüşmeleri devam ediyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*