Bakan Tüzmen Anadol'a sert çıktı

  • Giriş : 30.10.2006 / 00:00:00

Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen, CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol'un İskenderun'dan alınan 520 ton LPG yerine Irak'a su götürülmesine ilişkin yolsuzluk iddialarını cevaplandırdı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol'un, LPG kaçakçılığı yapan firmalara akaryakıt ihraç izni verdiğine yönelik iddialarına, "Anadol, ne yazık ki ciddiyetten uzak iddialarını sürdürmektedir. Sayın Anadol adeta bit pazarında bile satılmayan çürük malları pazarlamaktadır" karşılığını verdi.

Tüzmen yaptığı yazılı açıklamada, Anadol'un kendisine getirilen dosyaları "Sanki yeni bir şeymiş gibi" kamuoyuna sunduğunu iddia etti. Tüzmen, Anadol'un daha önce bir gazeteye de sızdırılan ve süreç içindeki toplantılardan ilkine ait olan "Gizli" ibareli yazışmayla gönderilen bir tutanağa dayanarak iddialarını sıraladığını kaydetti.

Anadol'u konuyla ilgili gerçekleştirilen daha sonraki toplantı ve yazışmalardan habersiz olmakla suçlayan Tüzmen, sözü edilen işlemlerin tamamının ilgili bakanlık ve kuruluşlar arasında yapılan yazışmalar sonucunda sağlanan mutabakat çerçevesinde ve mevzuata uygun olarak gerçekleştirildiğini savundu.

Herhangi bir kuruluşun yazılı görüşü alınmaksızın herhangi bir işlem yapılmadığını belirten Tüzmen, iddialara konu olan Toplantı Tutanağı'nın nihai kararın verildiği toplantının değil, süreç içinde gerçekleştirilen toplantılardan birinin tutanağıdır. Dolayısıyla, bu ön toplantı esas alınarak bulunulan iddialar gerçekdışıdır" dedi.

Tüzmen, Kemal Anadol'un Gümrükler Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Bülent Özkan’ın muhalefet şerhinin gözardı edildiği ve diğer kurumların görüşünün alınmaksızın işlemlerin gerçekleştirildiğini iddia ettiğini belirtti.

Tüzmen açıklamasında söz konusu Daire Başkanı’nın ilk toplantıda alınan karara ilişkin görüşünün “Anılan konunun yukarıda sözü edilen Bakanlar Kurulu Kararı’nda ismi geçen Kurum ve Kuruluşların değerlendirmeleri de alındıktan sonra düzenleme konusu yapılması gerekliliği düşünüldüğünden ve bu husustaki karar alma sürecinin ilgili Kurumlar arasında resmi yazışma ile yürütülmesinin uygun olacağı değerlendirildiğinden imzadan imtina edilmiştir” olduğunu kaydetti.

Şerh konulduğu iddia edilen toplantıdan 10 gün önce yani 7 Haziran 2006 tarihinde ilgili tüm kurumlarla resmi yazışmalar yapıldığını söyleyen Tüzmen, bu yazışmalarda görüşlerin sorulduğunu ifade etti. Tüzmen, sevkıyatların sürdürülmesine ilişkin kararın da ilgili kuruluşların tamamının yazılı görüşlerinin alınmasından sonra alındığını belirtti.

Tüzmen, "Daire Başkanı’nın mütalaası birebir ve sözkonusu toplantıdan önce zaten yapılan yazışma ile yerine getirilmiştir. Kurumların görüşü alınmaksızın sevkıyatların sürdürülmesine ilişkin hiçbir karar alınmamıştır. Sayın Anadol bu konuda, daha önce bir gazetemize de yapıldığı gibi, yanıltılmıştır" dedi.

GÖREVDEN ALMADIM KENDİ AYRILDI

Tüzmen, Gümrük Müsteşar Vekili Cihat Ancın’ın görevden alınmadığını ve kendi isteği ile ayrıldığını iddia etti. Tüzmen, "Bu konunun iddialar ile hiçbir ilişkisi yoktur. Cihat Ancın halen Gümrük Müsteşarlığı Müşaviri olarak görev yapmaktadır. Kendine sorulursa bu konuda bir açıklamada da bulunabilir" dedi.

Tüzmen, söz konusu şirketin Irak’a LPG sevkıyatlarına ilişkin sözleşmelerinin sevkıyat sürelerini, Irak Devlet Petrol Pazarlama Şirketi tarafından 30 Haziran 2006 tarihine kadar uzatıldığının Dış Ticaret Müsteşarlığı’na bildirildiğini belirtti. Tüzmen, Gümrük Müsteşarlığı’nın ise 23 Mayıs 2006 tarihli yazısında, daha önce kaçakçılığa karıştıkları iddiasıyla haklarında soruşturma raporu düzenlenerek adli makamlara işlem yapılan firmalara sevkıyat izni verilmesinin yeniden değerlendirilmesinin uygun görüldüğünü anlattı.

Firmaların, sevkıyat sürelerinin bitimine çok kısa süre (14 gün) kala DTM’nden olumsuz da olsa yanıt verilmesini talep ettiklerine işaret eden Tüzmen, bu nedenle de ilgili Kuruluş temsilcilerinin katılımıyla, 16 Haziran 2006 tarihinde bir toplantı gerçekleştirildiğini söyledi. 16 Haziran 2006 tarihinde imzalanan tutanakla da, sevkıyatların durdurulmasının hukuki ve uygulanabilir olmadığının saptandığını kaydeden Tüzmen, bu nedenle mevcut mevzuat çerçevesinde sevkıyatlara izin verildiğini söyledi.

Tüzmen, "Ancak izinler hakkında idari işlemlerin durdurulması yönünde" bir karar çıkması durumunda ise sevkıyatların durdurulmasının uygun görüldüğünü belirtti. Tüzmen firmalara sevkıyat izinin ise 1 Temmuz 2006 tarihinde verildiğine işaret ett.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious