Bakan Çubukçu ürktüğü anı anlattı

  • Giriş : 08.09.2006 / 00:00:00

Bakan Çubukçu, son yıllarda şiddetin olağanlaştırıldığını, çok sıradan bir vaka olarak algılanmaya başlandığını anlattı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Boğaziçi Üniversitesi'nde gerçekleştirilen panelin açılış konuşmasını Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Nimet Çubukçu yaptı.

Tehlikenin boyutuna dikkat çeken Bakan Çubukçu, şiddetin olağanlaştırılması konusunda kendi başından geçen bir örneği verdi. Bakan Çubukçu şöyle konuştu: "Yaklaşık 3 yıl önceydi. Feribota binmek üzereydim. Daha önce boğulmuş yaklaşık iki ay denizde kalmış bir ceset sudan çıkarılıyordu. Feribot saati geldiği halde hiçbir yolcu binmiyordu. Ben bunu görmek istemedim. Hakikaten uzun zaman denizde kalmış bir cesedin görüntüsünün hem ürkütücü hem de normalde hiçbir insanın görmeye tahammül edemeyeceği bir manzaraydı. Ancak feribotun hareket edeceğine dair sürekli anons edilmesine rağmen yolcular binmiyor cesedin çıkarılmasını izliyorlardı. Bu manzara karşısında dehşete düştüm. Seyretmek için duranların yanında küçük çocuklar da vardı. Şiddetin olağanlaştırılmasından kastım bu."

İnsanların yanıbaşında meydana gelen bir olaya müdahale etmediğini dile getiren Çubukçu, bir kadın yol ortasında bıçaklanmasını insanların sadece izlediğini anlattı. Çubukçu, toplumun vicdanı her yerde olması gereketiğine vurgu yaptı.

Şiddete karşı topyekün mücadele edilmesi gerektiğini belirten Bakan Çubukçu, tüm kesimlere sorumluluk düştüğünü kaydetti. Gelin-kaynana programlarından dolayı RTÜK'e 8 bine yakın şikayet telefonu geldiğini söyleyen Çubukçu, televizyon kuruluşlarının toplumdan gelen bu tepkilere kulak vermesi gerektiğini dile getirdi. Çubukçu, toplumsal olarak çok büyük etkiye neden olan şiddete karşı hiçkimsenin, keyfi davranış içerisinde olamayacağına vurguladı.

Şiddet meselesinin ortak sorun olarak görülmesi gerektiğini belirten Çubukçu, sorumluluğun tek bir muhatabının olamayacağını dile getirdi. Çubukçu, "Televizyon program yönetmeni de olsa, program yapıyor da olsa, kanal sahibi de olsa, ben veya reklam verenler de olsa hiçbirimiz bu sorundan sorumluluğumuz ölçüsünde kaçamayacağımızı bilmemiz gerekir. Türk ailesinin nesilden nesile yavaş yavaş aktararak getirdiği insani değerler bu denli güçlü aygıt karşısında derinleştirdiğini görüyoruz. Çocuklar artık anne ve babalarını ya da öğretmenlerini değil televizyon kahramanlarının model almaktadır." şeklinde konuştu. Medyada rol model olarak renkli hayatları sunulan yaklaşık 100 kişiden ibaret şahıs, özellikle genç kızların yaşamına etki ettiğine işaret eden Bakan Çubukçu, insanların özel hayatlarının gündemde tutuluyor olmasının olumsuz etkilerine dikkat çekti.


-BOKSÖR KIVAMINDA Genelkurmay BAŞKANI-


Televizyon Yayıncıları Derneği Başkanı Nuri Çolakoğlu ise şiddete karşı mücadele edilmesi gerektiğini, ancak tek suçlunun da medya olarak görülemeyeceğini savundu. "Gün geçmiyorki açtığımız televizyon haberlerinde, elimize aldığımız gazetede şiddet haberi görmeyelim." diyen Çolakoğlu, bu haberlerin şiddet olgusunun ne kadar yaygın ve derin olduğunu gösterdiğini, şiddetin hayatın her aşamasında karşılaşılabildiğini dile getirdi. Çolakoğlu, "Kabul edelim veya etmeyelim şiddet hayatımızın her köşesinde var. Genelkurmay Başkanı'nın bile 'kodu mu oturtan' olmasını isteyen spor yorumcuların izlendiği bir ülkede yaşıyoruz. Boksör kıvamında bir Genelkurmay Başkanı'nın bu gücünü kimin üzerinde kullanacağını düşünmek bile istemiyorum." şeklinde konuştu.

"Şiddet insanın kimyasını bozan, ruhunda derin yaralar açan, etkileri çok kalıcı olan bir olgudur." diyen Çolakoğlu bunun nedenlerini ortaya koyma yerine medyanın suçlandığına işaret etti. Çolakoğlu medyayı savunarak şunları söyledi: "Şiddet bu toplumda var. Medya toplumu yansıtan bir ayna görevi görüyor. Biz görüntüyü düzeltmek için çabalayacak yerde aynaya kızıyoruz. Bataklığı kurutacak yerde sivri sinek yakalamaya çalışıyoruz. Elbette şiddetin medya aracılığıyla özendirilecek birşeymiş gibi gösterilmesi de asla kabullenilebilecek değildir."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious