Barış fırsatını kaçırmayalım

  • Giriş : 23.10.2006 / 00:00:00

İslam âlemi Ramazan Bayramı'nı idrak etmenin mutluluğunu yaşıyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, "Bayramlar insanî ve dinî güzelliklerin birlikte yaşandığı, birlik, beraberlik, sevgi ve saygının güzel örneklerinin sergilendiği, toplumun bütün kesimlerinin birbiriyle kaynaştığı paylaşma ve dayanışma günleridir." dedi. İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı da, "Bayramlar birlikte sevinmek, birlikte sevinci paylaşmaktır. Dostlarımız, akrabalarımız ve komşularımızla birlikte yaşamamız gerekir." diye konuştu.

Bu arada Ramazan ayına aynı günde başlayamayan İslam dünyası, bayramı birlikte kutluyor. Bu yıl Suudi Arabistan başta olmak üzere birçok İslam ülkesi Ramazan orucuna Türkiye'den bir gün önce başlamıştı. Türkiye'den bir gün önce oruca başlayan ülkelerin bugün bayram yapması beklenirken hilal gözükmediği için bayram ilan edilmedi. Oruca bir gün sonra başlanılan Türkiye'de 29 gün oruç tutulurken diğer İslam ülkelerinde 30 gün oruç tutulmuş oldu. Müslümanların ortak bir duyguyu farklı zamanlarda yaşamasının ise bayramın temel manasını zedelediği belirtiliyor.

İlahiyatçılar, yılda iki kez Müslümanları bir araya getiren dinî bayramların, birlik ve beraberliğin sağlanması ve sosyal dayanışma için birer fırsat olarak değerlendirilmesi çağrısını yapıyor. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu bayram mesajında, bayramların her yıl gelip geçen sıradan tatil günleri olmadığını söyledi. Bayramların iç dünyadan başlayarak sevgi ve huzuru dalga dalga topluma yaymak için farklı zaman dilimleri olduğuna dikkat çeken Bardakoğlu, "Bayramlar, insanların birbirini kardeş olarak bilerek daha çok gözetmenin ve hoş görmenin, öksüzleri sevindirmenin, yoksulları barındırmanın, yakınlardan başlayarak dargınları barıştırmanın, insan olma üst kimliğinin öne çıktığı kutlu zaman dilimleridir." dedi. Bayramlarda dargınlıkların sona erip yakınların, komşuların, dostların sevgiyle kucaklanması gerektiğini belirten Bardakoğlu, "Bayramda kırgınlığa, dargınlığa, küskünlüğe son verelim, özellikle varlık sebebimiz olan anne ve babalarımızı, aile büyüklerini unutmayalım ve onların hayır dualarını alalım. Evinde ve yatağında ziyaretçi bekleyen insanlarımızı hatırlayalım; öksüz ve yetimleri, muhtaç ve kimsesizleri sevindirelim. Bizimle bayram sevincine katılmayan kimseleri, hapishane ve hastane köşelerinde, düşkünler yurdunda bulunan vatandaşlarımızı ziyaret edip gönüllerini alalım." çağrısını yaptı. Bardakoğlu, huzur içinde bayram yapmaya hasret kalan, gözyaşı, şiddet, savaş ve yoksulluğun gölgesinde bayramı geçiren Müslümanların da unutulmamasını, onlar için de dua edilmesini istedi.

Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Eğitimi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Zeki Aydın ise, çalışma şartları ve zayıflayan akrabalık ilişkileri nedeniyle son yıllarda bayramların kaynaşma vesilesi olması yerine tatil için fırsat bilinen günler olarak algılandığına vurgu yaptı. Aydın, "Gelin bu bayramda tatil planlarımızı bir yana bırakarak bayramın gerçek fonksiyonunu canlandırmak için çaba sarf edilim." dedi.

Tüm Müslümanların bayramı aynı gün kutlaması mutluluk verici

Bu arada, son iki yıldır İslam dünyasının Ramazan Bayramı'nı aynı günde kutlaması kaynaşma çağrılarını pekiştirdi. Bu yıl Suudi Arabistan başta olmak üzere birçok İslam ülkesi Ramazan orucuna Türkiye'den bir gün önce başlamıştı. Türkiye'den bir gün önce oruca başlayan ülkelerin pazar günü bayram yapması beklenirken hilal gözükmediği için bayram ilan edilmedi. Oruca bir gün sonra başlanılan Türkiye'de 29 gün oruç tutulurken diğer İslam ülkelerinde 30 gün oruç tutulmuş oldu. İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, bayramların bütün Müslümanlar için ortak sevinç ve ortak mutluluk günleri olduğunu söyleyerek, "Müslümanların ortak sevinçlerini aynı anda yaşamaları son derece güzel bir olaydır." dedi. Farklı günlerde Ramazan'a girip farklı günlerde bayram yapmanın bayramın temel manasını gölgelediğini belirten Çağrıcı, "Temel mana hep birlikte oruca başlamak hep birlikte bayram yapmaktır. Bu sebeple İslam dünyası bu birliktelik ruhunu mutlaka yakalamalıdır. Birlikte sevinme, birlikte mutlu olma ruhunu kazanmalıdır." diyen Çağrıcı, "Ben Suudi Arabistan'da olsam ve onlar bir gün önceden bayramlarını yapsalar onlara tabi olurum. Oradaki topluluğun sevincine ortak olmak için aynı günde bayram yaparım." dedi.

İslam ülkelerinin büyük çoğunluğu Ramazan'ın başlangıcını ve bitimini hilalin görülmesine göre ayarlıyor. Buna göre şaban ayının yirmi dokuzuncu günü hilal görülürse ertesi gün Ramazan ilan ediliyor, hilal görülmezse Şaban ayı otuza tamamlanarak Ramazan'a başlanılıyor. Aynı şekilde Ramazan'ın yirmi dokuzuncu günü hilal görülürse bayram yapılıyor, şayet hilâl görülmezse Ramazan'ın sayısı otuza tamamlanarak bayram yapılıyor. Türkiye'de uygulanan sistemde ise takvim baz alınıyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious