Bakan Ertuğrul Günay: Gündem sapması talihsizliktir

Bakan Ertuğrul Günay: Gündem sapması talihsizliktir.10430
  • Giriş : 18.03.2008 / 03:28:00
  • Güncelleme : 18.03.2008 / 00:41:13

Günay, gazetecilerin AK Parti'nin kapatılması istemiyle açılan davaya ilişkin sorularını yanıtladı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, ''Bu gündem sapmasını Ergenekon tartışmalarıyla aynı zamanda olmasını ayrıca özel bir talihsizlik olarak görüyorum'' dedi.

Günay, Çanakkale'nin Eceabat ilçesinde OPET tarafından yaptırılan ''Tarihe Saygı Parkı''nın açılışının ardından, gazetecilerin AK Parti'nin kapatılması istemiyle açılan davaya ilişkin sorularını yanıtladı.

Türkiye'de, ekonomik, siyasal ve toplumsal olarak her alanda olumlu gelişmeler yaşanırken, talihsiz bir gündem sapması olduğunu ifade eden Günay, ''Bu gündem sapmasını Ergenekon tartışmalarıyla aynı zamanda olmasını ayrıca özel bir talihsizlik olarak görüyorum'' diye konuştu.

Günay, bazı bilgi sapmalarının altını çizmek istediğine işaret ederek, ''Örneğin Danıştay saldırısı Türkiye'de bir komplo, bir vahim saldırı olarak yargı kararıyla neredeyse çeşitli boyutlarıyla ortaya çıkmışken, bu saldırı sırasında ya da bu dava sırasında söylenmiş bulunan bazı sözler bile AK Parti aleyhinde delil yapma gibi bir gayret, bir girişim, bir niyet var'' dedi.

Bu saldırının doğrudan doğruya Türkiye'nin istikrarına ve AK Parti iktidarının kurmuş olduğu demokratik işleyişe yönelik olduğunun bir ölçüde yargı kararları ve yargı işleyişiyle ortaya çıktığını vurgulayan Günay, şöyle konuştu:

''Devletin içine kadar sızmış yasa dışı birtakım örgütlenmelerin tam su yüzüne çıkabileceğine dönük bir tartışmanın olduğu günlerde böyle başka gündem sapmalarının ortaya çıkmasını anlamlı bir talihsizlik olarak nitelendiriyorum. Buna herkesin dikkat etmesi gerektiğini söylüyorum. Bunu dün bir siyasi parti genel başkanı sayın Uras da söyledi. Bunu üzerinde durulması gerektiğini ve önemli bir nokta olarak görüyorum. Çünkü geçmiş yıllarda da devletin içine kadar uzanmış bulunan birtakım çete örgütlenmeleriyle ilgili tartışmalar olduğunda derhal gündem laiklikle, cumhuriyetle ilgili böyle soyut ve sonucu olmaz tartışmalara sürüklenmişti. Burada da benzer bir olumsuz rastlaşma yaşandı.''

Tüm bu yaşananlarının Türkiye'ye olumsuz olarak fatura edildiğini anlatan Günay, şöyle dedi:

''Bunca olay yaşanmışken, bunlardan ders alınması gerekirken, ders almayan bazı anlayışların hala siyasetin, hukukun gündeminde yer alıyor olmasını bir şanssızlık sayıyorum. Bir başka noktayı da yine çok önemsiyorum. AK Parti'nin kapatılmasıyla ilgili iddianame çok ciddiye alınmaz bir iddianame. İddianamede, gazete haber ve kupürlerinden derlenmiş ve hiç birisi kovuşturmaya uğramamış bulunan birtakım siyasi açıklamalardan derlenmiş ve alt alta eklenmiş. Sanıyorum ki, yargı organları bu iddianameye gereken, hak ettiği işlemi yapacaktır. Olay yargıya intikal ettiği için fazlasını söylemeye gerek yok. Ama iddianame karşısında bizim her zaman söyleyeceğimiz sözler var.''

Bakan Günay, AK Parti'nin kapatılmasıyla ilgili iddianameye Cumhurbaşkanı'nın dahil edilmeye çalışıldığını, Anayasa'ya göre Cumhurbaşkanı'nın bu tür suçlarla suçlanmasının mümkün olmadığını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bunu anayasa hukukçularının hepsi biliyor. Ama dahil edilmeye çalışılmış. Ayrıca bu, Cumhurbaşkanı'nın yurt dışında ülkeyi temsil ettiği bir zamanda yapıldı. İddianamenin basına veriliş tarihi, fevkalade talihsiz bir zamanlamayı içeriyor. Ülkemizin dışında sayın Cumhurbaşkanı Türkiye'yi temsil ederken, Türkiye Cumhuriyeti'nin milletini ve devletini, varlığını, birliğini, bağımsızlığını, bütünlüğünü temsil ederken yabancı ajanslarla bir masada oturduğu sırada, kendi ülkesinde kendisi hakkında böyle saçma sapan bir dava açıldığı iddiası masanın üzerine getirilmiştir. Bu olay Türkiye Cumhuriyeti'nin uluslararası saygınlığına karşı inanılmaz dikkatsizce yapılmış bir davranış.

Yargıtay Başsavcılığı gibi önemli bir kamusal görevi taşıyan makamın bu nezaketi, dikkati, zarafeti koruması ülkeye karşı önemlidir. Cumhurbaşkanı'na karşı hangi duyguyu besliyor olursa olsun, Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı bu dikkati göstermesini beklemek hakkımızdır. Bu nezaketsizliği de fevkalade üzüntüyle karşılıyoruz. Bunu kabul etmek mümkün değildir. Üstelik Cumhurbaşkanı'nın birkaç gün sonra ülkeye dönüşü beklenebilecekken, böyle bir zamanlamanın seçilmiş olması hangi anlayış ve kapasitenin böyle bir iddianameyi kamuoyuna duyurmayı çok açık biçimde bize göstermektedir.''

Günay, gazetecilerin ''Sürecin sonunda AK Parti kapatılırsa ne olur?'' şeklindeki sorusunu ise "Ben hukukçuyum. Böyle bir ihtimal görmüyorum. Ama kararı yargı verecek" diye yanıtladı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious