Bakan Gül, servis sözüne açıklık getirdi

  • Giriş : 25.02.2006 / 00:00:00

Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, basınla ilgili olarak tepki gören sözleri konusunda açıklama yaptı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Gül, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın daveti üzerine karikatür kriziyle gelişmeri değerlendirmek üzere Katar'ın başkenti Doha'da düzenlenecek toplantıya katılacaını söyledi. Gül, bu akşam yapılacak toplantıda krizle ilgili gelişmeler ve alınacak tedbirlerin ele alınacağını söyledi.

Katar'da yarın yapılacak Medeniyetler İttifakı toplantısına BM Genel Sekreteri Kofi Annan, İslam Konferansı Örgütü Genel Sekreteri Ekmelleddin İhsanoğlu, Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa, İspanya'dan üst düzey bir yetkili ve Türkiye adına Devlet Bakanı Mehmet Aydın'ın katılacağını söyledi. Gül, toplantıda Dünya'nın karşılaştığı sorunlar, bunlara yönelik ne gibi tedbirler alınacağının ele alınacağını kaydetti. Gül, toplantıda alınacak tedbirlerin önemli olduğuna işaret etti. BM Genel Sekreteri Annan'ın bir süre önce Türkiye ve İspanya Başbakanlarını Medeniyetler İttifakı konusunda görevlendirdiğini hatırlattı.

Gül, Irak'la ilgili gelişmelerin kaygıyla izlediklerini belirterek, gelişmeleri bölgeyi ve dünyayı tehdit ettiğini vurguladı. Türkiye'nin Irak Özel Temsilcisi Ahmet Oğuz Çelikkol'un Cumhurbaşakın Talabani, Başbakan Caferi, sünni ve şiilerin liderleri ile görüşme yaptığını söyledi. Gül, Türkiye olarak Irak'ın toprak bütünlüğünün nasıl korunaması konusunda uyarılarda bulunduklarını kaydetti.

Gül, bir basın mensubunun ''Türk basınının yabancı istihbarat örgütleri ve diplomatların manipülasyonuna açık olduğu yönündeki sözleriniz tepki çekti. Bu sözlere açıklık getirecek minisiz?'' şeklindeki sorusunu şöyle cevapladı: ''Ben herhangi bir basın mensubunun herhangi bir maddi çıkar karşılığı veya para karşılığı herhangi bir şey yaptığını düşünmedim de, bunu söylemedim de. Belki bu bağlamda 'servis' sözünün yanlış anlamalara müsait olduğunu görüyorum. O bakımdan onu orada aşırı bir söz olarak görüyorum.''

Kendisinin, "bir gazeteci ya da basın mensubu, şu nakdi yardım karşılığı şunu yapmıştır" demediğini söyleyen Gül, Hamas liderinin ziyareti sırasında basının Türk diplomatların değil, yabancı diplomatların bilgileriyle hareket etmesi üzerine bu tür bir ifade kullandığını belirtti.

Basının eleştirilerinden rahatsız olmadığını kaydeden Gül, "ama herkesin kendisine de bakması gerekir. Basın ve ifade özgürlüğünün devam etmesi için elimizden geleni yapacağız ama basının da yazılı olmayan etik prensipler etrafında birleşmesi gerekiyor" dedi ve Türk basınının oto- kontrol mekanizması geliştirmesi gerektiğini söyledi.

Gül, bu sözlerine örnek olarak kuş gribinin görüldüğü Fransa'da basının durumu ele alış biçimini gösterdi.

Türk toplumunun yönlendirmeye açık olduğunu ifade eden Bakan Gül, "bazen Türkiye'nin çıkarları ve geleceği düşünülmeden, birkaç bin fazla satma uğruna nelerin yazıldığına hepimiz şahidiz" dedi.

Bakan Gül, Türkiye'de basın özgürlüğü için en çok çaba sarfeden kişiler arasında olduğunu söyledi ve kimsenin kendisini 'basın düşmanı' ilan etmeye hakkı olmadığını belirtti.

Bakan Gül, KKTC'ye izolasyonların kaldırılmasına yönelik mali yardım ile doğrudan ticaret tüzüğünün birbirinden ayrılması ve KKTC'ye 139 milyon euroluk yardımın onaylanmasını da değerlendirdi.

Gül bu noktada, KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'a katıldıklarını ve bu değişikliğin 'kabul edilemez' olduğunu söyledi.

Türkiye'nin başından beri mali ve doğrudan yardım tüzüklerinin ayrılmasına karşı çıktığını kaydeden Gül, "Türkiye'nin beklediği özlü adım, mali yardımla birlikte doğrudan ticaret olacaktır" diye konuştu.

Alınan kararın AB Konseyi'nin 26 nisan 2004'te aldığı kararla çeliştiğini belirten Gül, son kararı verecek olan tarafın KKTC olduğunu belirterek, "bizim kanaatimize göre bu doğru değil" dedi.

Gül, AB'nin bu 'yanlış' yoldan dönmesini umut ettiklerini belirtti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious