Bakan Şener, ahlaki yapısını ortaya koydu

  • Giriş : 26.05.2006 / 00:00:00

Okan Üniversitesi rektörü Prof.Dr.Sadık Kırbaş ile ilgili anılarını paylaşan Bakan Şener, ahlaki yapısı ile ilgili ipuçları verdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullatif Şener, Akfırat'ta bulunan Formula 1 pistinin karşısında kurulacak olan Okan Üniversitesi'nin kampusuna ilk harcı attı. Törendeki konuşmasında üniversitenin rektörü Prof.Dr.Sadık Kırbaş ile ilgili anılarını paylaşan Bakan Şener, ahlaki yapısı ile ilgili ipuçları verdi. Bakan Şener, hayatının en üzüntü verici olaylarından biri olarak nitelediği kararı törendekilerle paşlaştı.
Bakan Şener, eski hocası Prof.Dr.Sadık Kırbaş'ın rektörlüğünü yaptığı Okan Üniversitesi'nin Akfırat'ta yapımına başlanan yeni kampusunun temel atma törenine katıldı. Burada öğrencilere uzun uzun öğütlerde bulunan Şener, iyi bir üniversitenin nasıl olması gerektiğine işaret etti.

Kendisi de bir akademisyen olan Bakan Şener, doktorasını yaptıktan sonra Gazi Üniversitesi Bolu İktisadî ve İdarî Bilimler Fakültesi'ne tezini verdiğini belirtti. Doktora komisyonunun başında Sadık Kırbaş'ın bulunduğunu belirten Şener, "Benimle çok ilgilendi. Bana, 'Seni Hacettepe Üniversitesi'ne alalım' teklifinde bulundu. Bu teklife çok sevindim. Hemen kabul ettim." diye anlattı.

Şener, doktora ünvanını aldıktan sonra Hacettepe Üniversitesi Maliye bölümüne girmek için tüm hazırlıklarını yaptığını, gerekli işlemleri tamamlayıp evraklarını rektörlüğe verdiğini dile getirdi. Bir süre düşündükten sonra hocasının kapısını çaldığını anlatan Bakan Şener, "Yanına girdim. Kendisine 'Hocam size teşekkür ederim ama benimle ilgili bilmediğiniz durumlar sözkonusu. Ben dini bütün bir insanım' şeklinde açıklama yaptım" ifadelerini kullandı.

Sonrasında Abdullatif Şener, hocası ile arasında geçen diyaloğu şöyle anlattı: "Hocam bana, 'Ya takıldiğın şeye bak. Dediğin doğru. Ben bunu bilmiyordum. Şimdi söyledin, öğreniyorum. Ama takılman gereken konu bu değil. Önemli olan bilim insanı olmaktır. Bilimin gereklerini yerine getirmektir. Bilimin gereklilikleri içerisinde hareket etmek, öğrenmek ve öğretmektir. Söylediğin şey bir engel teşkil etmez.' dedi. Ama ben buna rağmen, gerçekten çok büyük rahatsızlık hissetmiştim. 'Hayır hocam, dilekçemi veriyorum ve bütün işlemleri iptal ediyorum.'dedim. 'Peki Hacettepe'de çalışmaktan vaz mı geçtin?' diye sordu. 'Hayır vazgeçmedim. Daha sonraki bir safhada benim bu özelliklerimi bilerek eğer alırsanız gelirim.' dedim. Rektörlüğe giderek dilekçemi aldım, bütün işlemleri iptal ettim. Hayatımın en üzücü safhalarından, bana en fazla üzüntü veren safhalarından biriydi. Çok arzu ettiğim, şevkle, iştiyakle başlamak istediğim bir üniversiteye girmiyor, 'gelmiyorum' diyordum. Aradan herhalde 5-6 ay bir süre geçti. Zaman zaman hocamı ziyaret ediyordum. Bir gün telefonla aradım. Bana dediki, 'Ya Latif sen bizim oraya gelmek istiyor musun?' Ben de, 'Bu safhadan sonra beni tanıyan, bilen birisi olarak kabul ederseniz, geliyorum' dedim. Üniversite ilan verdi, başvuruda bulundum. Yapılan değerlendirmeler sonrası Hacettepe Üniversitesi Maliye bölümünde öğretim görevlisi olarak başladım. Sayın hocam beni bölüm başkan yardımcısı yaptı. Fakülte yönetim kuruluna girdim. Doçentliği de hocamın yanındayken aldım."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious