Bakan Gül'den sert mesajlar

  • Giriş : 15.11.2006 / 00:00:00

Bakan Gül: “Ambargo uygulayanlara Türkiye'nin kapılarını açmasını beklemek sadece insafsızlık değil öngörüsüzlük de olur” dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, adanın bir kesimine ambargo uygulanırken, ambargoyu uygulayanlara Türkiye'nin kapılarını açmasını beklemenin sadece insafsızlık değil, çok büyük bir öngörüsüzlük olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat da, Kıbrıslı Türklerin Kıbrıs sorununun çözümü için ellerinden gelen her şeyi yaptıklarını, ancak Kıbrıslı Türkler bunu yapıyor diye kimsenin zafiyet olduğunu zannetmemesi gerektiğini kaydederek, "Kıbrıslı Türkler herhangi bir şekilde haklarını teslim edecekleri bir çözümü düşünmüyor, kabul etmiyor ve tartışmıyorlar bile" dedi

15 Kasım törenlerinin ardından Cumhurbaşkanlığı'nda TC Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül ve Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın gerçekleştirdikleri toplantı yaklaşık bir buçuk saat sürdü. Toplantının ilk yarım saatlik bölümüne Başbakan Ferdi Sabit Soyer de katılırken, daha sonra toplantıdan ayrılarak Londra seyahati için saat Ercan Devlet Havaalanı'na gitti. Toplantıya, TC Lefkoşa Büyükelçisi Aydan Karahan, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı da katıldı.

Toplantının tamamlanmasının ardından TC Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül ile Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat Cumhurbaşkanlığı bahçesinde Türk ve Rum basınının sorularını yanıtladılar.

--Gül: "Bazıları iyi niyetli bazıları kötü"--

Dışişleri Bakanı Gül, KKTC'nin kuruluş yıldönümü törenlerine katılmak, hükümetini ve milletini temsil etmek için bugün KKTC'ye geldiğini belirtti. "Özellikle bu merasimler için bugün buraya geldim. Çünkü Kıbrıs ile ilgili önemli gelişmelerin olduğu bir dönemdeyiz" diyen Abdullah Gül, "Bazı önerilerin gündeme getirildiğini görüyoruz" dedi. Gül, "Bazılarının iyi niyetli bazılarının kötü niyetli çalıştıklarını görüyoruz. Böyle kritik gelişmelerin olduğu bir dönemde özellikle KKTC'de hükümetimizi temsil ettim. Cumhurbaşkanı ile gayet tafsilatlı ve geniş bir görüşme yaptık" şeklinde konuştu.

İki ayrı toplum, ırk, din, dil ve demokrasinin; adanın gerçeği olduğunu vurgulayan Abdullah Gül, çözümün ancak bunlar dikkate alınarak bulunabileceğini söyledi.Çözümle ilgili KKTC'nin vatandaşlarının üstüne düşeni yaparak, bütün dünyanın üzerinde uzlaştığı Annan Planı'na "evet" dediğini kaydeden Gül, "Ne yazık ki karşı taraf bunu reddettiği için büyük bir imkan kaybedilmiştir" dedi. BM öncülüğünde yapılacak her türlü çalışmaya gerek KKTC gerekse TC'nin destek vermeye devam edeceğini ifade eden Abdullah Gül, Kıbrıs sorununun Türkiye'nin AB süreciyle ilgisi olmadığına dikkat çekti.

--Türkiye'ye şantaj--

"Kıbrıs meselesini bu şekilde çözmek için Türkiye'ye şantaj yollarıyla Türkiye'den bazı haklar ve sözler alma davranışları geçersizdir. Şimdiye kadar da geçerli olmadı" diyen Gül, KKTC'ye verilen izolasyonların kaldırılması sözünün yerine getirildiği süre içerisinde Türkiye'nin de üzerine düşen açılımları yapacağını vurguladı. Adanın bir kesimine ambargo uygulanırken, ambargoyu uygulayanlara Türkiye'nin kapılarını açmasını beklemenin sadece insafsızlık değil, çok büyük bir öngörüsüzlük olduğunu söyleyen Gül, herkesin gerçekçi düşünmesi gerektiğini kaydetti. Gül, "Çözüm için uzlaşma gerekir. Uzlaşma da, problemin tarafı olanların adım atmasıyla gerçekleşir. Bir tarafın taviz vermesini beklemek probleme çözüm bulmak değildir" dedi. Yapıcı olmaya ve çözüm için uğraşmaya devam edeceklerine de işaret eden Abdullah Gül, "Ümit ediyorum ki herkes bunun farkında olur ve üzerine düşeni yapar. Neticede adadaki bu problem kalkar. Türkiye olarak biz inanıyoruz ki, bu problem çözülsün Türkiye, Yunanistan ve adanın tamamı büyük bir işbirliği başlatsın. Bu, AB içinde ayrı bir sütun oluşturur" şeklinde konuştu.

Abdullah Gül, bir soru üzerinde de, Fin önerilerinin kağıda dökülmemiş olduğuna dikkat çekti ve Kıbrıs sorununun çözümünün ancak BM çatısı altında olabileceğini söyledi.

Bazı konuların bütünlüklü çözümün parçası olduğunu da ifade eden Gül, Türkiye'nin; AB'ye yönelik olarak yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve AB'nin verdiği sözleri tutmasını da beklediğini kaydetti. "Bazılarının iyi niyetli bazılarının kötü niyetli çalıştıklarını görüyoruz" cümlesi hatırlatılarak, kötü niyetli çalışanların kim olduğu şeklindeki soru üzerine de Gül, "Herkes kendi dersini alır." dedi.

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat da, "Gül, Kıbrıs Türk halkının beklediklerini söyledi. Benim ilave edecek fazla bir şeyim yok" dedi. Kıbrıslı Türklerin Kıbrıs sorununun çözümünü istediğini vurgulayan Talat, Kıbrıslı Türklerin bunu ispat ederek, halk iradesini sandıklarda gösterdiğini ve samimiyetini ortaya koyduğunu kaydetti.

"Bizi sorgulayabilecek herhangi bir ülke veya uluslararası kuruluş olmaması gerekir" diyen Cumhurbaşkanı Talat, "Kıbrıslı Türkler bu çizgiyi sürdürüyorlar. Bunu da ispat ederek ondan sonraki süreçlerde Kıbrıslı Türkler, bu politikayı savunmaya devam ettiler ve bu politikayı savunanları kendilerini temsil etmek üzere temsil makamlarına getirdiler" şeklinde konuştu.

--"Zaafiyet var sanılmasın"--

Talat, "Kıbrıslı Türkler, Kıbrıs sorununun çözümü için ellerinden gelen her şeyi yaptılar, ama Kıbrıslı Türkler bunu yapıyor diye zafiyet var zannedilmemeli. Kıbrıslı Türkler siyasi eşitliğe dayalı iki kesimli, iki bölgeli, iki tarafın siyasi eşitliğine dayalı BM çerçevesinde bulunacak bir çözümü destekliyorlar. Ancak herhangi bir şekilde Kıbrıslı Türklerin haklarını teslim edecekleri bir çözümü düşünmüyor, kabul etmiyor ve tartışmıyorlar bile. TC, bugünkü etkinliğimizde bayram kutlamalarında da ve buraya yönelik katılımında da bizimle birlikte olduğunu, bizi desteklemeye devam ettiğini açıkça ortaya koymuştur. Zaman zaman ortaya atılan kuşkular 'acaba Türkiye AB sürecinin yüzü suyu hürmetine Kıbrıslı Türkleri bu noktada terk eder mi' gibi kuşkuların tamamen geçersiz olduğu hem açıkça ifade edildi hem de bugün ortaya konan dayanışma ile bir kere daha ortaya serildi. " şeklinde konuştu.

"Biz rahatız. Bir sıkıntımız yok" diyen Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, ülkede demokrasinin, devlet mekanizmasının yerli yerinde çalıştığını söyledi. Yapılması gereken çok şey olduğuna da işaret eden Talat, "Ancak kimseye muhtaç olmadan kendi yönetimimizi kendimiz sağlıyoruz. Geleceğe de umutla bakıyoruz" şeklinde konuştu.

--Abdullah gül KKTC'den ayrıldı-

Bakan Gül, saat 16.00'da özel uçakla KKTC'den ayrıldı. KKTC'nin 23. kuruluş yıl dönümü kutlamalarına katılmak üzere bu sabah adaya gelen Türkiye Dışişleri Bakanı ve Başbakanı Yardımcısı Abdullah Gül'ü Ercan Havaalanı'ndan, Başbakan Vekili ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, TC Lefkoşa Büyükelçisi Aydan Karahan, Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Raşit Pertev ve elçilik yetkilileri uğurladı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious