Bakan Gül; 'Barış için görüşmeler şarttır'

  • Giriş : 16.02.2006 / 00:00:00

Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Hamas'ın Ankara'ya gerçekleştirdiği ziyaret ile ilgili olarak yaptığı açıklamada, her iki tarafın ve dünya kamuoyunun da Türkiye'den beklentisinin bu olduğunu belirtti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül ve Çek Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Cyril Svaboda gerçekleştirdikleri görüşme sonrası ortak bir basın açıklaması yaptı.

Abdullah Gül, görüşmede iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin, ticari, siyasi ve ekonomik ilişkilerin gözden geçirildiğini ve fikir alışverişinde bulunulduğunu söyledi. İki ülkenin de NATO üyesi olduğunu hatırlatan Abdullah Gül, Çek Cumhuriyeti'nin Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğine verdiği destek için teşekkür etti.

Çok faydalı görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirten Abdullah Gül, Çek Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Vaclav Klaus'u bu yıl Nisan ayında Türkiye'ye beklediklerini ve yine bu yıl içerisinde Başbakan Erdoğan'ın Çek Cumhuriyeti'ni ziyaret edeceğini dile getirdi.

Çek Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Cyril Svoboda da, Türkiye ve Çek Cumhuriyeti'nin bölgedeki iki demokrasi olduğunu ve Avrupa Birliği'nin genişleme sürecini desteklemek için iyi sebepler bulunduğunu söyledi. Svoboda, AB'nin genişleme sürecini ve Türkiye ile üyelik müzakerelerini desteklediklerini ve müzakerelerin ifade edildiği gibi madde madde gerçekleştirileceğini vurguladı. Svoboda, Çek Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Vaclav Klaus'un Nisan ayı içerisindeki ziyaretini doğrulayarak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı bu yıl içerisinde ülkelerine beklediklerini dile getirdi.

Hamas heyetinin Ankara ziyaretinin sürpriz olup olmadığı ve Türkiye'yi diplomatik açıdan sıkıntıya sokma ihtimalinin sorulması üzerine Abdullah Gül, Filistin'de yasalara uygun bir şekilde 'düzgün ve demokratik' seçimlerin yapıldığını ve Türkiye'nin de seçimlere gözlemci gönderdiğini belirtti. İsrail'in kontrol ettiği Doğu Kudüs'te de seçimlerin gerçekleştirildiğini ifade eden Gül, Filistin Parlamentosu'nun çoğunluğunun bu şekilde gerçekleştiğini ve Filistin halkının kararını saygıyla karşılamak gerektiğini ifade etti.

Abdullah Gül sözlerini şöyle sürdürdü, "Şimdi bu günler önemli günlerdir. Madem ki Filistin halkının temsilcileri Filistin Parlamentosu'nda çoğunluk bu şekilde gerçekleşmiştir. O zaman doğru mesajların verilmesi, işlerin doğru istikamette gitmesi için bazılarının bir şeyler yapması gerekiyor. İşler ters istikamete gidince, işler çıkmaz sokağa girince bundan Filistin halkı da zarar görür İsrail halkı da zarar görür. Bütün dünya da bundan büyük bir zarar görür ve memnuniyet duymaz. O bakımdan doğru işlerin ve doğru mesajların verilmesi çok önemlidir. Biz inanıyoruz ki barış süreci devam etmesi gerekir. Barış sürecinin devamında Filistin bağımsız devleti kendi toprakları üzerinde kurulmalı ve İsrail'le yan yana barış içerisinde iki bağımsız devletin yaşayabilmesi mümkün olmalıdır."

Abdullah Gül, Hamas'ın demokratik bir şekilde seçildiği için demokratik şekilde hareket etmesi gerektiğini ve şiddetin masa başında yapılacağı için şiddetin şüphesiz ki olmaması gerektiğini söyledi. Gül, doğru mesajların gitmesi gerektiğini ve realitenin göz önüne alınması gerektiğini ifade etti. Gül, her iki tarafın ve dünya kamuoyunun da Türkiye'den beklentisinin bu olduğunu belirterek, "Bu prensipler çerçevesinde barışı desteklemek, barış önce akan kanların durması, akan gözyaşlarının durması ve hak ettikleri huzur ortamına ulaşabilmeleri için muhakkak ki bu şarttır." Gül, İsrail ve Filistin bağımsız devletlerinin yan yana yaşaması gerektiğini dile getirdi. Gül, "Bu kritik günlerde üstümüze düşeni yapmaya çalışıyoruz biz. Bizden bu tip ricalar oldu dolayısıyla biz de değerlendirdik. Bu katkıların önemli olduğunu her şeyin başında düşündük."

Türkiye'deki ifade özgürlüğü ve Hz. Muhammed'e hakaret içeren karikatürler ile ilgili bir soru üzerine Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Türkiye'nin, basın özgürlüğüne karşı olmadığını belirterek, Türkiye'nin basın hürriyetini daima savunduğunu ve buna kesinlikle karşı olmadığını söyledi. Abdullah Gül, "Yardımcı oluruz. Destekleriz. Fakat basın hürriyeti demek hakaret etmek, kişilerin kutsallarına saldırmak ve rencide etmek anlamına gelemez." dedi.

Gül, şiddet içeren tepkilerin Müslümanları haklı iken haksız duruma düşürdüğünü söyledi.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesinin insanların dinine, inançlarına kutsallarına hakaret etmeyi yasakladığını hatırlatan Gül, yayınlanan karikatürleri kastederek, "Ne yazık ki, bu gazetelerin bastıklarını çok da yanlış bulduk. Çok da üzüldük. Ancak, tepkiler de şiddet olmaması lazım. Şiddetle haklı iken haksız duruma düşülüyor." dedi.

Çek Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Cyril Svaboda, Türkiye'nin AB'ne hazır olup olmadığına ilişkin bir soru üzerine Avrupa Birliği'ne katılım sürecinin çok komplike ve zor geçtiğini ve aynı süreci Çek Cumhuriyeti'nin de geçirdiğini söyledi. Svoboda, AB'nin tüm şartlarının yerine getirilmesi konusundaki baskının giderek artacağını ancak bu konuda Türkiye'nin korku ve endişe duyduğunu düşünmediğini dile getirdi.

"Ziyaret karşı tarafın isteği üzerine gerçekleşti ve taraflarla müzakere edildi"

Üst düzey dışişleri bakanlığı yetkilileri Hamas'ın Türkiye'yi ziyaret etmesi konusunda teklifin karşı taraftan geldiğini ve ilgili taraflarla görüşüldükten sonra ziyaret teklifinin kabul edildiğini belirttiler. İsminin açıklanmasını istemeyen bir yetkili, Abdullah Gül'ün İsrail Dışişleri Bakanı ile dün gece konuyu görüştüğünü ayrıca Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile de müzakere edildiğini kaydetti.

Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, ziyarette doğru mesajların verilmesinin önemli olduğunu ve önemli olanın iş çıkmaz sokağa girilmeden doğru işlerin yapılması olduğunu kaydetti. Yetkili, Hamas'ın İran'ın ve Suriye'nin kucağına itilebileceğini ve bunun için de doğru işlerin yapılması ve doğru mesajların gitmesi gerektiğini belirtti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious