Bakan Çelik iddialı konuşuyor

Bakan Çelik iddialı konuşuyor.10609
  • Giriş : 14.02.2009 / 15:17:00

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, ''Umuyor, diliyorum ki; bu küresel afetten dünya bir an önce kurtulur ve Türkiye için bunları söyledi!

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:



Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, ''Umuyor, diliyorum ki; bu küresel afetten dünya bir an önce kurtulur. Dışarıdan olumlu sinyaller gelmeye başlayınca Türkiye'nin aşk olsun önünü tutabilene'' dedi.

Çelik, Bursa'da sanayici ve iş adamlarıyla, ''Küresel ekonomik kriz ve hükümetin aldığı tedbirler'' konulu toplantıda bir araya geldi.

Bakan Çelik, iki bölüm halinde gerçekleştirilen toplantının basına açık ilk bölümünde yaptığı konuşmada, küresel ekonomik krizin, 2006 yılında ''mortgage krizi'' diye ifade edilen konut kredilerindeki geri ödemelerde yaşanan sıkıntılarla başlayan, 2007 yılında finansal kriz olarak ortaya çıkan ve ağırlıklı olarak da 2008'in ikinci yarısından itibaren küresel finans ve küresel ekonomik kriz olarak dünyaya yayılan bir süreç olarak özetlenebildiğini belirtti.

Dünyanın, dolayısıyla da Türkiye'nin ekonomik açıdan önemli bu süreçten geçtiğini anlatan Çelik, 2001-2006 döneminde gelişmiş ülkelerde düşük reel faiz uygulandığını ve yatırımcıların bu ortamdan dolayı yüksek risk alarak yatırımlarını gerçekleştirdiklerini vurguladı.

Çelik, şartların, özellikle piyasada olumlu ortamın seyrinin negatif istikamete doğru değişmesiyle alınan risklerin sorun olarak dünyanın, ABD'nin karşısına çıkmaya başladığını belirtti.

Bazı ekonomistler ve bilim adamlarınca ''Kriz gelişmiş olan ülkelerde önemli tahribat yapabilir, ama gelişmekte olan ülkeleri bu kadar etkilemez'' tarzında değerlendirmeler yapıldığınA işaret eden Çelik, ''Fakat süreç içinde gördük ki; tüm dünya bundan etkilenme sürecine girmiş bulundu'' dedi.

Krizin, Türkiye'ye yansımalarına bakınca ihracatta talep daralmasıyla karşı karşıya kalındığının gözlemlendiğini ifade eden Çelik, ''Aylık ihracat eylül ayında 12.8, ekimde 9.7, kasımda 9.3 milyar TL, aralıkta 7.7 milyar TL. Yani 2007 başındaki seviyelere gelmiş bulunuyor ihracatımız'' diye konuştu.

Çelik, Türkiye'de iş gücü verilerine göre, 2007 yılının Ekim ayında 21 milyon 310 bin olan çalışan sayısının 2008 yılı Ekim ayında 21 milyon 945 bine çıktığını, işsiz sayısının aynı dönem içinde 2 milyon 302 binden 2 milyon 687 bine yükseldiğini, buna karşın aktif sigortalı sayısının ise 15 milyon 100 binden 15 milyon 631 bine yükseldiğini kaydetti.

-''BURSA'DA SİGORTALI SAYISINDA 30 BİN KİŞİLİK AZALIŞ''-

Bursa'da 2008 yılının Eylül ayında 466 bin kişinin sigortalı olarak çalıştığını, Aralık ayında bu rakamın 437 bin kişiye gerilediğini belirten Çelik, şöyle devam etti:

''Bu konuda gerekli, gereksiz yerde 'battı, bitti', yani '100 bin kişi işten çıktı', '100 bin kişi şu oldu' gibi konuşmalar yapılıyor. Yani bizdeki rakam bu. Aralık ayındaki özelliği de dikkate aldığımız zaman Bursa'da 30 bin kişilik sigortalı sayısında bir azalış söz konusudur. İş yeri sayısına baktığımız zaman 640 iş yeri kapanmış. Dünyanın Eylül ayında, Ağustos ayında yaşamış olduğu bu sorunları biz Kasım ve Aralık ayında hissetmeye başladık. Buna rağmen dinamik bir yapı var''

Çelik, özel sektörün ekonomide ağırlığının son 6 yılda nasıl arttığını herkesin bildiğini anlatarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Biz kamuyu daralttık. Özel sektörün önünü bu 6 yıllık süre içinde açtık. Bu destek ve sizlerle beraber yürüyüş, farklı formatlarda devam edecek. Yani sizlere desteğin devam edeceğini net bir şekilde hükümetin kararı olarak ifade etmek istiyorum. Krizin etkisini önlemek için teşvik edici, destekleyici, mali ve parasal disiplini ön planda tutan bir politika izleyeceğiz. Destekleyici ama mali ve parasal disiplini koruyan bir yapı içinde bu süreci götüreceğiz.

-''KİRZLE İLGİLİ TÜM ÖNLEMLERİ ALIYORUZ''-

''Krizle ilgili hükümet olarak gerekli tüm önlemleri alıyoruz. Her sektörle dayanışma içinde olmamız gerekiyor'' diyen Çelik, küresel krize rağmen diri ve canlı bir duruş sergilediklerinin altını çizdi.

Bakan Çelik, konuşmasını şöyle tamamladı:

''Ben ümitsizliği aşılayanlara hiç hak vermiyorum. Eğer bir ümitsizlik küresel boyutta düşünüyorsanız dünya insanlığına yazık diyorum o zaman. Yani 'gelecek çok karanlık', yani geneli itibariyle dışarıdan baktığımız zaman eğer bu ümitsizliği o boyutuyla ele alıyorsak dünya çok daha kötü şeylere hazırlıklı olmalıdır. Sosyal hadiselere gebe demekki dünya. Ama öyle değil. Dünya çözümün peşinde koşarken Türkiye dünyadaki şu an da sorun yaşayan ülkelere göre çok daha pozitif yönleri olmasına rağmen biz kendimizi ümitsizliğe itersek kendimize haksızlık yapmış oluruz. Bu da doğru değildir. Onun için çözümleri var. Taleplere hep açığız. Talepler neyse bunları buluşturalım, birleştirelim, çözüm konusunda koşalım diyorum.

Umuyor, diliyorum ki; bu küresel afetten dünya bir an önce kurtulur. Dışarıdan olumlu sinyaller gelmeye başlayınca Türkiye'nin aşk olsun önünü tutabilene. Bakın bu kadar net söylüyorum, Türkiye hiç teklemeden bütün dünya ülkelerine göre çok daha hızlı koşabilecek alt yapısı olan bir ülke. Dünyadan olumlu rakamlar olumlu sinyaller, haberlerin gelmesi Türkiye için yeterlidir.''

Çelik'in, konuşmasının ardından basına kapalı gerçekleştirilen bölümde, Bursalı sanayici ve iş adamlarının sorularını yanıtladığı öğrenildi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*