Bakan Çelik'ten imamlara kurs tavsiyesi

Bakan Çelik'ten imamlara kurs tavsiyesi.7823
  • Giriş : 22.06.2009 / 12:46:00

Devlet Bakanı Faruk Çelik, camilerde bugün başlayan yaz kuran kurslarıyla ilgili, ''Görevlilerimizin dinimizi en güzel dille, en güzel şekilde emredildiği gibi öğretmeli'' dedi ve ekledi:

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Devlet Bakanı Çelik, anne ve babaların çocuklarının din eğitimi konusunda taleplerini karşılamak için yaz tatilinde camilerde din görevlilerinin hizmete hazır olduğunu belirtti.

Çocuklarına din eğitimi verdirmek isteyen anne ve babaların taleplerinin camilerdeki görevlilerce karşılanacağını ifade eden Bakan Çelik, ''Bunun hangi şartlar, hangi kurallar, hangi müfredat çerçevesinde olacağı yasalarda, yönetmeliklerde bellidir. Orada sorun yoktur. Bu konuda talebi olan bütün vatandaşlarımıza camilerle irtibata geçmelerini tavsiye ederim'' diye konuştu.

Din görevlilerinin İslam'ı en güzel dille, en güzel şekilde, emredildiği gibi öğretmesi gerektiğini vurgulayan Bakan Çelik, şunları kaydetti:

''Tabii hava şartları, mevsim itibarıyla sıcak, bunu da dikkate alarak öğretmek yalnız camide oturup monolog şeklinde bir anlayış değildir. Hava şartlarını dikkate alarak, çocuklara sevdirerek bu eğitimi vermeleri, gezileri de içine alan, sosyal tesislerden de istifade ederek, çocukları gezdirerek, eğlendirerek ve bazen de eğiterek bu süreci geçirmeleri gerekiyor.''

Çocuklarına kuran öğretmek isteyen aileler için devletin bu hizmeti sunduğuna işaret eden Bakan Çelik, ''Devletimiz kendi kuralları içinde artık bu konularda oturmuş bir eğitim modelini, sistemini geliştirmiş, sorun bugüne kadar yaşanmıyor. Bundan sonra da yaşanacağı kanaatinde değilim'' dedi.

''BİLGE KÖYÜNDE ÖLDÜRÜLEN GENÇ İMAMDAN ALINACAK DERSLER VARDIR''

Bakan Çelik, Bilge köyünde imam Kazım Genç'in yaşamını yitirmesinden alınacak çok ders olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:

''Çok genç bir arkadaşımız, o yöre halkıyla, köylüyle kaynaşmış, kendisini sevdirmiş ama ne yazık ki onun bu beslediği sevgi, onun çocuklara, köylüye beslediği sevginin karşılığını alamadı, aksine genç yaşta hayatını kaybetti. Ondan alınacak dersler vardır. Bütün görevli arkadaşlarımın vatandaşlarımıza saygı duyarak, çocukları severek bu hizmetleri sunması gerekiyor. Çünkü dinimiz sevgiye dayalıdır, nefrete dayalı değildir. Her zaman sevgiyi öne çıkarmalarını tavsiye ediyoruz.''

-BAŞKA ÜLKELERDE YAŞAYAN TÜRKLER-

Faruk Çelik, sorumluk alanında başka ülkelerde yaşayan Türklerin de bulunduğunu ifade ederek, ekmek için, aş için yurt dışına giden, özellikle Avrupa ülkelerinde yaşayan 5 milyondan fazla Türk bulunduğunu belirtti.

''Bu kişilerin maddi ve manevi ihtiyaçlarının karşılanması, yaşadıkları toplumla entegrasyon açısından yaşadıkları sorunların çözümüyle ilgili yapmamız gerekenler var'' diyen Bakan Çelik, şunları kaydetti:

''Gerek ülkeler nezdinde gerekse sivil toplum kuruluşları olarak girişimlerimiz var, oradaki vatandaşlarımızla yapacağımız çalışmalar var. Bunun yanı sıra Osmanlı coğrafyası tabir ettiğimiz ecdadımızın topraklarında yaşayan soydaşlarımız var. Onlara karşı da görev ve sorumluluklarımız var.''

Türk cumhuriyetleriyle ilişkilerin daha üst düzeye çıkarılması için gayret ettiklerini belirten Çelik, sözlerini şöyle tamamladı:

''Tüm bunları bir kalemde toplayacak olursak, vatandaşlarımızla, soydaşlarımızla ve kardeş devletlerle temaslarımızı yoğunlaştıracağız. Dış ülkelerde yaşayan vatandaşlarımızın, akraba toplulukların sorunlarını hafifletmeye, kardeş cumhuriyetlerle ilişkilerimizi geliştirmeye yönelik çalışmalar yürüterek ciddi bir potansiyel ortaya çıkmasını sağlayacağız.''

'ALEVİ ÇALIŞTAYI ÖYLE SIRADAN, GÜNÜ KURTARMAYA, MEVSİMİ KURTARMAYA, ALDATMAYA, POLİTİK ÇIKAR ELDE ETMEYE YÖNELİK BİR ÇALIŞMA VE ÇALIŞTAY DEĞİL'

Devlet Bakanı Faruk Çelik, bir süre önce yapılan ''Alevi Çalıştayı'' ile ilgili olarak, ''Bizim yaptığımız bu çalışma, çalıştay öyle sıradan, günü kurtarmaya, mevsimi kurtarmaya, aldatmaya, politik çıkar elde etmeye yönelik bir çalışma ve çalıştay değil'' dedi.

Devlet Bakanı Çelik, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Alevi Çalıştayı'nın birincisini bir süre önce gerçekleştirdiklerini anımsattı.

''Bizim yaptığımız bu çalışma, çalıştay öyle sıradan, günü kurtarmaya, mevsimi kurtarmaya, aldatmaya, politik çıkar elde etmeye yönelik bir çalışma ve çalıştay değil'' diyen Bakan Çelik, ''Samimi olarak devletin bugüne kadar gerçekleşmeyen, tüm Alevi önderlerini bir araya getirip bir masa etrafında toplayıp kendi aralarında kaynaşmalarını sağlamak, arkasından bütün sorunlarını birinci ağızdan devlet olarak dinleme adına gerçekleştirilen çok önemli bir ilk toplantı ve çok önemli bir çalıştaydı'' diye konuştu.

Bu tür çalıştayları ve çalışmaları devam ettireceklerini ifade eden Bakan Çelik, temmuz ayının ilk haftasında akademisyenlerle bir araya geleceklerini bildirdi.

Bakan Çelik, yapılacak bu çalışmada da Alevi-Bektaşi kültürüyle, kaynaklarıyla ilgili değerlendirme ve yorumları akademisyenlerle tartışacaklarını belirtti.

Toplantıda Alevi-Bektaşi inancının, yorumunun veya değerlendirmesinin ne şekilde ele alınması gerektiği, şu andaki durumun Alevi-Bektaşiler için ne ifade ettiği, nasıl olması gerektiği konularında akademisyenlerin görüşlerini alacaklarını vurgulayan Bakan Çelik, ''Bu çalışma neticesinde inanıyorum ki ilgililerden alınan bu bilgi ve düşünceler yerini bulacak, bu konuların uygulamaya nasıl geçirileceğiyle ilgili de özellikle değerlendirme yapma imkanımız olacak. Netice alıcı bir çalışma olduğunu ifade etmek istiyorum'' dedi.

-MADIMAK OTELİ-

Bakan Faruk Çelik, 70 milyonu rahatsız eden ve hiçbir Alevi-Bektaşinin, hiçbir Sünni'nin aklından geçmeyen ''Madımak'' gibi olumsuzlukları geride bırakmak istediklerini ifade ederek, bu konuyla ilgili olarak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı da bilgilendirdiğini söyledi.

Bakan Çelik, ''Temmuz ayının ilk günlerini barışa dönüş, kaynaşma, dayanışma, aramızdan olumsuzlukları atma ama hangi inanca sahip olursanız olun bir dayanışma çağrıştıracak günlere dönüştürmek için Madımak Oteli'ni kültürevi, kütüphane, anıevi veya müze haline getirme konusunda çaba başlatılmış bulunuyor.''

Bu konuyla ilgili karar sürecinde sıkıntı olmadığını ifade eden Bakan Çelik, ''Malum, bir şahıs malı bu. Onun alımıyla ilgili çalışmalar hızla yapılacak ve artık bütün Alevi-Bektaşi topluluğunun belki de ilk olarak istediği, bu sorunun ortadan kalkacağına inanıyorum. Bu siyasi irade var. Gerekli girişimleri de mal sahibiyle yaptık. İnşallah çözüme kavuşturulacak'' diye konuştu.

-DİN DERSİ KONUSU-

Bakan Faruk Çelik, çalıştayda pek çok konunun yanı sıra din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinin ne şekilde verileceği, ne şekilde verilmesi gerektiği, müfredatla ilgili değerlendirmeler yapıldığını ifade ederek, şunları kaydetti:

''Anayasayla ilgili değerlendirmeler yapıldı. Bunlarla ilgili bildiğim kadarıyla şu anda bulunduğumuz nokta karar noktası değil. Bunları akademisyenlerle enine boyuna tartışmamız gerekiyor. Bütün yönleriyle ortaya çıkması gerekiyor. Tabii ki sonuç itibarıyla karar noktasına gelinecek ama şöyle bir geçmişi var bu sorunun, din kültürü ve ahlak bilgisi müfredatını biliyorsunuz, birçok dinlerin, birçok inançların kültürel açıdan okutulması, müfredata konulması konusunda sorun yok. Alevi-Bektaşilikle ilgili de bu müfredata konulabilir çerçevesinde çalışma yapan kesimler var. Fakat bizim bu çalıştay neticesinde nasıl bir noktaya gelineceğini, o sonucu beklememiz gerekiyor. Yani ben, siyasi irade bir şey düşünüyor, bir şey ortaya koyuyor, dolayısıyla bildiği, inandığı bir yola kılıf buluyor gibi bir yaklaşım içerisinde değilim. Birlikte konuşup birlikte çözüm bulacağız. ''

-''ASIRLIK SORUNLARI BU HAFTA ÇÖZÜVERELİM YAKLAŞIMI YOK''-

Alevilik meselesinin Anadolu'dan bakıldığı zaman 7 asırlık, tarihte ise 1400 yıllık geçmişi bulunduğuna işaret eden Bakan Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

''1400 yıllık bir süreci dikkate aldığınız zaman samimi olmak lazım, tüm kesimler için söylüyorum, sorunun çözümünden yana olmak lazım fakat böyle aceleci de olmamak lazım ve insan haklarına, insan onuruna yaraşır bir süreç gerçekleştirmemiz gerekiyor. Yoksa işte 14 asırlık, 7 asırlık sorunları bu hafta çözüverelim gibi bir yaklaşım içerisinde kimsenin olmaması gerekiyor. Bunu bir şeyleri ötelemek için söylemiyorum. Gerçekçi olmamız gerek, işte bakın Madımak'la ilgili adım şimdi atılabiliyorsa hemen bu güzel bir gelişme, arkasından başka bir adım atılabiliyorsa bu da güzel bir gelişme. Arkasından bunlar geliyorsa son derece saygı duymak gerekiyor. Yoksa herkesin sorunları var, Sünnilerin de Alevilerin de sorunları var. Bunları hemen çözüverelim bir günde gibi bir yaklaşım ne gerçekçidir ne de mümkündür.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*