Bana kitabını okur musun?

  • Giriş : 12.11.2006 / 00:00:00

Kitap sevdalısı körler, yazarlara sesleniyor: “Bir kitabı da bizim için okuyun.”

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Kitap sevdalısı körler, yazarlara sesleniyor: “Bir kitabı da bizim için okuyun.” Ders kitaplarını okutmak için bile zorluk çeken görme engelliler, teknolojinin gelişmesiyle istedikleri kitabı mp3 olarak dinleyebiliyorlar artık.

Yanına yaklaşanları sesinden tanıyan 41 yaşındaki görme engelli Mehmet Şenses, “Görmüyoruz; ama ses tonu bana kişinin zayıf mı kilolu mu, kısa mı uzun mu olduğunu anlatır. Herkesi kendi sesinden tanımış oluruz.” diyor.

Beyazıt Devlet Kütüphanesi, ülkemizdeki en eski kütüphanelerden biri. 1992 yılında görme engellilerin kitap okuma ihtiyacını karşılamak için bir bölüm oluşturulmuş. Türkiye’de toplam 14 kütüphanede bu bölüm var. Ancak kitap okumalar gönüllülük esasına bağlı ve gönüllü sayısı çok az. Bu sebeple okuyuşlarda diksiyon ve tonlamalara çok dikkat edilmiyor. Mehmet Şenses, “Hukuk fakültesinde öğrenciyken ceza kanunu kitabı için ‘Okunsun da nasıl olursa olsun.’ derdim. Başka derslerin de kitaplarını okuyacak zaman olmazdı. Arkadaşlara notları okuturduk. Ama kâfi gelmezdi.” diyor. Tiyatrocu ve sanatçıların okuduğu kitapları dinlerken daha çok haz aldığını söyleyen Şenses, kitapları yazarların kendi sesinden dinlemek istediğini söylüyor. Ses tonu ve diksiyonun çok önemli olduğuna dikkat çeken Şenses, “Bazen sözcükleri anlamadığımız oluyor. Onun için tiyatrocuların ve sanatçıların bize kitap okuması çok güzel. Yumuşak ses tonuyla okunan kitapları daha çok beğeniyoruz.” derken gönüllülerin okumaları yerine kadrolu spiker ya da oyuncu olması teklifini de getiriyor.

Sesiniz geleceğe hatıra kalsın!

Beyazıt Devlet Kütüphanesi’nde sesli kitap oluşturmak amacıyla 6 adet modern stüdyo var. Seslendirme yapanlar arasında spiker, avukat, öğretmen, üniversite öğrencileri, tiyatrocu ve devlet sanatçıları da var. Düzenli olarak okuma yapanların sayısı ise 15. Haftada iki gün görme engelliler için kitap okuyan spor spikeri Orhan Şengürbüz, “Kimseye kar dağından kar bağışlamıyoruz. Çok büyük bir iş yapmıyorum.” diyerek mütevazı davransa da şimdiye kadar 9 kitap okumuş.

Şengürbüz, “Görmeyenlerin gözü olmak güzel bir duygu. Zaten kitap okumayı seviyorum. Yapabileceğim bir iş. Böbürlenecek bir durum yok.” diyor. Genelde Milli Eğitim Bakanlığı’nın tavsiye ettiği kitapları okuyan spiker, kütüphanelerin hafta içi mesai saati dışında ve hafta sonları da açık olmasının gönüllü kitap okuyucularının sayısını artıracağı görüşünde. Devlet sanatçısı Celal Altınbaş da fırsat buldukça görme engelliler için kitap okuyanlardan biri. Yaşadıklarını “Çok güzel bir duygu. Maddi karşılığı olmadığı için beni manevi olarak da tatmin ediyor.” diyor. Görme engellilerin çok hassas olduğunu vurgulayan Altınbaş, her sanatçının bir kitap okumasını istiyor ve ekliyor: “Herkesin başına gelebilir. Bu zul değil.” Kitap okuma kayıtlarının arşiv niteliği taşıyacağının da altını çizen Altınbaş, “İşler geçicidir; ama sesiniz hatıra kalsın.” diyor.

2 BİNE YAKIN KİTAP OKUNDU!

Görme özürlüler, istedikleri kitapları Beyazıt Devlet Kütüphanesi’ne götürüp bedelsiz olarak seslendirilmesini talep edebiliyor. Özellikle İngilizce yayınlar ve ders kitapları okutuluyor. Oluşturulan sesli kitap CD’leri 2-3 YTL’lik posta ücreti karşılığında görme engellilere ulaştırılıyor. Okunan kitaplar bakanlığın web sayfasından dinlenebiliyor. Brail baskı ünitesi kurulduğu için kabartma kitaplar da isteyenlere postalanıyor. Ancak arkalı önlü kabartma yapılan kâğıt çok pahalı. Kâğıt masrafları ise özürlüye ait. Bu konuda sponsorların yardımları bekleniyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious