'Barajımız taşabilir, tedbir alın'

  • Giriş : 10.02.2006 / 00:00:00

Türkiye'de pek örneği görülmeyen yağmursuz sel felaketini yaşanan Mersin'in Silifke ilçesi, kar yağışının ardından havaların ısınması ile yine sel felaketi endişesini yaşıyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Devlet Su İşleri (DSİ) 4. Bölge Müdürlüğü'nün Gezende Barajı yetkililerine feyezan dönemine girildiği su taşkınlarına sebebiyet verilmemesi için, baraj yetkililerinin sürekli olarak DSİ Genel Müdürlüğü ile irtibat halinde olması isteniyor.

Bunun üzerine Gezende Barajı İşletme Müdürü Hacı Hasırcı imzası ile Silifke Kaymakamlığına su baskınları ile ilgili uyarı yazısı gönderildi. Gönderilen yazıda, DSİ 4. Bölge Müdürlüğü tarafından kendilerine yapılan uyarıda barajın feyezan dönemine girdiğinin belirtildiğine dikkat çekiliyor.

Yazıda şu uyarılarda bulunuluyor,"Ermenek Çayı üzerinde bulunan Gezende Barajı sulama ve taşkın önleyici özellikte olmayıp, enerji üretmek için kurulmuştur. Baraj gölünde yıllık akımların yaklaşık yüzde 50'si Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs aylarında gömlektedir. Bu aylarda taşkın olaylarına sebebiyet verilmemesi için feyezan dönemi sonu olan Mayıs ayı sonuna kadar baraj gölüne fazla miktarda su gelirse kontrollü olarak Göksu Nehri yatağına bırakılacaktır.

Kesin olmamakla birlikte DSİ 4. Bölge Müdürlüğü'nün raporuna göre Mart-Nisan ve Mayıs aylarında su bırakılabileceği öngörülmektedir. Bu durum bölgemizde feyezan dönemi bitimine kadar geçerli olup, tüm vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği için gerekli tedbirlerin alınması gerekmektedir."

Gezende Barajı ile 6 Mart 2004'de meydana gelen sel felaketi nedeni ile halen mahkemelik olan Silifke Belediye Başkanı Bayram Ali Öngel, aşırı yağışlar ve kar sularının erimesi nedeniyle kapakları açılan Gezende Barajı yetkililerini uyararak, suyun taşkına sebep vermeyecek şekilde kontrollü olarak bırakılmasını istedi.

Bir süredir ilçe halkını huzursuz eden "Yine sel geliyor" söylentileri çıktığını dile getiren Öngel, vatandaşlardan panik yapmamalarını istedi. Gezende HES İşletme Müdürlüğü yetkililerini uyaran Öngel, aşırı yağışlar ve kar sularının erimesinin ardından meydana gelebilecek fazla suyu Göksu Irmağı'na taşkına sebep olmayacak şekilde kontrollü bırakmalarını söyledi.

Öngel şöyle devam etti."6 Mart 2004 yılında yaşadığımız yapay felaketi yaşatanlar üzerlerinden sorumluluğu atabilmek amacıyla daha şimdiden bazı kurum ve kuruluşları uyararak feyezan döneminde fazla suyu bırakacaklarını, bunun için de halkın can ve mal güvenliğini almalarını öneriyor. Göksu Irmağı kenarında yaşayan halkımız Gezende Barajı'nın kapaklarının açılması ile her an bir su taşkınıyla karşı karşıyadır. Onun için de mal ve can güvenlikleri yoktur." Böyle bir açıklama yapılacağına, ırmak kenarında yaşayan halkın can ve mal emniyeti bakımından zarar görmeyeceği şekilde bir program yapılmasının daha doğru olacağını ifade eden Öngel,"Devletin bir kurumu olan Gezende HES İşletme Müdürlüğü ve onun bağlı olduğu üst kurum yetkilileri, 'Feyezan döneminde bizim çalışma programımız budur, fazla su gelirse baraj kapaklarını açarız. Kendimize zarar vermeyiz; ama vatandaş da kendi canını ve malını kurtarsın' anlayışıyla hareket edemez. Eğer yetkililer baraj kapaklarını açarak taşkına neden olabilecek bir suyu Göksu Irmağı yatağına bırakıyorlarsa, can ve mal emniyeti için tedbir almayı vatandaşımızdan isteme yerine bizzat bu tedbiri almaya kendileri de ortak olmalıdırlar. Tedbire ortak olmuyorlarsa taşkından doğacak zararın sorumluluğunu da yüklenmeye mecburdur. Kaldı ki, baraj kapaklarını açan devletin bir işletmesi, tedbir alınması istenilen ülkenin vatandaşıdır. Böyle bir anlayışla hareket etmek sosyal bir hukuk devleti anlayışıyla ifade edilemez. Bölgemizde yaşanacak yeni bir sel felaketinden doğabilecek can ve mal kaybından yine Gezende Barajı sorumludur" diye konuştu.

2004 yılında meydana gelen sel sonrasında Silifke Belediyesi Gezende Barajı yetkilileri hakkında dava açmıştı. 13 Mayıs 2005 tarihinde açılan davanın Mersin İdare Mahkemesince görülmeye devam ettiğini belirten Silifke Belediyesi Avukatı Gülay Buyurgan, kararın 3-4 aya kadar çıkmasını beklediklerini söylüyor.

Gezende Barajı yetkilileri ise mahkemeye gönderdikleri savunmalarında, baraj kapaklarının açılmasının sel baskınına neden olmadığını, tam tersine barajın yıkılma tehlikesini önleyerek daha büyük bir facianın yaşanmasına engel olduğunu görüşünü savunuyor.

Yetkililer savunmalarında, Gezende Barajı'nın taşkın önleyici değil, enerji üretimine yönelik bir baraj olduğunu vurgulayarak, baraj hacminin düşük olması nedeni ile depolama yapılamadığı belirtiliyor.

DSİ yetkilileri Silifke'de 2004'de meydana gelen taşkını son 500 yılın sel felaketi olarak tanımlamıştı. Kar sularının erimesiyle Göksu Nehri taşarak 85 bin kişinin yaşadığı ilçe ile 40 bin dönümlük tarım alanı sular altında kalmıştı. Silifke'nin zararı ise en az 100 trilyon lira olarak hesaplanmıştı. Ayrıca Göksu Nehri, 4 günlük baskınlar esnasında yaklaşık 100 kilometre karelik verimli bir alanı da denize taşıyarak yok etmişti.

Yine 2001 yılında meydana gelen selde ise Silifke'nin üçte biri sular altında kalmış. Silifke'de Venedik sahneleri yaşanmıştı.


YAPILMAYAN BARAJLAR FELAKETE NEDEN OLUYOR


Silifke ve Mut'ta büyük zarara yol açan sel felaketinin engellenmesi için gerekli adımlar yıllar önce atılmış. Ancak yapımı planlanan barajlar bir türlü bitirilemiyor. Bunlardan Ermenek Çayı üzerine kurulacak Ermenek Barajı, 4 buçuk milyar metreküplük su tutabilme hacmi ile Türkiye"nin 4. büyük barajı olacak. Temeli 2002 yılında atılan barajın 470 trilyona mal olması öngörülüyor. Ermenek Barajı"nın faaliyete geçmesi durumunda Göksu"nun iki kolundan biri olan Ermenek"ten geçecek su kontrol edilebilecek. Mut Barajı Projesi 1.7 milyar metreküplük su tutma kapasitesine sahip olacak. Ancak yatırılan trilyonlarca liralık ödeneğe rağmen Mut Barajı"nın temeli dahi atılmadı.

1985 yılında yapım programına alınan Kayraktepe"nin proje bedeli, 347.5 trilyon olarak hesaplanıyor. Barajda çalışacak yetkililer için yapılan 160 kişilik lojman ve şantiye binasını başka kurumlar kullanıyor. Bu 3 barajın yapılması halinde Silifke"de her yıl yaşanan sel felaketleri son bulacak. Bölgedeki 4 barajın su tutma kapasitesi 8 milyar metreküpün üzerinde olacak.

Silifke ve Mut"ta 100 trilyonun üzerinde zarara yol açan sel felaketinin tekrar etmemesi için bu üç barajın bir an önce bitirilmesi gerekiyor. Meteoroloji mühendisi istihdam etmeyen barajların, kapaklarını erken açması için Ankara"da Milli Tevzi Müdürlüğü"nün emir vermesi gerekiyor. Türkiye'deki 500"ün üzerinde küçük ve büyük ölçekli barajı kontrol eden müdürlüğün hareket sahası bürokratik engellerle dolu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious