Bakandan Binbir Gece eleştirisi

  • Giriş : 23.01.2007 / 00:00:00

Recep Akdağ, sigortası olan her vatandaşın lösemi tedavisini parasız yaptırabildiğini belirtti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Dizide sanki bu olay çok yaygınmış gibi gösteriliyor. Bu hem annelere, hem sağlık sistemine, hem de patronlara büyük haksızlıktır" dedi.
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Bakanlığı dönemindeki icraatlarını bir grup gazeteciye anlattı. Aile hekimliği kavramının Türkiye için bir kazanç olduğunu söyleyen Akdağ, bu sayede hastaların daha rahat ve hızlı şekilde kontrol edilebildiklerini kaydetti.

Akdağ, Türkiye'de 100 bin doktor varsa, bir 100 bin doktora daha ihtiyaç bulunduğuna işaret ederek, "hekim fazlası var" söylemlerinin yanlış olduğunu bildirdi. "5-10 sene önce insanlar yılda 2-3 defa doktora giderlerdi. Bu sayı günümüzde 5'e yükseldi. Şimdi hekim sorunu ucu ucuna çözülüyor diyelim, ama 10 sene sonra ne olacak? Eğer hekim sayısı artırılmazsa 10 sene sonra muayene olacak hekim bulamayacaksınız" dedi. "Çok sayıda işsiz gencimiz var. Biz bunları alsak doktor olarak yetiştirsek, hemşire olarak eğitsek, yabancı dil öğretsek kötü mü olur" diyen Akdağ, Suudi Arabistan'ın da Türkiye'den doktor talebi bulunduğunu ifade etti. Akdağ, konuyla ilgili sorunun YÖK tarafından çözülmesi gerektiğine değindi.

"TOKİ'YE EV YAPTIRMAK LAZIM"

Akdağ, Türkiye'de uzman ve pratisyen hekim dağılımının bir dengeye oturtulduğunu, sorunun sadece İstanbul'da çözülemediğini kaydetti. Sağlık çalışanlarının artık işsizlik gibi bir problemlerinin bulunmadığını belirten Akdağ, "Sadece eş durumundan dolayı sorun yaşadığımız kişiler var. Herkes bize gelip 'eşim Ankara'da-İzmir'de ya da Muğla'da' diye bize gelip tayin yaptırmak istiyor, ama bu imkansız. Sözleşme imzalarken o sözleşmenin kurallarına uymak gerekir. Ayrıca hiç kimse gelip 'Eşim Ağrı'da-Giresun'da tayinimi oraya yapın' demiyor nedense" dedi. Akdağ, bazı ilçelerde sağlık personelinin kalacağı ev bile bulunamadığını belirtirken, güvenliği olmayan, kalacak yeri bulunmayan yerlere kimsenin gitmek istemeyeceğini, bu nedenle özellikle gidilmek istenmeyen bölgeleri cazip hale getirmek gerektiğini kaydetti. Akdağ, Buralara sadece lojman yapmanın yeterli olmayacağını TOKİ'ye kişinin standartlarını karşılayabilecek ev yaptırarak sorunun çözülebileceğini bildirdi.
150 kişinin müracat ettiği polikliniklerin artık bulunmadığını söyleyen Akdağ, bir hekimin karşısına günde en fazla 20 hastanın çıkması gerektiğini dile getirdi.

Akdağ, geri ödeme kurumlarından parasını en geç Sağlık Bakanlığı'nın aldığını belirterek, "Bizim 4 yeni hastanemiz var. Ankara'da Atatürk Eğitim ve Araştırma ile Keçiören, İstanbul'da ise Ümraniye ve Bağcılar. Tıp fakülteleri bünyelerine 400 öğrenci daha alsa, bu hastaneleri talep eden üniversitelere devrederim. Protokol yaparız, öğrenciler bizim hastanelerimize gelip hastalarımızı da görürler" diye konuştu.

"VEREMLİ HASTALARIN DOĞRUDAN GÖZETİN ORANLARINI YÜZDE 90'A ÇIKARACAĞIZ"

Veremli hastaların doğrudan gözetim oranını yüzde 90 ulaştırmayı hedeflediklerini dile getiren Akdağ, bu oranın 6 bin veremli hasta bulunan İstanbul'da yüzde 90 çıkarıldığını kaydetti. Akdağ, anne ölümlerini yüzbinde 20'ye bebek ölümlerini ise 1000 de 20'nin altına indirmeye çalıştıklarını anlatarak, bunu başarmak için kız çocuklarının eğitilmesi, yolların düzeltilmesi ve doğumların ev ya da sağlık ocaklarında değil, tamamının hastanelerde gerçekleşmesi gerektiğine değindi. Akdağ, özellikle doğu bölgelerinde kış mevsiminde doğum yapacak annelerin, kışa girmeden şehirlerde konuk edildiklerine ve doğum zamanında hastanede bulundurulduklarına dikkat çekerek, bu uygulamanın da anne ve bebek ölüm oranlarını düşürdüğünü bildirdi.

Hipotroid rahatsızlığının zeka geriliğine neden olduğunu ifade eden Akdağ, bu nedenle Hipotroid taraması başlattıklarını kaydetti.

"BİNBİR GECE MASALI"

Akdağ, "Binbir Gece" dizisinde lösemi hastası çocuğunun hayatını kurtarmak için, patronunun ahlaksız teklifini kabul eden kadın portresinin hem annelere, hem sağlık sistemine, hem de patronlara büyük haksızlık olduğunu bildirdi. Sigortası olan her vatandaşın lösemi tedavisini parasız yaptırabildiğini söyleyen Akdağ, lösemi tedavisinde ilik naklinin çok nadir görülen bir durum olduğunu bildirdi. "Dizide, böyle bir şey çok yaygınmış gibi gösteriyorlar. Oysa böyle bir şey yok. Bu kadının statüsünü yanlış göstermek bakımından da önemli" dedi.

Cepten harcamalarn yüzde 34'ten yüzde 20'ye indiğini söyleyen Akdağ, Avrupa'da bu harcamaların arttığını belirtti. Akdağ, göstergenin Türkiye'nin sosyal bir devlet olduğunu kanıtı olduğunu ifade etti.
Türkiye'de sağlık altyapısında eksik olduğunu kaydeden Akdağ, bunun tamamlanması gerektiğini, özellikle sigortaya bakış açısını moderne doğru çevirmek gerektiğini dile getirdi.

KAMU HASTANELERİNE DE RUHSAT VERİLMESİ GÜNDEME GELECEK

Akdağ, hastanelerin temizlik işlerinin özel şirketlere devredilmesini eleştirenlere ise, "Laboratuar temizliğini devlet görevlisi yapsa daha mı iyi yapacak? Bugün özel hasta nelerin temizlik işleri gayet iyi. Bakın biz özel hastanelere ruhsat veriyoruz. Üniversite hastanelerinin ya da kamu hastanelerinin ruhsatı var mı? Yok. Biz şimdi bunu getirmeye çalışıyoruz" dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious