Bakan Çelik'in bir isteği var!

  • Giriş : 07.09.2006 / 00:00:00

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, YÖK'e çağrıda bulunarak, "ÖSS sistemi değişmedikçe, ortaöğretimdeki sorunlar giderilemez" dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Törene, Çelik'in yanısıra YÖK Başkan Vekili İsa Eşme ve çok sayıda yerli - yabancı bilim adamı katıldı.

Törende konuşan İsa Eşme, Türkiye'de fen bilimleri ve matematik öğretiminde büyük sorunlar yaşandığına dikkat çekerek, "Çocukları fen okur yazarı yaparak, olaylara nesnel yaklaşım becerisi kazandırmak istiyoruz. Neden fen eğitimi veriliyor sorusuna veli ve öğrenciler ise OKS ve ÖSS'den daha fazla puan almak yanıtını vereceklerdir" diye konuştu.

2006 ÖSS'den bazı sayısal bilgiler veren Eşme, ikinci testen fen ve matematik testlerine cevap veren öğrenci sayısının sırasıyla 22 bin ve 527 bin olduğuna dikkat çekti. Öğrencilerin fen ve matematikteki ortalama ham puanlarının düşük olduğunu kaydeden Eşme, "Sınavın ikinci bölümünde 15 ve üzeri soru cevaplayan öğrenci sayıları ise matematikte 26 bin; fen de 4 bin 300" diye konuştu.

2004 yılında öğrencilerin ortaöğretim sistemi ile ilgili görüşlerinini ortaya koymak amaçlı bir çalışma yaptıklarını söyleyen Eşme, bir öğrencinin, "Pamuk bitkisini görmeden yaşadığı ortamı öğreniyoruz, ben şu ana kadar karpuzun ağaçta yetiştiğini zannediyordum." şeklinde görüş beyan ettiğine dikkat çekti.

Fen ve matematik eğitimini yeniden sorgulanması gerektiğini vurgulayan Eşme, verilerin 'Türk eğitim sisteminin çok az öğrenciyi iyi, çok fazla öğrenciyi ise iyi eğitmediği' yönündeki görüşü doğruladığını aktardı.

Ortak çözüm üretilmesi gerektiğini vurgulayan Eşme, MEB'in de sorunun farkında olması gerektiğine değindi. Eşme, "Önce MEB böyle bir probleme inanıyor mu? MEB'in problemin önemini görmesi lazım. Fen derslerine yeteri kadar süre tanınıyor mu? Son beş yılda ne kadar fen öğretmeni atayabildik? Hizmet içi eğitim yeterli mi? Kitaplar ne düzeyde? Yöneticiler fen eğitimini ne kadar önemsiyor? Eğitimin üzerindeki sınav baskısı ne zaman kalkacak? Fen eğitiminde, labaratuara ne zaman dönülecek?" diye sordu.

YÖK'ün aldığı kararla, fen eğitimi fakültelerinin kontenjanlarının geçen sene 38 binden 28 bine düşürüldüğünü anımsatan Eşme, müfredatta da değişiklik yapıldığını kaydetti. Eşme, kontenjanları düşürdüklerinde kendilerine tepki geldiğini dile getirerek, "Fen eğitimi, labaratuara dayanır. Kalabalık sınıflarda fen eğitimi yapılamaz" diyerek uygulamayı savundu.


"LİSELERDEKİ ÖĞRENCİLERİ, ÜNİVERSİTELERDEN ALDIĞIMIZ ÖĞRETMENLER YETİŞTİRİYOR"


Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ise, fen ve matematik eğitiminin asırlar öncesinden gelen büyük sorunlardan biri olduğunu söyledi. "Bu alanda geçmişteki başarılarımız ile kendimizi teselli ediyoruz" diyen Çelik, "Bu başarılar 13. asırda kaldı. Biz Müslüman Şark dünyası, Türk dünyası olarak bu üstünlüğü kaybettik" dedi.

Sosyal bilimlerde milliliğin esas olabileceğini ancak matematik - fen bilimleri verilerinin uluslararası olduğunu belirten Çelik, "O zaman biz bunların öğretilmesinde ciddi sorunlar yaşıyoruz demek. Ortaya konan bu sonuçlar bunu gösteriyor. Daha önce Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi'nde benzer bir toplantı yapılmıştır. O zaman Ankara Üniversitesi Rektörü dedi ki- Meslek Yüksek Okullarına gelen bazı öğrenciler, malumunuz bu okullarda sınavsız geçiş var, 16 dan 7'yi çıkaramıyor. 6'dan 7'i çıkar mı? diye hesap yapıyor. Bu derece birikimsiz öğrenci geliyor- diye eleştiride bulundu. Ben de dedim ki: Sayın Rektörüm, bu dediğiniz doğrudu. Böyle öğrencilerimiz var. Bu bizim ülkemize mahsus bir şey de değildir. ABD'de lise bitirme noktasına gelmiş okuma- yazma bilmeyen öğrenciler de var. İngiltere'de var... Burada suçlu aramak yerine, sebebi üzerinde durmalıyız. Şunu söyledim: Evet böyle öğrencilerimiz var ama o öğrencilere ders veren, onları yetiştiren öğretmenleri siz yetiştiriyorsunuz. Biz üniversitelerden öğretmen alıyoruz" şeklinde konuştu.


"LİSELER, DAHA ÇOK ÖĞRENCİSİ ÜNİVERSİTEYİ KAZANSIN DİYE LABARATUARLARI SINIFA DÖNÜŞTÜRÜYOR"


Milli Eğitim Bakanlığı'nın sorunun farkında olduğunun altını çizen Çelik, bu meselenin çözümü için müfredat değişikliği yapıldığını kaydetti.

Çelik, kendinden önce konuşma yapan İsa Eşme'nin, fen derslerinde labaratura ne zaman dönüleceği yönündeki sorusunu da anımsatarak, "Ne zaman döneceğiz biliyor musunuz? ÖSS'deki soru sistemi değiştiği vakit. Aşağıdakilerden hangisi doğrudur hangisi yanlıştır- böyle soru sitili var. Öğrencinin labaratuara gitmesine gerek yok ki. Öğrenci -bana ÖSS yi kazandıracak olan her şey faydalıdır, ÖSS de bana faydası olmayan her şey gereksiz- diye düşünüyor. Öğrenci üniversiteye girmeyi hayatının hedefi haline getiriyor... Öğrenci kendini ifade etmek, pratik düşünme, muhakeme etme özelliklerinden de mahrum. Çünkü test esaslı, çoktan doğruyu seçme esaslı bir sınav sistemi var. Öğrenci kendini buna mahkum hissediyor" şeklinde konuştu.

Liselerin öğrencilerinin çoğu üniversiteyi kazansın diye labaratuarları önemsemeyebildiğini açıklayan Çelik, pek çok okulun labaratuarları sınıfa dönüştürdüğünü aktardı. Öğrencinin buradaki dersleri vakit kaybı gördüğü için öğretmenlerin de labaratuarlara meyil etmediğini vurgulayan Çelik YÖK'e "Bu sınav sistemini değiştirmemiz lazım. Sınav sistemini değiştirmezsek, liselerdeki bu yapıyı değiştirmek mümkün olmaz" çağrısında bulundu. Çelik, "Şeklen değiştirirsiniz, kağıt üzerinden değiştirirsiniz ama öğrencinin zihnini değiştirmek mümkün olmaz. Çünkü bu bir yarış. Üniversite sınavına giren öğrencilerin yalnızca yüzde 10'u dört yıllık lisans programına giriyor. 10 kişiden 9'unun elendiği bir yarışta öğrenci kendisini buna mecbur ve mahkum hissediyor." diye konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious